Rize’de küçük ölçekli balıkçılık yapanların yaşadığı sorunlara dikkat çeken Eminettin Mahallesi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ali Köseoğlu, yaklaşık 90 yıldır ailesinde devam eden balıkçılık geleneğinin artık sona erme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Kendisinin 55 yıldır balıkçılık yaptığını ifade eden Köseoğlu, mesleğin dedesinden babasına, babasından da kendisine geçtiğini söyledi. Köseoğlu, oğlunun da bir dönem balıkçılık yaptığını ancak yaşanan sorunlar nedeniyle meslekten uzaklaştığını dile getirdi.
“Bu meslek bize dededen geliyor” diyen Köseoğlu, “Ben 55 senedir balıkçılık yapıyorum. Dedem yaptı, babam yaptı, sonra sıra bana geldi. Benden sonra oğlum da balıkçılık yaptı ama artık o da bezdi” ifadelerini kullandı.
“Küçücük Kayığımıza da Gemi Deniliyor”
Balıkçıların karşılaştığı sorunların önemli nedenlerinden birinin mevcut mevzuat olduğunu savunan Köseoğlu, 1946 yılında çıkarılan 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun’un günümüz koşullarına göre yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Köseoğlu, küçük balıkçı tekneleri ile büyük gemilerin aynı mevzuat kapsamında değerlendirilmesinin sorunlara yol açtığını belirterek, “1946’da Karadeniz’de bir tane motorlu sandal yoktu. O günün şartlarında çıkan kanun bugün hâlâ uygulanıyor. Benim küçücük kayığıma da gemi diyorlar, karşıdaki büyük gemiye de gemi diyorlar” dedi.
Köseoğlu, küçük ölçekli balıkçılığın şartlarının dikkate alınarak mevzuatın güncellenmesini istedi.
“En Ufak Ceza 30 Bin Lira”
Balıkçıların çok sayıda belge yükümlülüğüyle karşı karşıya olduğunu ve uygulanan cezaların ekonomik güçlerini aştığını belirten Köseoğlu, özellikle 30 bin TL seviyesindeki cezaların küçük balıkçıları denizden uzaklaştırdığını ifade etti.
Köseoğlu, “En ufak ceza 30 bin lira. Benim kayığımı satsam bazen o kadar para etmez. Biz denizden zengin olmuyoruz. Ne tutarsak evimize bir parça ekmek götürmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
“Biz Masada Yokuz, Bizi Dinlesinler”
Sorunlarını yetkililere aktarmakta güçlük çektiklerini ileri süren Köseoğlu, balıkçıların mevzuat hazırlanırken sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Rize’de ilgili yetkililerden randevu almakta zorlandığını savunan Köseoğlu, Ankara’da katıldığı bir toplantıda da kendisine yeterince söz verilmediğini belirtti.
Köseoğlu, “Gidiyorum randevu istiyorum, vermiyorlar. Ankara’da toplantıya gittim, beni konuşturmadılar. Biz masada yokuz. Kanunları yapanlar Rize’ye gelsin, balıkçıları toplasın ve derdimizi dinlesin” ifadelerini kullandı.
“Çoğu Arkadaşım Denizden Bezdi”
Rize’de yıllardır balıkçılık yapan birçok kişinin ağır cezalar ve ekonomik şartlar nedeniyle mesleği bırakmaya başladığını söyleyen Köseoğlu, küçük balıkçılığın geleceğinden endişe duyduklarını dile getirdi.
Köseoğlu, yetkililerden çözüm beklediklerini vurgulayarak, “Çoğu arkadaşım denizden bezdi. Denize çıkamıyoruz. Cezalar çok ağır. Bizi kurtaracak kim varsa onun yanındayım” dedi.
Küçük balıkçıların sorunlarının yerinde dinlenmesini isteyen Köseoğlu, balıkçılığın sürdürülebilmesi için cezaların, belge yükümlülüklerinin ve mevcut mevzuatın küçük ölçekli balıkçılığın şartları dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.