Acar, sosyal medya platformu üzerinden gerçekleştirdiği paylaşımda, Malatya Doğanşehir Belediye Başkanlığı'nı ziyaret eden Özel'in burada CHP'li belediyelerin yardımlarıyla ilgili yaptığı ifadeleri gündeme taşıdı. "Şaka gibi, utanmıyorlar da" şeklindeki sözüyle giriş yapan Acar, birçok ülkeden daha geniş bir alanda tarihi bir felakete karşı yaraları sarmak amacıyla özveriyle çalıştıklarını vurguladı. Bu kapsamda 455 bin konutun inşa edilmesi ve 11 şehrin neredeyse köyleriyle birlikte yeniden inşa edilmesini hatırlatarak, dünya genelinin bu olağanüstü çabayı hayranlıkla izlediğini belirtti. Acar, bazı kişilerin sadece birkaç sokak düzenlemesi ve çöp konteyneri yerleştirmesi ile övünmesinin son derece ciddiyetsiz bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.
Yıkımın Ardındaki Gerçekler
Bu zihniyetin temsilcisi olduğuna inandığı kişilerin, karşılarındaki insanları küçümseyerek, bölgedeki felaket alanlarını turist gibi gezmelerinin ve akıl ile mantığı zorlayan açıklamalar yapmalarının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Yaşanan bu felaketin arkasında yatan acıyı göz ardı etmenin ve insanların kaybettikleri sevdiklerine saygı duymamanın son derece rahatsız edici olduğunu vurguladı. Bu felaketin ardından, kaybedilen canlar ve onlardan geriye kalan acılı aileler için duyduğunu saygıdan ötürü seslerini çıkarmadıklarını, "Bugün siyaset konuşulmaz" diyerek kendilerini susturduklarını belirtti.
Açık Bir Siyasi Kriz
Acar, karşı karşıya oldukları muhalefet liderinin akıl sağlığını yitirmiş, gerçekle bağını koparmış bir konumda olduğunu söyledi. Felaketin ve yıkımın boyutlarını yerinde görmemiş olmalarının, şehirlerin yeniden inşası için sarf edilen emekleri anlamalarını engellediğini ifade etti. Acar, bu karamsar tabloyu göz ardı ederek, siyasi istismar ve yalanlarla hareket edenlerin hükmünü aziz milletin vicdanına teslim ettiklerini hatırlattı. Bu durumun, acele bir şekilde savrulan siyasetin bir yansıması olarak görüldüğünü ve toplum içinde herhangi bir değer bulmayacağını vurguladı.
Samimiyet ve Duyarlılık Üzerine
Acar, yapılan işlerin ve harcanan emeklerin hakkını teslim etmekten kaçınarak, sadece siyasi manevralar peşinde koşanların halkın inancını kaybedeceklerini dile getirdi. Bu tür bir yaklaşımın, toplumda samimiyetsizlik ve istismar olarak algılacağını belirtti. Özellikle felaket sonrası yaşanan acıların siyasi malzeme haline getirilmesinin, millete hiçbir katkı sağlamayacağına dikkat çekti. Acar, bu tutumun aslında çaresizliğin en belirgin hali olduğunu ve toplumda karşılık bulamayacağını ifade etti. Sonuç olarak, kendi siyasi hırsları uğruna duyarsız kalanların, halk tarafından asla kabul edilmeyeceğini vurguladı.