"Hızlı Uykunun Arkasındaki Gizli Riskler!"

‘Yastığa beş kala uyumak' bir sağlık lütfu değil, gizli bir hastalığın alarmı çıktı! Prof. Dr. Mehmet Sezai Taşbakan, 5 dakikanın altında uykuya dalmanın apne ve narkolepsinin habercisi olduğunun altını çizdi.

Halk arasında yatağa girer girmez uykuya dalanlar için kullanılan 'yastığa beş kala uyumak' tabiri, sanıldığı kadar sağlıklı olmayabilir.

Türk Toraks Derneği Uykuda Solunum Bozuklukları Çalışma Grubu Sekreteri Prof.

Dr.

Mehmet Sezai Taşbakan, hızlı uykuya geçişin arkasında gizli hastalıklar olabileceği konusunda kritik uyarılarda bulundu.VARDİYALI ÇALIŞMA ETKİLİSağlıklı bir yetişkinin yatağa girdikten sonra 10 ila 20 dakika içinde uykuya dalması beklenir.

Prof.

Dr.

Taşbakan, uykuya dalma süresinin 5 dakikanın altına düşmesinin gizli bir alarm işareti olabileceğini belirterek şunları söyledi: "Aşırı yorgunluk, vardiyalı çalışma düzeni veya ilaç kullanımı bu süreyi kısaltabilir.

Ancak kronikleşen hızlı uyuma; uyku apnesi, narkolepsi ve hipersomni gibi aşırı uykululuk yaratan hastalıkların habercisi olabilir.

Buna karşın, uyku apnesi nedeniyle de hızlıca uykuya dalma görülür, hastaların gece uykusu kalitesizleşir.

Uyku apnesi hastalarının gece uykusu kalitesizleştiği için gün içinde hızla uykuya daldıkları görülür.Buna karşın uykuya geçiş süresinin 30 dakikayı aşması da sorun teşkil ediyor.

Ayrıca astım, KOAH, reflü, kronik ağrılar ile aşırı çay ve kahve tüketimi de süreci zorlaştırıyor.

Tablet ve akıllı telefonların yaydığı mavi ışık ise uyku hormonlarının salgılanmasını azaltarak uykuya geçmeyi doğrudan engelliyor."ÖĞLE DİNLENMESİ 1 SAATİ AŞMAMALIProf.

Taşbakan, "Gün içinde perfor- mansı artırmak adına yapılan kısa öğle uykularının 10-30 dakika arasında tutulması, asla 60 dakikayı aşmaması gerekiyor.

Süresi uzayan ve öğleden sonraya sarkan uykular gece uykuya dalmayı zorlaştırıyor"dedi.

İLGİLİ HABERLER