Türkiye'nin Stratejik Güç Oyunları: İsrail'i Tedirgin Eden Yeni İttifaklar

Türkiye'nin Orta Doğu'da izlediği politika ve ittifak arayışı soykırımcı İsrail'de yeniden gündeme geldi. Tel Aviv'in Türkiye, Katar ve Pakistan yakınlaşmasından rahatsız olduğunu yazan İsrail basını, Katar'ın geniş finansal gücünün, Türkiye'nin konvansiyonel askeri kapasitesinin ve Pakistan'ın nükleer yeteneğinin birlikte güçlü bir kombinasyon oluşturacağını belirtti.

İsrail'in yayın organlarından The Jerusalem Post, Türkiye'nin bölgedeki stratejik adımlarına dikkat çeken bir analiz yayımladı.

Söz konusu analizde, Orta Doğu'daki mevcut dengeler incelenirken, en çok öne çıkan ancak henüz tam anlamıyla kavranamayan gelişmelerden birinin, Türkiye'nin ve içinde yer aldığı yeni ittifak blokunun bölgede giderek artan gücü ve nüfuzu olduğu vurgulandı."TÜRKİYE İTTİFAKI AFRİKA'YA KADAR GENİŞLETEBİLECEK" İTİRAFIBu yeni oluşan blokta Türkiye, Katar ve Pakistan'ın kilit oyuncular olduğu dile getirilirken, Suudi Arabistan ve Mısır'ın da bu eksene dahil olabileceği ifade edildi.

Ankara'nın bu ittifakın baş aktörü olduğu aktarılan haberde, söz konusu yeni oluşumun, İsrail'e açıkça karşı olan bir ittifak olduğu belirtildi.Türkiye'nin İslam İttifakı ile etki alanını Asya, Orta Doğu ve Afrika'ya kadar genişletebileceği vurgulanan haberde, bunun en dikkat çeken örneklerinden birinin Suriye olduğu ifade edildi.

Esed'in ardından Ankara'nın Şam üzerinde etkiye sahip birinci ülke olduğunun altı çizildi.Suriye'nin dışında Türkiye'nin Irak ve Hamas ile yakın ilişkilere sahip olduğu ifade edilen haberde, Ankara'nın etki alanının son yıllarda hızla genişlediği belirtildi.

Türkiye'nin, Lübnan'da son yıllarda, özellikle Sünni ağırlıklı kuzey kenti Trablus ve Akkar'daki Türkmen topluluğu merkezli olarak, sessiz ve sistematik bir şekilde nüfuz kurma çabası içinde olduğu iddia edilen haberde, ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye hükümetinin Lübnan'daki olası rolüne ilişkin son açıklamalarının, Türkiye'nin pozisyonlarının ABD yönetiminin en üst kademelerinde ne kadar etkili olduğunu yansıttığı belirtildi.Bölgesel ittifaklar konusunda Ankara'nın, son on yılda Katar ile ekonomik, askeri ve diplomatik unsurları kapsayan yakın bir stratejik ortaklık geliştirdiği ifade edildi.

Ankara'nın Katar'ın önemli bir doğal gaz ithalatçısı olduğunun altı çizilen haberde Türkiye'nin Katar'da daimi bir askeri üssü bulunduğu hatırlatıldı.TEL AVİV'DE "TÜRKİYE-PAKİSTAN İTTİFAKI" RAHATSIZLIĞIHaberde "stratejik üçlü" olarak adlandırılan ittifakın üçüncü tarafı ise Pakistan olduğu vurgulandı. İslamabad'ın, silah tedarikinde Batı'ya alternatifler ararken (Pakistan'ın en büyük silah ihracatçısı şu anda Çin), Türkiye'nin Pakistan'ın dördüncü büyük silah tedarikçisi konumunda olduğu belirtildi.

Türkiye'nin Pakistan'da kapsamlı yatırımlar sürdürmekte olduğu ve Birleşmiş Milletler'de Keşmir gibi konularda sürekli olarak İslamabad ile birlikte oy kullandığı ifade edildi.Resmi savunma anlaşmalarıyla birbirine bağlı olmasalar da, Türkiye, Katar ve Pakistan'ın benzer yönelimlere ve uyumlu, karşılıklı olarak fayda sağlayan kapasitelere sahip olduğu belirtildi.

Katar'ın geniş finansal gücünün, Türkiye'nin konvansiyonel askeri kapasitesi ve Pakistan'ın nükleer yeteneği ile birlikte güçlü bir kombinasyon oluşturduğu vurgulandı.Haberde son olarak Türkiye'nin ve Katar ve Pakistan ile hem İsrail hem de Orta Doğu ve ötesinde tutarlı bir Batı politikası oluşturmak isteyenler için büyük ve yeni bir tehdit oluşturduğu, söz konusu gelişmenin özellikle Tel Aviv için felaketin yaklaştığı anlamına geldiği dile getirildi.

İLGİLİ HABERLER