Sektörün istihdamdan teknolojiye kadar birçok alanda ekonominin lokomotiflerinden biri olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Kacır, 2026 yılının ilk aylarında da ihracatta olumlu bir seyrin devam ettiğini ifade etti.
İstanbul’da düzenlenen Otomotiv Sanayii Derneği’nin genel kurul toplantısında konuşan Kacır, küresel ekonomide rekabetin giderek teknoloji ve yenilik ekseninde şekillendiğine dikkat çekti. Türkiye’nin son yıllarda üretim altyapısını güçlendiren yatırımlar ve reformlarla uluslararası üretim ve teknoloji merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi.
Üretim ve istihdamda güçlü tablo
Türkiye’de otomotiv sektörünün hem ana sanayi hem de yan sanayi ile yüz binlerce kişiye istihdam sağladığını belirten Kacır, sektörün geçen yıl üretim kapasitesini önemli ölçüde artırdığını dile getirdi. Türkiye’nin ticari araç ve otobüs üretiminde Avrupa’da lider konumda bulunduğunu, otomobil üretiminde ise dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını kaydetti.
Bakanlık olarak sektörün rekabet gücünü artıracak destekleri sürdürdüklerini ifade eden Kacır, yeni yatırımların özellikle teknoloji ve yenilik odaklı alanlarda yoğunlaşmasının hedeflendiğini söyledi.
Elektrikli araçların payı hızla artıyor
Küresel otomotiv pazarında elektrikli araçlara yönelimin hız kazandığını belirten Kacır, Türkiye’de de bu dönüşümün belirgin şekilde hissedildiğini vurguladı. Son yıllarda elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların toplam satışlar içindeki payının önemli ölçüde yükseldiğini aktaran Kacır, bu oranın önümüzdeki yıllarda daha da artmasının beklendiğini dile getirdi.
Türkiye’nin yerli elektrikli otomobil markası Togg’un üretim sürecinin de bu dönüşümün önemli bir parçası olduğunu ifade eden Kacır, bugüne kadar on binlerce aracın trafiğe çıktığını ve markanın Avrupa pazarına ihracat gerçekleştirmeye başladığını söyledi.
Şarj altyapısı ve yeni yatırımlar öne çıkıyor
Elektrikli araçların yaygınlaşması için altyapı yatırımlarının kritik rol oynadığını belirten Kacır, son yıllarda hızlı şarj istasyonlarının sayısında büyük artış sağlandığını kaydetti. Ülke genelinde on binlerce şarj bağlantı noktasına ulaşıldığını ifade eden Kacır, yeni yatırımların özellikle elektrikli ve hibrit araç üretimine yönelmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti.
Yeni nesil mobilite yatırımlarını desteklemek amacıyla yürürlüğe alınan programlar kapsamında elektrikli araç üretimi ve batarya teknolojileri alanında büyük ölçekli projelerin teşvik edildiğini dile getiren Kacır, Türkiye’nin bu alanda bölgesel bir merkez olmayı hedeflediğini söyledi.
İhracat pazarları yakından izleniyor
Küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler, enerji maliyetleri ve jeopolitik gelişmelerin ihracat üzerinde etkili olabildiğini belirten Kacır, Türkiye’nin dış pazarlardaki gelişmeleri yakından takip ettiğini ifade etti. Avrupa Birliği ile yürütülen düzenlemelerin de sektör açısından dikkatle izlendiğini kaydeden Kacır, Türk otomotiv sanayisinin uluslararası değer zincirindeki yerini korumak için gerekli adımların atılmaya devam edeceğini söyledi.
Kacır, Türkiye’nin genç nüfusu, güçlü üretim altyapısı ve büyüyen pazarıyla otomotiv sektöründe küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedeflediğini sözlerine ekledi.