Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarının imar ve ruhsat süreçlerini hızlandıran yeni yasal düzenleme yürürlüğe girdi.
Ancak düzenlemenin jeotermal enerji yatırımlarını kapsamaması, sektör temsilcilerinin tepkisini çekti.Jeotermal Enerji Derneği (JED) Başkanı Ali Kındap, Türkiye'nin jeotermal enerjide Avrupa lideri ve dünya dördüncüsü olduğunu hatırlatarak, aynı yenilenebilir enerji hedeflerine hizmet eden jeotermal yatırımlarının düzenleme dışında bırakılmasını "hakkaniyetsiz" olarak değerlendirdi."10 milyar dolarlık yatırımın önü açılmalı"Kındap, Türkiye'nin 2035 hedefleri doğrultusunda jeotermal kurulu gücünün 1.800 megavattan 4.500 megavata çıkarılmasının planlandığını, bunun da yaklaşık 10 milyar dolarlık yeni yatırım anlamına geldiğini söyledi.Sektörün bugüne kadar önemli bir başarı hikâyesi yazdığını belirten Kındap, son 15 yılda kurulu gücün 15 megavattan 1.800 megavata yükseldiğini ifade etti."Üvey kardeş değil, öz kardeş"Rüzgar ve güneş yatırımlarına yönelik düzenlemeyi desteklediklerini ifade eden Kındap, aynı kolaylıkların jeotermal projeler için de sağlanması gerektiğini belirtti.Rüzgar ve güneş enerjisi yatırımları için gerçekleştirilen düzenlemeyi isabetli ve gerçekçi bulduklarını ancak jeotermal yatırımların düzenlemenin dışında kalmasından rahatsızlık duyduklarını belirten Kındap, "İmar ve ruhsat süreçlerinin sadeleştirilmesi ve yatırımcı açısından öngörülebilir hale getirilmesi vizyonu, tüm enerji yatırımları için geçerli olmalı.
Bu düşüncemizi kamu otoritelerimiz ve kanun yapıcılarla şeffaf şekilde paylaşarak raporladık.
Türk jeotermal sektörü olarak ayrımcılık değil eşitlik, üvey kardeş olmak değil öz kardeş olmak istiyoruz." dedi.Öngörülebilir yatırım ortamı talebiJeotermal enerji yatırımlarında kaynak arama çalışmalarının taşıdığı riskin tamamıyla yatırımcıya ait olduğuna ve bu durumun yatırımların başlangıç aşamasında yüksek maliyetli arama ve sondaj çalışmaları gerektirdiğine dikkat çeken Kındap, izin ve ruhsat süreçlerindeki zaman kaybının jeotermal yatırımlar açısından rüzgâr ve güneş enerjisine kıyasla çok daha kritik sonuçlar doğurduğunu kaydetti.Sektörün talep ajandasının hiçbir zaman çevre mevzuatının, teknik denetimlerin ya da kamu yararını güvence altına alan süreçlerin ortadan kaldırılması veya zayıflatılması olmadığının altını çizen JED Başkanı Kındap, kuralları açık, denetimi güçlü ve süresi öngörülebilir bir yatırım ortamı talep ettiklerini sözlerine ekledi"2035 hedefine rahatlıkla ulaşabiliriz"Kındap'a göre aynı belgenin farklı kurumlar tarafından tekrar tekrar istenmediği ve izin süreçlerinin eş zamanlı yürütülebildiği bir model, jeotermal yatırımlarını önemli ölçüde hızlandırabilir.Türkiye'nin sahip olduğu mühendislik birikimi, insan kaynağı ve sektör tecrübesiyle 2035 yılı için belirlenen 4.500 megavat kurulu güç hedefine rahatlıkla ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Kındap, bürokratik engeller nedeniyle bu avantajın kaybedilmemesi gerektiğini söyledi.