Uzmanlar Uyardı: SGK'daki Devlet Katkısının Kaldırılması Finansman Risklerini Artırıyor!

SGK primlerine Hazine tarafından yapılan ve tahsil edilen belirli primlerin yüzde 25’ine karşılık gelen otomatik devlet katkısı 1 Ağustos itibarıyla kaldırıldı. Prof. Dr. Şenol Babuşçu, kararın SGK’nın finansman açığını ve mali sürdürülebilirlik riskini artıracağını savunurken, sosyal güvenlik uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik değişikliğin yalnızca muhasebe tekniği olmadığını, formüle bağlı yasal bir yükümlülüğün iktidarın takdirine bağlı “açık finansmanı” sistemine dönüştürüldüğünü belirtti.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) finansman yapısında önemli bir değişiklik 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81’inci maddesinde yapılan değişiklikle, devletin SGK’nın tahsil ettiği malullük, yaşlılık, ölüm ve genel sağlık sigortası primlerinin dörtte biri oranında kuruma yaptığı katkıya ilişkin hüküm kaldırıldı.

Düzenleme, 24 Temmuz’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen torba kanunla hayata geçirildi.Değişikliğin ardından ekonomi ve sosyal güvenlik alanından iki dikkat çekici uyarı geldi.BABUŞÇU: SGK’DA FİNANSMAN RİSKİ BÜYÜYORProf.

Dr. Şenol Babuşçu, Hazine katkısının kaldırılmasının SGK açısından önemli bir gelir kaleminin ortadan kalkması anlamına geldiğini savundu.Babuşçu, düzenlemenin kurumun finansman açığını büyüterek nakit dengesi ve mali sürdürülebilirliği üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini belirtti:“Ağustos 2026 itibarıyla SGK primlerine sağlanan Hazine katkısının kaldırılması, kurumun önemli bir gelir kalemini ortadan kaldırdı.

Bu kararın, SGK’nın finansman açığını artırarak nakit dengesini ve mali sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemesi bekleniyor.”ÇELİK: MESELE SADECE PARA DEĞİL, YASAL GÜVENCEProf.

Dr.

Aziz Çelik ise değişiklik yürürlüğe girmeden önce Birgün'de yaptığı değerlendirmede, hükümetin düzenlemeyi teknik ve muhasebesel bir sadeleştirme olarak sunduğunu hatırlattı.Çelik’e göre devlet katkısı ile “açık finansmanı” adı altında yapılan bütçe transferlerinin tek kalemde toplanması nedeniyle Hazine’den SGK’ya aktarılan toplam nakit tutarın mutlaka azalacağı sonucu çıkarılamaz.

Ancak kaldırılan düzenlemenin, prim gelirlerinin dörtte biri kadar otomatik ve yasayla güvence altına alınmış bir devlet yükümlülüğü olduğunu vurguladı.Çelik, yeni sistemde aynı desteğin “ihtiyaç kadar” ve takdire bağlı biçimde aktarılabileceğini savunarak değişikliği şöyle tanımladı:“Kuralın niteliği, ‘güvenceli bir yükümlülük’ten ‘ihtiyaç kadar takdiri transfer’e dönüşüyor.”Bu nedenle düzenlemenin yalnızca bir muhasebe değişikliği değil, hukuki ve kurumsal bir dönüşüm olduğunu ileri sürdü.SGK’NIN “AÇIĞI” DAHA YÜKSEK GÖRÜNEBİLİRÇelik’in üzerinde durduğu bir diğer nokta, değişikliğin SGK’nın mali tablolarına nasıl yansıyacağı.Eski sistemde devlet katkısı SGK’nın düzenli gelirleri arasında gösteriliyordu.

Yeni modelde aynı nitelikteki kamu kaynağının “açık finansmanı” olarak kaydedilmesi halinde, SGK’nın bilançosundaki açık rakamının teknik olarak büyüyeceğini savunan Çelik, 2025 yılında 889 milyar liralık devlet katkısının SGK’nın mali görünümünde belirleyici olduğunu belirtti.Çelik’e göre SGK geçmiş alacaklarını tahsil eder veya başka gelirler elde ederse, yeni sistemde Hazine’den yapılacak transfer o ölçüde azaltılabilecek.

Bu da otomatik bir finansman taahhüdünün koşullu bir bütçe transferine dönüşmesi anlamına geliyor.SGK NASIL FİNANSE EDİLİYOR?Çelik’in analizine göre SGK’nın temel düzenli gelirleri primler, bugüne kadar uygulanan devlet katkısı ve diğer gelirlerden oluşuyordu.

Emekli aylıkları ve sağlık harcamaları ise kurumun temel gider kalemleri arasında yer alıyor.Gelirlerle giderler arasında fark oluştuğunda ise Hazine “açık finansmanı” yoluyla SGK’ya kaynak aktarıyor. Çelik, SGK’nın özel bir sigorta şirketi veya hane bütçesi gibi değerlendirilmemesi gerektiğini; gelir ve harcamalarının esas olarak kamu finansmanının bir parçası olduğunu vurguluyor.KAMU KATKISININ PAYI YILLAR İÇİNDE GERİLEDİÇelik’in aktardığı verilere göre, SGK’nın toplam gelirleri içinde devlet kaynaklı katkının payı uzun vadede ciddi biçimde geriledi.2002’de toplam kurum gelirlerinin yaklaşık yüzde 40’ı açık finansmanı adı altında devlet tarafından karşılanırken bu oran 2004’te yüzde 46’ya çıktı. 2008 sonrasında otomatik devlet katkısı sistemine geçildi ancak toplam kamu katkısının kurum gelirleri içindeki payı sonraki yıllarda düşerek 2025’te yaklaşık yüzde 15’e kadar geriledi.Aynı dönemde emekli dosya sayısının 5,9 milyondan 16,2 milyona çıktığını belirten Çelik, emekli sayısındaki büyük artışa karşın kamu katkısının SGK gelirlerindeki payının gerilemesinin sosyal güvenlik sistemindeki temel sorunlardan biri olduğunu savundu.EMEKLİ AYLIKLARI İÇİN DE UYARIÇelik, yeni düzenlemenin gelecekte emekli aylıkları ve sosyal güvenlik haklarına ilişkin tartışmalarda da etkili olabileceğini düşünüyor.SGK’nın mali tablolarındaki açığın daha yüksek görünmesinin ilerleyen dönemde emekli aylıklarında artış, intibak veya diğer sosyal güvenlik iyileştirmelerine karşı “kaynak yok” gerekçesinin daha fazla kullanılmasına zemin hazırlayabileceğini savundu.

İLGİLİ HABERLER