Hürmüz Boğazı'nda haftalardır devam eden ticaret sıkışıklığı yeniden ağırlaştı.
Küresel enerji piyasasının en kritik geçiş noktalarından birinde gemi sayısı tek haneye inerken, ABD ile İran arasındaki anlaşma umutlarının zayıflaması normalleşme beklentilerini de yeniden geriye itti.130-140 gemiden sadece 6 gemiyePazartesi günü Hürmüz Boğazı'ndan yalnızca 6 ticari gemi geçebildi.Bu rakam son 10 gündeki yaklaşık 11 gemilik günlük ortalamanın da belirgin biçimde altında kaldı.
Farkın büyüklüğü ise savaş öncesi dönemle karşılaştırıldığında çok daha çarpıcı hale geliyor.Gerilim başlamadan önce Hürmüz Boğazı'ndan normal bir günde yaklaşık 130-140 gemi geçiyordu.
Son rakam, boğazdaki ticari trafiğin olağan seviyenin yalnızca küçük bir bölümünde kaldığını ortaya koyuyor.Gemilerin takip sistemlerini kapatarak geçiş yapabilmesi nedeniyle görünen trafik tüm hareketi kapsamayabilir.
Buna rağmen son haftalardaki veriler, ticari deniz taşımacılığının normalleşmekten halen oldukça uzak olduğunu gösteriyor.Giren gemilerin ikisi boş tankerSon geçişlerin niteliği de enerji piyasası açısından dikkat çekici.Boğaza dört yük gemisi giriş yaptı.
Bunların ikisini yük taşımayan petrol ürünü tankerleri oluşturdu.Hürmüz'den çıkan yalnızca iki gemiden biri sıvılaştırılmış petrol gazı taşırken diğerinde fuel oil benzeri petrol ürünleri bulunuyordu.Dolayısıyla gemi sayısındaki sert düşüş yalnızca genel ticaret açısından değil, petrol ve enerji ürünlerinin küresel pazarlara taşınması açısından da önem taşıyor.Geçen hafta da boğazdaki petrol ihracatının günlük yaklaşık 3 milyon varile kadar gerilediği hesaplanmıştı.
Bir önceki hafta bu miktar yaklaşık 4,4 milyon varil düzeyindeydi.Petrol yeniden 88 dolara dayandıFiziki taşımacılıktaki sıkışıklık petrol fiyatlarına da yansıyor.Brent petrol pazartesi günü yüzde 5'i aşan yükselişin ardından yeni günde 88 dolar seviyesini test etti.
Fiyatlar bir haftanın en yüksek bölgelerine yaklaşırken piyasanın odağında yeniden Hürmüz Boğazı var.Petroldeki hareketin önemli nedenlerinden biri ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerine ilişkin iyimserliğin azalması oldu.İran yaptırımların kaldırılması ve savaşın yol açtığı zararlar için tazminat talep ederken ABD Başkanı Donald Trump da İran'ın savaşlar, saldırılar ve protestolarda hayatını kaybedenler için tazminat ödemesini istedi.Tarafların karşılıklı taleplerini artırması, boğazın kısa sürede tamamen açılacağı beklentisini zayıflattı.Türkiye için risk akaryakıt ve enflasyonHürmüz Boğazı'ndaki sıkışıklığın uzaması Türkiye açısından da önemli sonuçlar yaratabilir.Türkiye enerji ithalatçısı bir ülke olduğu için küresel petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi doğrudan enerji faturasını etkiliyor.
Petrol fiyatlarındaki artışın döviz kuruyla birleşmesi durumunda akaryakıt ve ulaştırma maliyetleri üzerindeki baskı da büyüyebiliyor.Ancak Brent petroldeki yükselişin benzin veya motorine otomatik olarak aynı oranda zam anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor.
Türkiye'deki pompa fiyatlarında Akdeniz piyasasındaki ürün fiyatları, dolar/TL kuru ve vergi kalemleri birlikte belirleyici oluyor.Asıl risk, Hürmüz'deki düşük gemi trafiğinin kalıcı hale gelmesi.
Boğazın normal kapasitesine yaklaşamaması durumunda yalnızca petrol fiyatları değil tanker kiralama, sigorta ve taşıma maliyetleri de yüksek kalabilir.Kızıldeniz'de trafik şimdilik normalHürmüz'deki tabloya karşılık bir başka kritik deniz geçişi olan Babülmendep'te trafik daha dirençli görünüyor.Pazartesi günü Kızıldeniz'deki Babülmendep Boğazı'ndan 25 gemi geçti.
Son 10 günlük ortalama yaklaşık 24 gemi olduğu için bu hatta belirgin bir yeni düşüş yaşanmadı.Bu fark, küresel enerji taşımacılığındaki en büyük sıkışmanın şu anda Hürmüz üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor.Önümüzdeki günlerde piyasaların izleyeceği temel gösterge de artık yalnızca Washington ve Tahran'dan gelecek açıklamalar olmayacak.
Boğazdan günlük geçen tanker sayısının yükselip yükselmediği, petrol fiyatlarında kalıcı bir rahatlama yaşanıp yaşanmayacağını gösterecek en somut verilerden biri olacak.