Artvin ve Rize'deki Arıcılık Rotaları, Doğa Severlerin Gözdesi Oluyor!

Türkiye'nin apiturizm rotaları arasında bulunan Artvin ve Rize, doğa tutkunlarının ilgisini topluyor. Bu bölgeler, doğal güzellikleri ve zengin biyolojik çeşitliliği ile keşfedilmeyi bekleyen benzersiz deneyimler sunarak, ziyaretçileri cezbetmeye devam ediyor.

Türkiye’de oluşturulan 9 farklı arıcılık rotası kapsamında doğaseverler, Artvin ve Rize’nin de bulunduğu bölgelerde arıların dünyasını yakından tanıma fırsatı buluyor.

Apiturizm projesiyle katılımcılar hem doğayla iç içe vakit geçiriyor hem de arıcılık süreçlerini yerinde deneyimliyor.

Avrupa Arıcılık Federasyonu Bilim Komitesi Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.

Dr.Aslı Özkırım ile “apiTURroute” platformunun kurucularından Mustafa Ertekin tarafından yaklaşık 3 yıl önce “Doğaya karışın, doğayı karıştırmayın” sloganıyla apiturizm projesi hayata geçirildi.

Artvin ve Rize de rotalar arasında yer aldı Proje kapsamında Afşin, Bingöl-Tunceli-Erzincan, Kars-Ardahan-Artvin, Muğla, Bursa-Balıkesir, Düzce-Sakarya, Ağva-Şile, Tekirdağ-Kırklareli-Edirne ve Rize’de arıcılık rotaları oluşturuldu.

Belirli dönemlerde düzenlenen gezilere katılan doğaseverler, arı ve arıcılık ürünlerini gözlemleme, deneyimleme ve tatma imkanı buluyor.

Katılımcılar ayrıca arıcı kıyafetleri giyerek kovan başına geçiyor ve arıcılığın inceliklerini uygulamalı şekilde öğreniyor. “Arıcılığı tanıtmaya çalışıyoruz” Projenin Düzce-Sakarya rotasında açıklamalarda bulunan Prof.

Dr.Aslı Özkırm, 32 yıldır arıcılık, arı sağlığı ve arı biyolojisi alanlarında çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

Türkiye’nin birçok noktasında seminerler verdiklerini belirten Özkırım, arıların dünyasını daha yakından tanıtmak amacıyla apiturizm projesini başlattıklarını ifade etti. Özkırım, “Misafirlerimiz doğaseverler ve doğayı merak edenler.

Burada Düzce'nin doğasını, kestane balının ve Yığılca arısının ünlü olduğunu öğrendiler.

Kitlesel turizmi istemiyor, butik turizmi destekliyor, arıcılığı tanıtmaya çalışıyoruz.” dedi.

Katılımcılar arıcılığı yerinde öğreniyor Projeye katılanların arıcılık hakkında bilmedikleri birçok detayı öğrendiğini anlatan Özkırım, farklı bölgelerde farklı arı türleri ve bal çeşitlerinin tanıtıldığını kaydetti. Özkırım, “Mesela Muğla rotasında çam balını, Tekirdağ-Kırklareli-Edirne rotasında Trakya arısı ve meşe balını, Düzce rotasında Yığılca arısı ve kestane balını tanıtıyoruz.

Bir rotaya katılan diğerine de katılmak istiyor.

Arıcılık ve arı hakkında bilmediklerini öğreniyorlar.

Balın nasıl elde edildiğini maskeleri takıp kovanların başında terleyince anlıyorlar.

Arıcının emeğini orada fark ediyorlar.

Bu büyük bir kazanım.” diye konuştu. “Arının korkulacak bir varlık olmadığını anlatıyoruz” Projenin Düzce-Sakarya rotası yürütücüsü arıcılık eğitmeni ve arıcı Seher Arı Ar ise arının yalnızca bal üretiminden ibaret olmadığını göstermek istediklerini söyledi.

Ar, “Arı ve doğayla yolları bir şekilde kesişmiş insanlar bir arada.

Burada fikir alışverişinde bulunuyor.

Bizden sonraki nesillerimize, çocuklarımıza arının korkulacak bir varlık olmadığını, soframızdaki yiyeceklerimizin yüzde 75'inin arılar sayesinde olduğunu anlatıyoruz.” ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERLER