Belediye-İş Sendikası Rize-Artvin Bölge Başkanı Yaşar Kaspar, son günlerde gündeme gelen sendikal baskı ve tehdit iddialarına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Özellikle Hizmet-İş Sendikası Rize Başkanı hakkında ağır eleştirilerde bulundu. Kaspar, ayrıca lokasyon olarak Kalkandere Belediyesi’nde sendika değişikliğini kabul etmeyen işçilere yönelik tehditlerin varlığını öne sürerek sendikal hakların ihlal edildiğini iddia etti.
Sendikal Baskılar ve Tehditler
Kaspar, Kalkandere Belediyesi'nde bazı işçilerin sendika değiştirmemeleri üzerinden maruz kaldıkları baskılara dikkat çekti. Olayın boyutunun, belediye başkanının makamında tehditlerin gerçekleşmesiyle çok daha ciddi bir hal aldığını ifade etti. "Senin yanında belediye başkanına ekmeğiyle tehdit ettirmeye utanmadın mı?" diyerek, bu konudan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Kaspar, sendikal dayanışmanın önemine vurgu yaparak, işçilerin çalıştıkları yerlerde bir araya gelebilmeleri gerektiğini savundu. Çalışanların haklarının korunması gerektiğini ve böyle bir ortamda çalışmanın mümkün olamayacağını belirterek, sendikal hakların ne denli önemli olduğunu ön plana çıkardı.
Toplu Sözleşme Eleştirileri
Seçim döneminde imzalanan toplu sözleşmelerle ilgili de eleştirilerini dile getiren Kaspar, bu anlaşmaların geçerliliğinin sorgulanması gerektiğini vurguladı. "İmzaladığınız sözleşmeyi inkâr edip grev kararı alan sahtekârlar siz değil miydiniz?" diyerek, bu durumun işçilerin güvenini sarsan bir gelişme olduğuna dikkat çekti. Kaspar, sendika yapılarının ancak işçilerin hakları için hizmet edebileceğini, aksi durumların çalışanları daha fazla mağdur edeceğini söyledi. Ayrıca, toplu sözleşmelere ek olarak işçilerin pazarlık gücünün artırılması gerektiğine inanarak, sendikanın güçlendirilmesi savunusunu öne çıkardı.
Siyasi Baskılar ve Partinin Rolü
Kaspar, Hizmet-İş Sendikası Başkanı’nın, AK Parti İl Başkanı Yılmaz Katmer ve partinin adını kullanarak üzerlerinde baskı oluşturmaya çalıştığını ifade etti. "İşçiyi ekmeğiyle tehdit ettirirken partinin adını kullanmaktan utanmıyor musunuz?" sorusunu yönelterek, siyasi baskıların sendikal faaliyetlerin önünde bir engel oluşturduğunu söyledi. İşçilerin iş yerlerinde daha iyi şartlarda çalışabilmesi için siyasi avantajların kullanılmaması gerektiğini savunan Kaspar, bu tür uygulamaların demokratik hakları ihlal ettiğini dile getirdi. Bu kapsamda, işçilerin sesini duyurabilmesi ve haklarını savunabilmesi için işbirliği ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.