73 Yıldır Devam Eden 'Teknik Savaş': Barış Antlaşması Hala Yok!

ABD/İsrail-İran savaşı, İsrail'in Filistin'e yönelik soykırımı, Rusya-Ukrayna Savaşı gibi dünyanın birçok bölgesinde çatışmaların ve gerilimlerin sürdüğü dönemde Güney ile Kuzey Kore arasında 1953'te sonlanan Kore Savaşı, barış antlaşması imzalanmadığı için 'teknik olarak' 73 yıldır devam ediyor.

AA muhabiri, ateşkes anlaşması ile sona ermesine rağmen teknik anlamda hala süren Kore Savaşı ile ilgili süreci derledi.Kuzey Kore'nin 25 Haziran 1950'de Güney Kore'yi işgaliyle başlayıp 27 Temmuz 1953'te bir ateşkes anlaşmasıyla sona eren "Kore Savaşı", birçok girişime rağmen barış antlaşması imzalanamadığı için teknik olarak devam ediyor.Çin ve Sovyetler Birliği Kuzey Kore'ye, ABD önderliğindeki Birleşmiş Milletler (BM) de Güney Kore'ye savaş boyunca destek verirken Türk Tugayı da BM gücü olarak savaşta Güney Kore'nin yanında yer aldı.BM Güvenlik Konseyinin, Kuzey Kore işgalini sonlandırmak için BM güçlerini Kore'ye göndermeye onay vermesi üzerine Türkiye de BM tarafında savaşa katılma kararı aldı.Tuğgeneral Tahsin Yazıcı emrindeki 1.

Türk Tugayı, Eylül 1950'de Hatay'ın İskenderun Limanı'ndan yola çıktı ve 12 Ekim 1950'de Pusan Limanı'na ulaştı.ABD, 1 milyon 789 bin askerle Kore Savaşı'na en çok asker gönderen ülke olurken, İngiltere 56 bin askerle 2'nci, Kanada 26 bin 791 askerle 3'üncü sırayı aldı.Güney Kore Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre, savaşa 21 binden fazla askerle toplamda 4 tugayla katılan Türkiye, personel sayısı bakımından Kore Savaşı'na iştirak eden 16 ülke arasında 4'üncü sırada yer aldı.Savaşta, Güney Kore'de 40 bin 670'i BM askeri, 137 bin 899'u Kore askeri olmak üzere 178 bin 569, Kuzey Kore'de ise 508 bin 797 asker hayatını kaybetti.Kore Savaşı'nda 36 bin 940 askerini yitiren ABD, "en çok kayıp veren ülke" oldu.İngiltere, ABD'den sonra 1078 kayıpla en çok kayıp veren ikinci yabancı ülke olurken, Güney Kore Gazi Bakanlığının kayıtlarına göre, cephede hayatını kaybeden 700'ü aşkın askerin yanı sıra yaralanıp cepheden ayrıldıktan sonra vefat eden ve kaybolanlar da dahil edildiğinde Türkiye, Kore Savaşı'nda 900'den fazla şehit vererek savaşta en çok kayıp veren 3'üncü ülke oldu.Türk birlikleri, Çin kuvvetleri ile yaptığı 25-27 Ocak 1951'de Kumyangjang-ni Muharebesi'nde büyük başarı gösterdi.

Muharebede süngü hücumu yapıldı ve bu, tarihteki son süngü taarruzlarından biri olarak görülüyor.Kore'nin Busan kentindeki BM Kore Anıtsal Mezarlığı'nda savaşta şehit olan 462 Türk askeri yatıyor.Kore Savaşı'na katılan birliklerin arasında Türk birliği, savaşta öksüz ve yetim kalan Koreli çocuklar için okul inşa eden tek birlik oldu.O zaman açılan Ankara Okulu'nu ve Türk askerinin fedakarlıklarını unutmayan Güney Kore halkı, Türk halkını "kan kardeşi" olarak nitelendiriyor.- KORE SAVAŞI İÇİN BARIŞ ANTLAŞMASI GİRİŞİMLERİKore Savaşı sonrası Güney Kore ile Kuzey Kore, birleşme amacıyla birçok görüşme yapsa da son yıllarda özellikle Pyongyang'ın iki ülkeyi defalarca karşı karşıya getiren nükleer silah ve füze programları kapsamındaki denemeleri, 1953'ten bu yana süren savaşın sonlanmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak değerlendiriliyor.Kore Savaşı, 27 Temmuz 1953'te yapılan ateşkes anlaşması ile durdu lakin barış antlaşması imzalanmadığı için savaş teknik olarak devam ediyor.ABD/İsrail-İran Savaşı, Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail'in hem Gazze'de soykırıma devam etmesi hem de birçok ülkeye yaptığı saldırılar, Rusya-ABD'nin iki Kore arasındaki farklı askeri işbirlikleri, Kuzey ile Güney arasındaki gerginliğin sıcak çatışmalara dönüşme riskini de beraberinde taşıyor.Rusya'nın, Soğuk Savaş'ın bitiminden bu yana mesafe koyduğu Kuzey Kore ile yeniden yakınlaşması, Güney Kore'nin de Batı'ya yakınlaşması, Yarımada'daki gerginliği artırıcı adımlar olarak görülüyor.Kuzey Kore Lideri Kim Jong-un, Ukrayna Savaşı konusunda Rusya'ya "tam destek" açıklamaları da gerginliği artıran adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.Güney Kore'nin bu yıl göreve gelen Devlet Başkanı Lee Jae Myung, göreve başladığı günden bu yana Kuzey Kore ile ilişkileri normalleştirmeye yönelik mesajlar verirken Kuzey Kore ile ilgili politikasında diplomatik çözüm yanlısı ifadeler kullanıyor.Güney Kore Birleşme Bakanı Chung Dong-young'un yakın zamanda Kuzey Kore'ye yönelik "nükleerden arındırma" merkezli politikadan "önce barış" politikasına geçildiğini duyurması da Güney Kore'nin barış arayışlarına yönelik bir politika olarak değerlendiriliyor.Dünyanın birçok bölgesinde çatışmaların sürdüğü dönemde 1953'te ateşkesle sonlanan savaşın bir barış antlaşmasıyla sona erip ermeyeceği bilinmiyor.Kore Savaşı'nın ardından barış antlaşması arayışı devam ediyor.- "BÖLGEDE SICAK ÇATIŞMA RİSKİ HER ZAMAN MEVCUT"Türkiye'nin Seul Büyükelçisi Murat Tamer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki gerilimlerin tırmanması halinde sıcak bir çatışma yaşanmasının her zaman ihtimal dahilinde olduğunu söyledi.Kore Savaşı'nın bir barış anlaşmasıyla değil, 1953'te imzalanan ateşkes anlaşmasıyla sona erdiğini hatırlatan Tamer, şu değerlendirmede bulundu:"Bu nedenle Kore Yarımadası'ndaki mevcut güvenlik mimarisi halen 1953 Ateşkes Anlaşması üzerine inşa edilmiş durumdadır.

Taraflar arasındaki sınır hattı da bir barış anlaşmasıyla değil, Ateşkes Anlaşması'yla belirlenmiştir. İki ülkeyi ayıran Askerden Arındırılmış Bölge (DMZ), ismine rağmen çevresinde dünyanın en yoğun askeri yığınağının bulunduğu alanlardan biridir.

Bu nedenle bölgede sıcak çatışma riski her zaman mevcut."Kuzey ve Güney Kore'nin, dünyadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Tamer, Kuzey Kore'nin Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde Rusya ile ilişkilerini hemen her alanda önemli ölçüde geliştirdiğini ifade etti.Tamer, Güney Kore'deki mevcut yönetimin Kuzey Kore'ye yönelik gerilimi azaltmayı amaçlayan daha yapıcı mesajlar verdiğine de dikkat çekti.

İLGİLİ HABERLER