Kayıp Yusuf Vakası: Tuncay Sonel'in Rolü Ne Olacak?

Trabzon’un Of ilçesinde 2009 yılında kaybolan 9 yaşındaki Yusuf Kazdal’a ilişkin soruşturma, aradan geçen 17 yıla rağmen gündemdeki yerini koruyor. Yusuf’un babası tarafından yapılan son açıklamalar, dosyadaki bazı şüpheli detayları yeniden tartışmaya açtı.

Baba, olay günü yaşananları şöyle anlattı: Yusuf’un sabah saatlerinde annesine dışarı çıkacağını söylediğini, annesinin de kendisinden çöpü atmasını istediğini belirten baba, “Ben inşaatta çalışıyordum. Öğle saatlerinde eve geldiğimde eşim Yusuf’un dönmediğini söyledi. ‘Çocuktur, gelir’ diyerek işe geri döndüm. Keşke dönmeseydim” ifadelerini kullandı.

Akşam saatlerinde Yusuf’un hâlâ eve dönmemesi üzerine arama çalışmalarının başladığını söyleyen baba, çocuğun arkadaşlarının ifadelerine göre saat 14.30 civarında eve gitmek üzere yanlarından ayrıldığını aktardı. Ayrıca saat 19.00 sularında bir tanıdığının Yusuf’u bir market önünde gördüğünü iddia ettiğini belirtti.

Soruşturma sürecinde bazı dikkat çekici gelişmeler yaşandığını ifade eden baba, dönemin bir askeri yetkilisinin dere kenarında bulunan bir pantolonla ilgili kendisini çağırdığını söyledi. Söz konusu pantolonun oğluna ait olmadığını vurgulayan baba, “Pantolon çok büyüktü. Yusuf’a ait değildi. Buna rağmen neden böyle bir yönlendirme yapıldı, bilmiyoruz” dedi.

Ailenin dikkat çektiği bir diğer detay ise güvenlik kameraları oldu. Evlerinin yakınındaki bir manavın kamerasının, Yusuf’un kaybolduğu gün çalışmadığının söylendiğini belirten baba, bunun kendilerinde soru işareti oluşturduğunu ifade etti.

Dosyanın kapanmadığını ve savcılık tarafından soruşturmanın sürdüğünü dile getiren baba, yetkililerle geçmişte kurulan temaslara da değindi. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmesi yaptıklarını belirten baba, süreçte bazı kamu görevlilerinin kendileriyle yakından ilgilendiğini söyledi.

Özellikle dönemin kaymakamı Tuncay Sonel’in kendilerine “Balığı baştan yakaladın” şeklinde bir ifade kullandığını aktaran baba, bu sözün ne anlama geldiğini hâlâ anlayamadıklarını dile getirdi. Baba, o dönemde yapılan yardımların samimiyeti konusunda da zamanla soru işaretleri oluştuğunu ifade etti.

 

İLGİLİ HABERLER