MHP Rize Eski İl Başkanı Zeki Mayi, 2026 yılı yaş çay sezonu öncesinde çay üreticisinin ekonomik şartlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Çay fiyatının belirlenmesinde üreticinin alım gücünün esas alınması gerektiğini ifade eden Mayi, “Üreticinin alım gücü bizim kırmızı çizgimizdir” dedi.
Yaş çay fiyatı belirlenirken temel kriterin vatandaşın geçim hesabı olması gerektiğini vurgulayan Mayi, geçmiş yıllarda açıklanan fiyatlarla üreticinin beklentileri arasında büyük fark oluştuğunu söyledi. Siyasi ve sivil toplum hayatı boyunca çay üreticisinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara yakından tanıklık ettiğini belirten Mayi, açıklanan rakamların çoğu zaman üreticiyi memnun etmediğini dile getirdi.
“Üretici Her Zaman Zorlandı”
Çay fiyatlarında beklenti ile gerçekler arasında uzun yıllardır ciddi bir fark bulunduğunu kaydeden Mayi, “Siyaset ve sivil toplum hayatım boyunca gönlümden geçen fiyat ile açıklanan rakamın örtüştüğünü görmedim. Aradaki uçurum üreticiyi her zaman zorladı” ifadelerini kullandı.
“1 Kilo Çay 2 Ekmek Alabilmeli”
2026 yılı yaş çay fiyatı için somut bir ölçü ortaya koyan Mayi, üreticinin alım gücünün korunmasının önemine dikkat çekti. 2025 yılında 1 kilogram yaş çay satan bir üreticinin yaklaşık iki ekmek alabildiğini ifade eden Mayi, yeni sezonda da aynı ekonomik seviyenin korunması gerektiğini belirtti.
Mayi açıklamasında, “Popülist söylemleri bir kenara bırakıp gerçekçi olmalıyız. 70’li, 80’li yıllarda 1 kilo çayla 5 ekmek alınan refah düzeyi geride kalmış olabilir ama bugün en azından mevcut alım gücü korunmalıdır. 2026 fiyatı, üreticiye yine 1 kilo çay karşılığında 2 ekmek alabilme imkanı tanımalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Artan Maliyetlere Dikkat Çekti
Gübre, işçilik ve nakliye başta olmak üzere üretim maliyetlerinde yaşanan artışın çay üreticisini zor durumda bıraktığını ifade eden Zeki Mayi, taban fiyatın güncel ekonomik şartlar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Üreticinin emeğinin korunmasının önemine vurgu yapan Mayi, yaş çay taban fiyatının açıklanması sürecinde sahadaki ekonomik gerçeklerin göz önünde bulundurulması çağrısında bulundu.