Anzer Balında Patentli Vurgun İddiası: Sahte Etiketler Tüketiciyi Yanıltıyor

Rize'nin Anzer balı, sahte ürünlerle dolup taşması nedeniyle güven krizine yol açtı. Gerçek üretimle piyasa arasındaki fark dikkat çekerken, uzmanlar gerçek Anzer balını tanımak için tüketicilere karekod kontrolü yapmalarını öneriyor. Denetimlerin artırılması gerektiği vurgulanıyor.

Rize’nin dünyaca ünlü ürünlerinden biri olan ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenen Anzer balı, son dönemde sahtecilik iddialarıyla yeniden gündeme geldi. Uzmanlar ve üreticiler, yalnızca balın değil, coğrafi işaret logolarının da taklit edildiğine dikkat çekerek tüketicilerin yanıltıldığını belirtiyor.
Rize’nin Anzer Yaylası’nda sınırlı miktarda üretilen ve yüksek fiyatlarla satışa sunulan bu özel balda, sahte ürünlerin piyasayı adeta sardığı öne sürülüyor. İddialara göre bazı satıcılar, farklı bölgelerde üretilen balları “Anzer Balı” etiketiyle piyasaya sunarken, son dönemde sahte coğrafi işaret logoları basarak tüketici güvenini daha da kötüye kullanıyor.

Üretim ile Piyasa Arasında Büyük Uçurum

S.S. Anzer Çiçekli 1 Kooperatifi Başkanı İshak Yılmaz, piyasadaki sahteciliğe dikkat çekerek çarpıcı veriler paylaştı. Yılmaz, gerçek üretim ile piyasada satılan ürün miktarı arasında ciddi bir fark bulunduğunu belirtti.
Yılmaz, “Piyasada Anzer Balı etiketiyle çok sayıda sahte ürün satılıyor. Bu satıcılar artık sahte coğrafi işaret patentleriyle tüketiciyi kandırıyor. Anzer’de yıllık yaklaşık 18 ton gerçek bal üretilmesine rağmen piyasada 200 tonun üzerinde ürün bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“260 Patent, 12 Kooperatif… Karmaşa Artıyor”

Sektördeki çok başlı yapının sahteciliği artırdığını vurgulayan Yılmaz, kontrolsüz verilen tescillerin de kafa karışıklığına neden olduğunu söyledi. “260’a yakın Anzer Balı patenti verilmiş durumda. Ayrıca 12 farklı kooperatif bulunuyor. Bu durum piyasada ciddi bir karmaşa oluşturuyor” diyen Yılmaz, bazı satıcıların coğrafi işareti olmayan ürünleri dahi “Anzer” adıyla pazarlayarak 60 bin liraya kadar satış yaptığını dile getirdi.
Denetim eksikliğine de tepki gösteren Yılmaz, “Bu ürünler tespit edilmesine rağmen neden gerekli müdahale yapılmıyor? Maalesef bu işi yapanların bir kısmı sektörün içinden” dedi.

Tüketicilere Kritik Uyarı: Karekod Kontrolü Şart

Gerçek Anzer balının belirli güvenlik unsurlarına sahip olduğunu hatırlatan Yılmaz, tüketicilerin dikkatli olması gerektiğini belirtti. Orijinal ürünlerin mühürlü kavanozlarda satıldığını ifade eden Yılmaz, şu kriterlere dikkat çekti:

Kavanoz üzerinde resmi coğrafi işaret logosu bulunmalı

Kooperatif adı açık şekilde yazılı olmalı

Ürünlerde özel seri numarası yer almalı

Karekod sistemi üzerinden doğrulama yapılabilmeli

Yılmaz, “Tüm coğrafi işaretli ballar gerçek Anzer balı değildir. Tüketiciler mutlaka karekodu okutarak ürünü ilgili sistemlerden sorgulamalı” uyarısında bulundu.

Hukuki Süreçler Yetersiz Kaldı

Sahtecilikle mücadele kapsamında başlatılan hukuki girişimlerin beklenen sonucu vermediğini belirten Yılmaz, 2024 yılından bu yana çeşitli adımlar atıldığını ancak somut ilerleme sağlanamadığını söyledi. Kooperatifler arasında da yeterli iş birliği bulunmadığını ifade eden Yılmaz, daha güçlü ve ortak bir mücadele çağrısı yaptı.

Güven Krizi Derinleşiyor

Uzmanlara göre sahte ürünlerin artışı yalnızca tüketiciyi değil, bölge ekonomisini ve gerçek üreticileri de olumsuz etkiliyor. Rize’nin önemli değerlerinden biri olan Anzer balında yaşanan bu güven krizi, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

İLGİLİ HABERLER