CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada Türkiye Varlık Fonu’nun kuruluş amacı, yönetim yapısı ve denetim mekanizmalarına yönelik kapsamlı eleştirilerde bulundu. Ocaklı, fonun dünyadaki örneklerinden farklı olarak bütçe fazlası değil, ekonomik sıkıntı koşullarında oluşturulduğunu savunarak, kamu kaynaklarının milletin denetiminden kaçırılamayacağını vurguladı.
“Yönetim yapısı başlı başına sorun”
Türkiye Varlık Fonu’nun 2016 yılında kurulduğunu hatırlatan Ocaklı, fonun yönetim yapısının tamamen Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesini eleştirdi. Bu yapının fonu adeta “ikinci bir paralel hazine”ye dönüştürdüğünü ifade eden Ocaklı, Meclis ve Sayıştay denetimi dışında bırakılan kamu kaynaklarının kabul edilemez olduğunu söyledi.
“Norveç örneğiyle kıyaslanamaz”
Dünyada varlık fonlarının genellikle petrol ve doğal kaynak gelirleri gibi bütçe fazlalarının gelecek nesillere aktarılması amacıyla kurulduğunu belirten Ocaklı; Norveç, Şili ve Moğolistan gibi ülkeleri örnek gösterdi. Türkiye’de ise fonun, milletin ortak değerlerini borçlanma için teminat haline getirdiğini savunan Ocaklı, bu nedenle “varlıktan değil, darlıktan kurulan bir fon” ifadesini kullandı.
ÇAYKUR ve kamu işletmeleri vurgusu
Konuşmasında ÇAYKUR’un Türkiye Varlık Fonu’na devredilmesine de değinen Ocaklı, bu kurumlarda çalışan personelin kadro ve özlük haklarına ilişkin verilen sözlerin karşılık bulmadığını dile getirdi. Bu tür kararların Meclis iradesi dışında alındığını belirten Ocaklı, fon yapısının uzun vadede KİT’lerin yaşadığı sorunlara benzer sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
“Denetimden neden kaçırılıyor?”
Varlık Fonu’nun vergi ve harç muafiyetleriyle özel sektöre karşı haksız rekabet oluşturduğunu savunan Ocaklı, medya gibi stratejik alanlarda kamuya ait şirket sayısının artmasının antidemokratik sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Fonun, enflasyon ve faiz sorunlarına çözüm üretemediğini belirten Ocaklı, “On yıldır var ama hedeflerinden hiçbirini yerine getiremedi” dedi.
Anayasa Mahkemesi’nin, Türkiye Varlık Fonu ve bağlı fonların TBMM denetimi dışında tutulmasına ilişkin hükmü iptal ettiğini hatırlatan Ocaklı, bu kararın uygulanıp uygulanmayacağını sordu. Bağımsız denetim raporlarında “gizlilik” gerekçesiyle bazı şirketlerin finansal verilerine ulaşılamadığını ifade eden Ocaklı, bunun kamuoyunda ciddi soru işaretleri yarattığını belirtti.
Bakanlığa ve Cumhurbaşkanına yöneltilen sorular
Ocaklı konuşmasını şu sorularla tamamladı:
Türkiye Varlık Fonu bugüne kadar hangi bağımsız denetim kuruluşları tarafından, hangi dönemlerde denetlenmiştir?
Sayıştay denetimine kapalı şirketlerin, bağımsız denetime de gizlilik gerekçesiyle kapatılmasının nedeni nedir?
Kamu kaynakları neden denetimden kaçırılmaktadır?
Anayasa Mahkemesi kararı gereği Varlık Fonu TBMM denetimine açılacak mıdır?
Ocaklı, “Bu soruların muhatabı belki siz değilsiniz ama en azından Sayın Cumhurbaşkanı duymuş olsun” sözleriyle konuşmasını tamamladı.