Artı Gerçek- AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu. 'İKİ YILLIK SÜRECİN EN ÖNEMLİ AŞAMASI' Kürt meselesinin çözümüne dair hazırlanan çerçeve yasa teklifine ilişkin konuşan Çelik, "Cumhurbaşkanımız, Terörsüz Türkiye konusunda şimdiye kadar yaptığımız çalışmaların bugün geldiği nokta ve bundan sonrasında da inşallah bütün bu süreci başarıya ulaştırmak için yapılması gerekenler, ortaya konulması gereken tavırlar, kullanılacak üslup ve Cumhur İttifakı'nın birlik ve dirliği açısından ilgili talimatları verdiler.
Tabii aynı şekilde bu konuyla ilgili devlet kurumlarının koordinasyonu bakımından talimatlarını tekrar hatırlattılar.
Bugün yasa teklifinin verilmiş olmasıyla birlikte iki yıllık bir sürecin en önemli aşamasına gelinmiş oldu" dedi. 'ÜLKEMİZ KONUMU VE NİTELİKLİKLERİ BAKIMINDAN ÇOK YÜKSEK VE YOĞUN TEHDİTLERLE KARŞI KARŞIYA KALIYOR' Çelik, "Türkiye Cumhuriyeti'nin, biricik vatanımızın bulunduğu coğrafya son derece büyük risklerle ve tehditlerle dolu bir coğrafya.
Sadece çok uzun değil, 300 yıllık bir tarihe bile baksak, 100 yıllık tarihimize baksak, son 50 yılımıza baksak karşı karşıya olduğumuz tehditler, başka ülkelerin belki 5-10 kat sürede ve daha düşük yoğunlukta karşı karşıya kaldığı tehditlerle eşdeğerdir.
Terörsüz Türkiye'ye çok emek verildi.
Dolayısıyla ülkemiz hem bulunduğu konum bakımından hem de diğer nitelikleri bakımından çok yüksek ve yoğun tehditlerle karşı karşıya kalıyor.
Tüm bunların arkasında tabii birtakım siyasi projeler de var. Ülkemizi yolundan çevirmeye çalışan, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kastetmeye çalışan girişimler var.
Bütün bunlar karşısında şimdiye kadar Türkiye Cumhuriyeti, bütün unsurlarıyla beraber milletimizin desteğiyle en güçlü mücadeleyi verdi.
Bugüne kadar her türlü darbe girişiminden tutun da birtakım emperyalist ve siyonist projelerin ülkemize musallat olan kötü niyetlerine kadar her şey, kahraman şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin büyük fedakârlıklarıyla engellendi.
Buradan bir kere daha kahraman şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz.
Mekânları cennet olsun.
Kahraman gazilerimize hürmetlerimizi sunuyoruz.
Tabii şehitlerimizin ve gazilerimizin ailelerine de buradan bir kere daha AK Parti Genel Merkezi'nden en içten saygılarımızı ve hürmetlerimizi arz ediyoruz.
Onları her zaman hatırımızda tuttuğumuzu, her zaman gündemimizde olduklarını ifade etmek isterim" diye konuştu. 'SİYASET AKLININ VE MİLLETİMİZİN DEĞELERİNİN BİR NETİCESİ OLARAK ORTAYA ÇIKTI' Süreç için çok emek ve çaba sarf edildiğini ifade eden Çelik, "Biz artık AK Parti'de yaptığımız çalışmaların sayısını unuttuk.
Yani yüzlerce kere toplanmışızdır.
Sabah erken saatlerden gece geç saatlere kadar bütün arkadaşlarımızla birlikte kurduğumuz heyetle çok yoğun bir şekilde buna emek ve mesai harcadık.
Tabii esasında Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefi, etrafımızdaki gelişmeleri çok iyi izlediğimizde, yakın bölgemizde emperyalistlerin ve siyonistlerin hangi kirli planları, bölgeyi parçalamaya dönük ve bölge insanlarını birbirine düşürmeye dönük hangi şer şebekelerini devreye soktuğunu düşündüğümüzde, Türkiye Cumhuriyeti'nin köklü devlet aklının bugün siyasette, Meclis'te ve diğer alanlarda tecelli eden siyaset aklının, milletimizin değerlerinin, irfanının ve basiretinin bir neticesi olarak ortaya çıktı" dedi. 'EMPERSYALİST VE SİYONİST SALDIRGANLIĞA VERİLMİŞ EN BÜYÜK CEVAPLARDAN BİR TANESİ' Bölgesel gelişmeleri değerlendiren Çelik, "Kurallı bir dünya düzeni sona ermiştir.
Kuralsız bir dünya düzenine geçilmiştir.
Kaotik bir şekilde ortaya çıkan bu tablo neticesinde dünyanın bütün dikişleri sökülmektedir.
Biliyorsunuz Arap Baharı'ndan başlayarak bu dalgalara karşı Türkiye, bu dalgaların geldiğini görerek çok büyük çalışmalar yaptı.
Bunların uzun bir tarihi var.
Zaman zaman size bahsediyorum.
Ama o zaman da mesela Arap Baharı zamanında halkların bazı ülkelerdeki meşru tepkilerini, o devletlerin kurumlarını yok edecek ve o devletlerin devlet kapasitesini ortadan kaldıracak şekilde yönlendirdiler.
O zaman da biz uyarımızı yapmıştık.
Bölgede buna karşı yeni bir kardeşlik siyaseti atağı başlatmıştık.
Onun sabote edilmesi için de çeşitli güçler, büyük güçler devreye girmişti. İstihbarat örgütleri doğrudan vekâlet savaşlarını terör örgütleri yoluyla devreye sokmuştu. İşte Türkiye'nin, 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' diyerek ortaya koyduğu bu irade ve ortaya çıkan bu çerçeve, aslında bölgemize dönük olarak kötü niyet besleyen emperyalist ve siyonist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaplardan bir tanesidir.
Burada devletimizin binlerce yıllık tecrübesi, milletimizin binlerce yıllık tarihin içinden süzülerek gelen kardeşliği ve basireti, bütün bu politikaların ana dinamiğini oluşturmuştur" diye konuştu. 'HALKLARIN KOL KOLA YÜRÜYECEĞİ TARİHİ VE GELECEĞİ İNŞA ETMEK' Çelik, "Dolayısıyla 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' nedir diye tek cümleyle tanımlayacak olsak, bu bölgemizde herkes için, Türk için, Kürt için, Arap için, Sünni için, Alevi için, Şii için ve diğer herkes için kötü niyet besleyenlere, bu kötü niyetlerine geçit vermeyecek şekilde verilmiş bir cevaptır diyebiliriz.
Bugüne kadar da bununla ilgili gerçekten çok hassas çalışmalar yürütüldü.
Ama günün sonunda meselenin sahibi 86 milyon vatandaşımızın tamamıdır.
Günün sonunda meselenin öznesi, meselenin iradesini tecelli ettiren yegâne makam vatandaşlarımızın tamamıdır.
Bu güven esasına, bu iradeye, bu tecrübeye ve tarihin içinden süzülen büyük irfana yaslanarak bütün bu süreç yürütülmüştür.
Tabii bu bahsettiğim emperyalist ve siyonist projeler, Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Sünni'nin, Alevi'nin, Şii'nin, Nusayri'nin, Dürzi'nin, Keldani'nin ve Ezidi'nin birbiriyle yumruklarıyla konuşmasını istiyor.
Dini ve etnik temelde bölünmüş birtakım parçacıklar, birtakım cemaatçikler hâline gelmesini ve birbirlerine yumruklarıyla hitap etmelerini istiyor. İşte bizim yürüttüğümüz bütün bu süreç, birilerinin terör örgütlerini kendileri için vekâlet unsuru olarak kullanmalarını devreden çıkararak, bizi yumruk yumruğa getirmek isteyenlere karşı, Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi, Nusayri, Dürzi, Ezidi ve Keldani olmak üzere yakın bölgemizdeki bütün halkların yumruk yumruğa değil, kol kola yürüyeceği bir tarihi ve geleceği inşa etmektir" dedi. 'YENİ İKLİM DEMOKRASİNİN ÖLÇEĞİNİ BÜYÜTECEK' Çelik, "Terörün gündemden çıkması ile birlikte yepyeni bir iklim doğacaktır.
Bu yeni iklim demokrasinin ölçeğini büyütecektir.
Türkiye barışta çok daha yüksek performans gösterecek.
Geleceğimiz açısından yepyeni bir sayfanın açılmasına imkan verecektir.
Kardeş halkların arasına giren terör örgütlerin kalkması için yeni bir dalga oluşturacaktır.
Terör tehdidinin ortadan kalkması ile birlikte demokrasinin ölçeğini büyütecek iklim herkesi sarıp sarmalayacaktır.
Bugün atılan adım bir başlangıç olacaktır.
Silahın şiddetin olmadığı medeni bir toplum hayatının var olmasını hedefliyoruz. 2. aşamada demokrasimizin üzerinde bu yük kalktığında demokrasimiz için büyük adınlar atılması mümkün olacaktır" ifadesini kullandı. 'YASAL ZEMİNİN OLUŞMASI SON DERECE ÖNEMLİ' Çelik, "Suriye'deki olaylarla geçtiğimiz yılbaşına girmiştik.
Venezuela'daki olaylarla bu yıl başına girdik.
Rusya Ukrayna arasındaki savaş kaçıncı yılına girdi.
Uzak Doğu'ya gittiğimiz zaman orada başka bir olaylar var.
Dünyanın parçalanmaya doğru gittiği noktada hukuk devleti bunlara bütünleşmeyle cevap verir.
Bütün milleti temsil eden unsurlarıyla birlikte süreci yöneten tablonun içindeyiz.
Yasal zeminin oluşması son derece önemlidir.
Silahların bırakılması şeklindeki yaklaşım destekleneceği bugün ortaya konuşmuştur.
Tarihi bir yaklaşımdır. Şimdiye kadar yürütülen yaklaşımlar dünyanın hiçbir yerine benzemiyor.
Silahların bırakılmasına yönelik yasal güvence oluşturan tabloya ortaya çıkmıştır.
Cumhuriyet tarihi açısından dönüm noktası olarak terör örgütünün ortadan kalkması için sağlam bir zemin oluşturmaktadır" dedi. 'TÜRKİYE'NİN 3.
GÖZE İHTİYACI YOK' Çelik, "Biz ısrarla üçüncü göz olunmasına karşı çıktık.
Bazı ülkelerde savaş vardır orada üçüncü bir göz gerekebilir. 86 milyon açısından söylediğinde Türk ile Kürt arasına üçüncü gözün girmesi tamamen saçmalık olur.
Milli göz bütün vatandaşlarımızdır, 86 milyonun tamamıdır.
Kendi işimizi kendi irademizle halledebileceğimize dair net bir mesajdır. Üçüncü göz olarak araya girmek isteyenlere 'size ihtiyacımız yok, kendi sorunumuzu çözeriz' dedik.
Biz kendi meselemizi kendimiz çözebiliriz mesajını verdik.
Cumhurbaşkanımız her toplantımızda Terörsüz Türkiye konusundaki hassasiyetini söylemiştir, devlet kurumlarına talimatlarını vermiştir.
Heyet olarak sürecin her aşamasında kendine bilgi verdik talimatları aldık.
Bu sürecin yolundan çıkmaması için mesaisinin büyük bir bölümünü ayırdı.
Milletimiz her şeyin karar vericisidir.
DEM Parti'den CHP'den ve diğer partilerden sürecin yapımı için bütün milletvekillerimizin çok büyük katkıları oldu.
Bütün bu destek bunu oturttu.
Yürüyeceğimiz yol budur.
Silahlı Terör Örgütünün ortadan kalkması ile birlikte Türkiye kardeşlik, tarihdaşlık ile yürüyecektir.
Bu tarih hepimizin tarihidir" diye konuştu. (POLİTİKA SERVİSİ)