Güne zinde başlamak ve odaklanmayı artırmak için pek çoğumuzun ilk tercihi taze demlenmiş bir fincan filtre kahve oluyor.
Yüksek antioksidan içeriği ve canlandırıcı etkisiyle bilinen filtre kahve, doğru miktarda tüketildiğinde vücut için adeta bir şifa kaynağına dönüşebiliyor.
Ancak "her şeyin fazlası zarar" kuralı kahve için de geçerli.
Peki, her gün düzenli olarak 1 fincan filtre kahve içtiğinizde vücudunuzda neler oluyor" İşte bilimsel araştırmalar ışığında filtre kahvenin 5 faydası ve dikkat etmeniz gereken 5 olası zararı...
1.
Zihinsel Odaklanmayı ve Hafızayı Güçlendirir
Filtre kahve, içeriğindeki kafein sayesinde beyindeki adenozin reseptörlerini bloke ederek uyanıklığı artırır.
Günde 1 fincan filtre kahve tüketmek, konsantrasyonu artırır, tepki süresini hızlandırır ve uzun vadede Alzheimer ile Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklara karşı koruyucu bir kalkan oluşturur.
2.
Metabolizmayı Hızlandırır ve Yağ Yakımını Destekler
Kafein, sinir sistemini uyararak yağ hücrelerine yağ yakma sinyalleri gönderir.
Araştırmalar, kafeinin metabolizma hızını %3 ila %11 arasında artırabildiğini göstermektedir.
Spor yapmadan önce içilen 1 fincan filtre kahve, fiziksel performansı da artırır.
3.
Güçlü Bir Antioksidan Kaynağıdır
Filtre kahve, kağıt filtreden geçerken barındırdığı yararlı antioksidanları (özellikle klorojenik asit) muhafaza eder.
Bu antioksidanlar, vücuttaki serbest radikallerle savaşarak hücresel hasarı önler, yaşlanmayı geciktirir ve bağışıklık sistemini destekler.
4.
Tip 2 Diyabet Riskini Azaltır
Yapılan kapsamlı araştırmalar, düzenli ve ölçülü kahve tüketen kişilerin Tip 2 diyabete yakalanma riskinin belirgin şekilde düştüğünü göstermektedir.
Kahvedeki bileşenler, insülin hassasiyetini ve glikoz metabolizmasını olumlu yönde etkiler.
5.
Karaciğer Sağlığını Korur
Filtre kahve; siroz, yağlı karaciğer hastalığı ve karaciğer kanseri riskini azaltmada oldukça etkilidir.
Karaciğer enzimlerini dengelemeye yardımcı olarak organın temizlenmesini destekler.
Not: Bu zararlar genellikle hassas bünyelerde veya yanlış saatlerde tüketildiğinde ortaya çıkar.
1.
Mide Asidini Artırabilir ve Sindirimi Zorlaştırabilir
Özellikle aç karnına tüketilen filtre kahve, mide asidi (hidroklorik asit) üretimini uyarır.
Bu durum gastrit, reflü, mide yanması ve ülser gibi mide rahatsızlığı olan kişilerde şikayetlerin artmasına neden olabilir.
2.
Uyku Kalitesini Bozabilir ve Anksiyeteyi Tetikleyebilir
Günün geç saatlerinde (özellikle öğleden sonra 16.00'dan sonra) içilen filtre kahve, kafeinin vücuttaki yarılanma ömrü nedeniyle uykuya dalmayı zorlaştırır.
Ayrıca kafeine hassasiyeti olan kişilerde çarpıntı, huzursuzluk ve anksiyete (kaygı) hissini tetikleyebilir.
3.
Vücuttan Su ve Mineral Kaybına Yol Açabilir
Kahve doğal bir diüretiktir (idrar söktürücü).
Yeterli su tüketilmediğinde vücudun su kaybetmesine (dehidrasyon) neden olabilir.
Ayrıca aşırı kafein, kalsiyum ve demir emilimini olumsuz etkileyebilir.
4.
Tansiyonu Geçici Olarak Yükseltebilir
Hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastalarında kafein, kan basıncında ani ve geçici bir yükselmeye sebep olabilir.
Kalp ve tansiyon hastalarının filtre kahve tüketiminde doktorlarına danışmaları önemlidir.
5.
Diş Sararmasına ve Ağız Kurulup Semptomlarına Sebep Olabilir
Kahvenin içeriğindeki tanenler zamanla diş minesine nüfuz ederek lekeler ve sararmalar oluşturabilir.
Aynı zamanda tükürük salgısını azaltarak ağız kuruluğuna ve buna bağlı ağız kokusuna zemin hazırlayabilir.
Editörün Önerisi
Filtre kahvenin faydalarından en üst düzeyde yararlanıp zararlarından korunmak için;
Kahvenizi aç karnına değil, kahvaltıdan 1 saat sonra tüketmeye özen gösterin.
Öğleden sonra saat 15.00-16.00'dan sonra kafein alımını sınırlandırın.
Kahvenizin yanında mutlaka 1 büyük bardak su içmeyi ihmal etmeyin.Hem B vitamini hem kalsiyum!
Hadislerde de geçiyor: Tüketen doktora muhtaç olmuyor