10 Ekim Katliamı davası 3 Aralık'a ertelendi

10 Ekim Gar Katliamı davasında firari sanıklara yönelik devam eden dosyanın duruşması bugün 4. kez değiştirilen mahkeme heyetiyle görüldü. Fail Ömer Deniz Dündar, mahkemeye getirilmedi, SEGBİS ile dinlendi. Duruşma 3 Aralık'a ertelendi

Artı Gerçek- Ankara’da 10 Ekim 2025 tarihinde KESK, DİSK, TTB, TMMOB çağırısıyla düzenlenmek istenen Emek, Barış, Demokrasi Mitingi’ne yönelik DAİŞ’in gerçekleştirdiği ve 104 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın firari sanıklar yönünden devam eden davanın duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya, katliamda yakınlarını yitiren ailelerin yanı sıra Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile çok sayıda siyasi parti, sendika ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.SANIK ÖMER DENİZ DÜNDAR MAHKEMEYE GETİRİLMEDİ, SEGBİS İLE İFADE VERDİFirari sanıklardan Ömer Deniz Dündar, avukatların duruşmaya fiziki olarak getirilmesi taleplerine rağmen tutulduğu Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.

Kimlik tespitinin ardından duruşma, bir önceki duruşmada geçici mahkeme heyetinin fail Dündar’a yönelik tepkileri üzerine aileleri duruşmadan çıkarmayla tehdit etmesi nedeniyle avukatların protestosuyla başladı.

Protesto sonrası Dündar'ın yarım kalan ifadesinin alınmasıyla duruşmaya devam edildi.

Mahkeme başkanının “Hatay'da yakalan araçta çıkan parmak izi” sorusuna Dündar, araçta yakalananları tanımadığı parmak izinin nasıl çıktığını bilmediğini öne sürdü.'RAHATSIZLIĞI NEDENİYLE GETİRİLMEDİ' SAVUNMASIArdından söz alan avukat Gülşen Kaya, Dündar'ın katliamdaki önemli faillerden birinin olduğunu belirterek, Dündar'ın fiziki olarak mahkemeye getirilmesini istediklerini söyledi.

Bunun üzerine mahkeme başkanı, Dündar'ın duruşmaya getirilmesi için cezaevine yazı yazıldığını ancak rahatsızlığı nedeniyle gelmek istemediği için duruşmaya getirilmediğini aktardı.

Duruşmayı takip eden ailelerin, salondaki ses sorunun çözülmesi talebi üzerine mahkeme başkanı, "Müdahale etmeyin, siz izleyicisiniz" diyerek ailelerin taleplerine tepki gösterdi.'BU DOSYADA DELİL SAKLANDI'Avukat İlke Işık, Türkiye'ye getirildiği belirtilen Savaş Yıldız'ın bombalı eylemlerin ilki olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana ve Mersin il binalarına yönelik saldırıların da faili olduğunu hatırlattı.

Katliamdaki kamu sorumluluğuna dikkati çeken İlke Işık, "Failler tespit edilmiş olmasına rağmen önlem alınmadı.

Ankara'da önlem almayan İçişleri Bakanlığı ve MİT, bu katliamdan sorumludur.

Bu dosyada aynı zamanda delil saklandı.

Davaya ilişkin delil ve evraklar, savcıların odalarında saklandığı ortaya çıktı.

Bu savcılar hakkında suç duyurusunda bulunmamıza rağmen hiçbir işlem yapılmadı.

Antep'te bomba malzemesi aldığı tespit edilen sanıklardan Yakup Şahin hakkında işlem yapılmadı.

Yakup Şahin yakalanmış olsaydı 103 kişi yaşamını kaybetmeyecekti" diye konuştu.'KATLİAMIN SİYASİ SORUMLULARI ORTAYA ÇIKARILMALI'Saldırının nasıl gerçekleştiğinin aydınlatılması gerektiğini vurgulayan İlke Işık, şöyle devam etti:"Bu katliamı sadece 'IŞİD'liler geldi yaptı ve gitti' diyerek açıklayamayız.

Kimler korudu, kimin imkan sağladığı ortaya çıkarılmalı.

Bu katliamın tüm sorumluları ile ilgili talepte bulunduk. Çünkü bu katliam sadece kamu görevlilerin de sorumluluğunda değil.

Bu katliam çok politik bir katliam.

Katliamın siyasi sorumluları da ortaya çıkarılmalı.

Bu bir hukuk ve adalet mücadelesi aynı zamanda bir hakikat mücadelesi.

Cesaret değil görevin yerine getirilmesini istiyoruz. 10 yıldır bunu söyledik.

Değişen 3 heyete söyledik, siz 4'üncü heyetsiniz size de söyledik.

Söylemeye devam edeceğiz."'İNSANLIĞA KARŞI SUÇ KAPSAMINDA YARGILANMALI’Avukatlardan Senem Doğanoğlu, söz alarak şu taleplerde bulundu:"Katliamdan hemen sonra Ankara Savcılığı'na verilen dilekçelerle taleplerimiz başladı.

Katliamın insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi yönündeki talebimiz devam ediyor. 10 Ekim Mitingi'nin neden hedef alındığı üzerinden tekrar dönüp insanlığa karşı suça bakmak lazım.

Faillerden Erman Ekici hakkında insanlığa karşı suç kapsamında iddianame hazırlanmış olsa da, 2024 yılında bu suçta beraat ettirilerek adeta aklanmaya çalışıldı.

Türkiye'ye getirilip getirilmediği, firari olup olmadığı bilinmeyen Savaş Yıldız'ın HDP binalarına yönelik saldırılar ile başlayan bir süreçten bahsediyoruz. Ömer Deniz Dündar da ne yazık ki bu kadar sorumluluğa karşı 'örgüt üyeliği' suçlamasıyla yargılanıyor.

Yunus Durmaz'ın ortaya çıkan notlardan saldırıların toplumun belli kesimlere yönelik olduğunu anlıyoruz.

Hem Ömer Deniz Dündar hem firariler yönünden insanlığa karşı suç kapsamında iddianame hazırlanılmasını talep ediyoruz."'ÖMER DENİZ DÜNDAR IŞİD'İN TÜRKİYE VİLAYETİ SORUMLUSU'Avukatlardan Eylem Sarıoğlu da, Dündar'ın davada yalnızca "örgüt üyeliği" suçundan yargılandığına işaret ederek, "Bomboş bir iddianame hazırlanılmış durumda. Ömer Deniz Dündar'ı sadece bu şekilde ele aldığımızda, Dündar'ın katliamdaki pozisyonunu anlamamız mümkün değil.

Bunları bahsi geçen Yakup Şahin'in notlarından da anlıyoruz. Ömer Deniz Dündar, 2014 yılında Suriye'ye gidip gelişi üzerine ifade vermesine rağmen hakkında hiç bir işlem yapılmadan serbest bırakılıyor.

Buradan Adıyaman'a geliş gidişi üzerinden IŞİD'in örgütlenmesini gerçekleştirdiği anlaşılıyor. İslam Çay Ocağı ve Ömer Deniz Dündar'ın daha sonra IŞİD'in gerçekleştirdiği eylemlerde zikredilen isimler ile ilişkisi de açıktır. Ömer Deniz Dündar beyanlarında, birçok katliamı gerçekleştiren isimlerin bulunduğu Yunus Durmaz'ın ekibinde idareci olduğunu söylüyor.

Bu nedenlerle Dündar'ın 10 Ekim katliamında sorumlu olmadığını düşünmek mümkün değil.

Katliamda kullanılan bomba malzemelerinin alınmasından bilgisi olan, maliyesine ilişkin bilgisi olan Dündar, yalnızca 'örgüt üyesi' iddiasıyla hazırlanan bir iddianame ile karşımızda. Ömer Deniz Dündar'ın Türkiye vilayeti sorumluluğu yürüttüğüne ilişkin dosyamızda beyanlar var.

Dosyamızda firari sanıkların nerede olduğuna dair bilgiler olmasına rağmen bu kişilerin getirtilmesini sağlayamadık.

Dündar'ın 11 yıl sonra getirilmiş olması aslında diğer firarilerin de getirilmesinin olanaklı olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.TÜRKİYE'YE İADE EDİLEN 184 İSİM ARASINDA KİMLER VAR?Firari faillerden Savaş Yıldız'ın da aralarında olduğu 184 kişilik IŞİD üyesinin Türkiye'ye getirildiğine dair haberlere rağmen, mahkeme tarafından kendilerine herhangi bir bilgi verilmediğini söyleyen Eylem Sarıoğlu, "Dosyamızdaki henüz yakalanmayan firari sanıkların bu 184 kişi arasında olup olmadığını öğrenmek istiyoruz.

Bu 184 kişi arasında firari sanıkların Türkiye'ye getirilip getirilmediğine dair ilgili bakanlıklara yazı yazılmasını ayrıca Savaş Yıldız'ın Adana ve Mersin dosyalarının celbini talep ediyoruz" dedi.

Avukat Erkan Ünüvar ise, Dündar'ın HTŞ kontrolünde tutuklu bulunduğu sırada MİT ile yaptığı görüşmelere dair bilgi ve belge ile MİT'e teslim ettiğini beyan ettiği flaş belleğin istenmesini talep etti. Ünüvar ayrıca, Seydi Aslan, Kadir Gözükara, Mehmet Aslan, Cebrail Kaya, Savaş Yıldız, Metin Çevik ve Cengiz Doğan hakkında ifade ve soruşturma tutanaklarının celbini talep etti.ARA MÜTALAA AÇIKLANDIDaha sonra ara mütalaasını açıklayan iddia makamı, eksik hususların tamamlanmasını, gelmeyen cevapların akıbetinin sorulması ve failin tutukluluğunun devamını istedi.

Ardından söz verilen fail Dündar, mütalaaya karşı söyleyeceğinin olmadığını ancak avukat beyanlarına karşı söz hakkı istedi.

Mahkeme, bir saatlik aranın ardından Dündar'ın dinlenilmesine karar vererek, duruşmaya ara verdi.10 Ekim Gar Katliamı davası 3 Aralık'a ertelendi.

İLGİLİ HABERLER