Dervişoğlu: Toplumda İnsanlar Suç İşlemekten Çok, Suçlamalardan Korkuyor!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 15 Temmuz'un 10. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada hem darbe girişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de yargı süreçleri ve hukuk devleti konusunda iktidarı eleştirdi. Dervişoğlu, "Güvensizlik ve şüphe siyaseti Türkiye'yi tekinsiz bir ülke haline getirdi" ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Dervişoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, "O gece devletimizin silahları milletimize çevrildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalandı.

Türk askerinin üniformasını taşıyan hainler; askerimize, polisimize ve vatandaşlarımıza kurşun sıktı. 253 şehit verdik.

Binlerce vatandaşımız yaralandı.

Vatanımızı, Cumhuriyetimizi ve millet iradesini savunurken şehit olan vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.

Siyasi görüşü ve parti tercihi ne olursa olsun, o gece devletine ve millet iradesine sahip çıkan bütün vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. 'GERÇEK MAĞDUR, DEVLETİNE KURŞUN SIKILAN TÜRK MİLLETİDİR' Dervişoğlu, FETÖ'nün bir gecede yargıya yerleşmediğini söyleyerek, "Bu ülkenin Genelkurmay Başkanı, terör örgütü yöneticisi olmakla suçlandı.

Bütün bunlar yaşanırken siyasi iktidar ne yaptı; 'Beraber yürüdük biz bu yollarda' şarkısını söyledi.

Kumpas davalarının savcılığını üstlendi.

Ordunun tasfiyesine 'sivilleşme', devletin bir cemaate teslim edilmesine 'demokratikleşme' dedi.

Bugün 'Terörsüz Türkiye' masalı anlatanlar, o gün Türkiye'nin terörle mücadele eden en köklü kurumlarına karşı yürütülen hain operasyonları alkışlıyorlardı. 15 Temmuz'un asıl faili FETÖ'dür.

Bunda hiçbir tereddüt yoktur.

Fakat 15 Temmuz'a giden yolun müteselsil siyasi sorumluluğu da AK Parti iktidarınındır. İktidar bugün kendisini yalnızca 15 Temmuz'un mağduru gibi göstermeye çalışmaktadır.

Oysa gerçek mağdur; devletine kurşun sıkılan, Meclis'i bombalanan ve evlatlarını kaybeden Türk milletidir" ifadelerini kullandı. 'GÜVENSİZ BİR ÜLKEDE GÜVENLİK OLMAZ' Güvenlik ile güvenin aynı şey olmadığını söyleyen Dervişoğlu, "Güvensiz bir ülkede güvenlik olmaz.

Bir vatandaş sabah kapısının neden çalınacağını bilmiyorsa, bir gazeteci hangi cümlesinin soruşturma konusu yapılacağını kestiremiyorsa, bir iş insanı mal varlığına hangi gerekçeyle tedbir konulacağından emin değilse, bir seçmen verdiği oyun bir savcılık yazısıyla yok sayılabileceğini düşünüyorsa, orada büyük bir güvenlik aygıtı olabilir, fakat güven yoktur.

Güvensizlik ve şüphe siyaseti, Türkiye’yi tekinsiz bir ülke haline getirmiştir. İnsanlar artık yalnızca suçtan değil, suçlanmaktan korkmaktadır; mahkum olmaktan önce gözaltına alınmaktan, hükümden önce itibarlarının yok edilmesinden endişe etmektedir.

Bir soruşturma başlıyor.

Henüz iddianame hazırlanmadan kişinin adı ve ilişkileri iktidar medyasına servis ediliyor.

Televizyonlarda hüküm veriliyor.

Sosyal medya orduları harekete geçiriliyor; kişi, ailesi ve ilişkileri daha en baştan linç ettiriliyor.

Mahkeme yıllar sonra karar verse de iktidar istediği siyasi sonucu ilk gün almış oluyor.

Elbette suç işleyen herkes yargılanmalıdır.

Milletin veya devletin bir kör kuruşuna el uzatan kim varsa hesabını vermelidir.

Ancak hükmü iktidar, televizyonlar, troller ve saray veremez.

Hüküm bağımsız Türk mahkemenindir" açıklamasında bulundu.

İLGİLİ HABERLER