Artı Gerçek - Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025'te 6 katlı binanın teras katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden, kamuoyunda "Güllü" adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un ölümüne ilişkin soruşturmada iddianame hazırlandı.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame mahkemeye sunuldu. İddianamede, Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak yakın akrabayı öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. İddianamede, Gül Tut'un 26 Eylül 2025'te saat 01.26'da Çınarcık'taki evinde, kızı Gülter'e ait odanın penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düştüğü ve kafatası ile omur kırıklarının yanı sıra çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi.
KANINDA 3,53 PROMİL ALKOL BULUNDU İddianamede yer alan toksikoloji incelemesine göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildi.
Kullanılan ilaçların toksik seviyede olmadığı belirtilirken, Tut'un zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi bir delil bulunmadığı kaydedildi.
Savcılığın değerlendirmesine göre olay gecesi Gülter, arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan, annesinin çok sevdiği "Malkata" isimli şarkıyı açmasını istedi. Şarkının, Gül Tut'un banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı, müziği duyan Tut'un kızının odasına geldiği ve odadakilerle birlikte bir süre müziğe eşlik ederek roman havası oynadığı belirtildi. İddianamede, şarkının özellikle Gül Tut'u olayın gerçekleştiği odaya getirmek amacıyla açıldığı ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğu ileri sürüldü.
KAMERA SESLERİ DE İNCELENDİ İddianamede, olay anına ilişkin kamera kayıtlarının ses bölümlerinin İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği belirtildi.
Bilirkişi raporunda, düşmenin hemen öncesinde genç bir kadın tarafından alaycı ve neşeli bir tonla "Hadi görüşüürüüüz" denildiğinin değerlendirildiği aktarıldı.
Savcılık, söz konusu ifadeyi Tuğyan Ülkem Gülter'in söylediği kanaatine vardı. İddianamede, bu sözlerin hemen ardından Gülter'in annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı ileri sürüldü.
TANIĞIN İFADESİ DEĞİŞTİ Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamasında Gül Tut'un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği, ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı belirtildi.
Ulu'nun ifadesine göre Gül Tut yüzü pencereye dönük haldeyken Gülter annesini kalça altından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kesti ve aşağı attı. İddianamede ayrıca Ulu'nun avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesine de yer verildi.
Ulu'nun bu görüşmede "Tuğyan'ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini" söylediği ve savcılığa giderek gerçeği anlatacağını belirttiği aktarıldı.
Savcılık, söz konusu ses kaydının tanığın daha sonra verdiği ifadeyi desteklediği değerlendirmesinde bulundu. 'GEBERSİN', 'BU KADIN ÖLSÜN' MESAJLARI İddianamede, Tuğyan Ülkem Gülter'in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösterdiği değerlendirilen mesaj ve tanık anlatımlarına da yer verildi.
Gülter'in yakınlarına gönderdiği mesajlarda "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün", "Ölmüyor, ne zaman" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" ifadelerini kullandığı belirtildi.
Gülter ve Sultan Nur Ulu'nun olayın ardından İstanbul'da kaldıkları otelde yurt dışına nasıl çıkabileceklerine ilişkin bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları da iddianamede yer aldı.
Görüşme sırasında Ulu'ya Gülter tarafından tehdit edilip edilmediği sorulduğu, Gülter'in ise araya girerek "Tabii ki ediyorum, bir gün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem" dediği aktarıldı.
TELEFONUNU DEĞİŞTİRDİĞİ VE MESAJLARI SİLDİRDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ Savcılık, Gülter'in olayın ardından telefonunu değiştirmesini, cihazını fabrika ayarlarına döndürmesini ve bazı mesajların silinmesini istemesini de destekleyici deliller arasında gösterdi. İddianamede; mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışların birlikte değerlendirildiği belirtildi.
Savcılık, tutuklu bulunan Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak yakın akrabayı öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Diğer şüpheli Sultan Nur Ulu hakkında ise "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.
NE OLMUŞTU? 52 yaşındaki Gül Tut, 26 Eylül 2025'te Yalova'nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'nde bulunan 6. kattaki evinin üzeri kapalı terasındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmişti.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay günü aynı odada bulunan Sultan Nur Ulu, Ulu'nun babası Arif Ulu ve 2 kişi daha gözaltına alınmıştı.
Gülter tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verilmiş, diğer 3 kişi ise savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında Gül Tut'un eski nişanlısı Kervan E. de "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasıyla gözaltına alınmıştı.
Kervan E., Yalova Adliyesi'ndeki işlemlerinin ardından yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmıştı. (HABER MERKEZİ)