Başlatılan Alevi Tartışmalarının Arka Planında Gizli Amaçlar Var!

Aleviler üzerinden başlatılan tartışmanın 'tesadüf' olmadığını belirten Mehmet Bayrak, 'Önemli bir süreçteyiz. İlk defa bu kadar ciddi bir adım atılıyor. Oyuna gelinmemeli' dedi

Artı Gerçek- Kürt meselesinin çözümüne yönelik süreç kapsamında çerçeve yasa Meclis’ten geçti, Takip ve Değerlendirme Kurulu da kuruldu.

Kurul ilk toplantısında alt kurul ve komisyonların kurulmasını kararlaştırdı.

Uzun bir aranın ardından bu adımlar atılırken, Abdullah Öcalan’a ait olduğu iddia edilen kimi 'notlar' sosyal medya üzerinden dolaşıma sokuldu.

Alevilik ve Kürt tarihi üzerine araştırma ile çalışmaları olan tarihçi yazar Mehmet Bayrak, sürecin sürdüğü bu dönemde Aleviler üzerinden başlatılan bu tartışmanın 'tesadüf' olmadığını söyledi.'ALEVİ TOPLUMU, KÜRT HALKI İLE NE ZAMAN YAKINLAŞTIYSA BU YAKINLAŞMA BALTALANMAYA ÇALIŞILMIŞTIR'"Tarihsel olarak da ne zaman Alevi toplumu, Kürt halkı ile yakınlaştıysa, bu yakınlaşma sürekli baltalanmaya çalışılmıştır” diyen Bayrak, “Alevilerin Kürtlerle buluştuğu bir süreçte, Necdet Saraç diye biri İdris-i Bitlisi ile ilgili bir kitapla ortaya çıktı. 2013 yılında Diyarbakır’da uluslararası Alevi konferansı düzenlenmişti.

Bu kişinin İdris-i Bitlisi ile ilgili bir kitap çıkardığını bu konferansta tanık oldum.

Bu kitap nereden çıktı diye biraz sorgulayınca; gördüm bu kişi Anıl Çeçel adında bir akademisyenin önerisi üzerine kitabı çıkarıyor.

Ayrıntıya girmek istemiyorum fakat benim gözümde şaibeli bir kişilik ve bir ilişki olayı.

O dönemde bu kitap onun önerisi ve yönlendirmesiyle çıkarılıyor.

Böyle bir çalışma tam da Kürtlerle Alevilerin yakınlaştığı bir süreci baltalamak içindir.

Bunu yapan, televizyonlarda da boy gösteriyor.

Bu vatandaş İdris-i Bitlisi'yi ne kadar tanıyor? İdris-i Bitlisi'yi tanıdığına da inanmıyorum” dedi.Tarihçi yazar Mehmet Bayrak'ALEVİLERLE KÜRTLERİN YAKINLAŞMASINI ENGELLEMEYE DÖNÜK'Bu konunun günümüzde “istismar” edildiğini ifade eden Bayrak, “Kürt-Türk yakınlaşıyor. Özellikle Alevilerle Kürtlerin, yani Sünni Kürtlerin ya da işte başka inanca mensup Kürtlerin yakınlaşmasını engellemeye dönüktür. İşin tüm noktası zaten burada” dedi.

Kürt hareketinin İdris-i Bitlisi’ye eleştirel baktığını belirten Bayrak, Kürt kökenli olan Şah İsmail’in o dönem, kendisine yakınlaşmalarına rağmen Kürt beyliklerini tutuklamasının ya da yok etmesinin bir hayal kırıklığına neden olduğunu belirtti.

Bayrak, “Düş kırıklığı sonucu Kürt beylerinin konumunu değerlendiren İdris-i Bitlisi bu fırsatı böyle değerlendirmiş ve onları Osmanlı ile buluşturmuştur.

Yani bir öncelik olarak Osmanlı ile Kürtlerin yakınlaşması anlatılırken, buna olumlu bir vurgu yapılırken, işin bu boyutu ayrıca bilinmelidir” diye konuştu.'ALEVİLER ADINA ORTAYA ÇIKAN KİŞİLER BELLİ OYUNLARA GELİYOR'1926’da sürgündeki Kürt aydınlarının İsmet İnönü’ye gönderdiği bir memoranduma atıfta bulunan Bayrak, “Bu memorandum incelendiğinde görülecektir ki bugün çözüm için perspektif olarak kullanılan bütün değerlendirmeler o bildirgede var.

Bu memorandumun üzerinden 100 yıl geçmiş ve 100 yıl sonra iktidarlar, 1926'daki Kürt Aydınlanma Hareketi'nin çizgisine gelmiş durumda.

Aynı zamanda Öcalan'ın da özellikle 1993'te barış deklarasyonu, çok önemliydi. 33 yıl geçmiş üzerinden. Çok olumlu bir gelişmeydi.

Ama kıymeti bilinemedi. Şimdi de sözde; Aleviler adına ortaya çıkan kişilerin belli oyunlara geldiğini görüyorum.

Bu konuda son derece dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü önemli bir süreçteyiz, önemli bir dönüşüm noktası ve yüzyıllık Cumhuriyet döneminde ilk defa böyle bir ciddi adım atılıyor.

Bu ciddi adımı çok olumlu biçimde değerlendirmek gerekiyor” dedi.'SÜRECİN KIYMETİ BİLİNMELİ'Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kıymetinin bilinmesi gerektiğini vurgulayan Bayrak, “Bu gerçekten Türkiye'de kardeşleşmenin, kol kola yürümenin, eşit yaşamanın, herkesin birbirinin kimliğiyle birbirini kabul ettiği bir demokratik cumhuriyetin oluşumu konusunda çok önemli bir dönemeç oluşturabilir.

Bunun kadrini kıymetini bilmek gerekir.

Bu, Aleviler için de söz konusu, emekçiler için de söz konusu, tabii ki Kürtler, Türkler için de söz konusu” dedi.

İLGİLİ HABERLER