Rize
Parçalı az bulutlu
28°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize
00:00:00
Akşam vaktine kalan
Ara
Rize Haber, Rize Haberleri, Rizespor, Rizespor Haberleri, Rizede Haber, Karadeniz, 53,rize güncel haber GÜNCEL Baharat Krallığı: Padişahların Tuzdan Daha Fazla Tercih Ettiği Koruyucu İksir!

Baharat Krallığı: Padişahların Tuzdan Daha Fazla Tercih Ettiği Koruyucu İksir!

Osmanlı saray mutfağının bilinen tüm ezberleri bozan lezzet sırrı ortaya çıktı. Padişah sofralarında tuzdan bile daha çok kullanılan o baharat, sadece yemeklere tat katmakla kalmıyordu. Zenginlik göstergesinden zehirlenme riskine, şifadan lezzet dengesine kadar işte padişahların o baharattan vazgeçememe nedenleri...

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)

Padişahların ziyafet sofralarında en çok tükettiği baharatın karabiber olduğunu biliyor muydunuz" Saray hekimlerinin önerisiyle her yemeğe bolca katılan bu lezzet sırrının arkasında hem şifa hem de stratejik nedenler yatıyor.

Osmanlı saray mutfağında padişahların sofralarında tuzdan bile daha fazla öne çıkan, adeta saray mutfağının "imza baharatı" kabul edilen madde Karabiberdir.

Ancak yalnızca karabiber değil; tatlı-tuzlu dengesinde başrolde olan Tarçın ve şifa niyetine her yemeğe katılan Safran da bu hiyerarşide özel bir yere sahiptir.

Padişah sofralarında karabiberin (ve diğer değerli baharatların) tuzun önüne geçmesinin ve bu kadar yoğun kullanılmasının temel sebepleri şunlardır:

1.

GÜÇ VE ZENGİNLİK GÖSTERGESİ OLMASI

Osmanlı döneminde baharatlar (özellikle karabiber, safran ve tarçın) İpek ve Baharat Yolları üzerinden son derece zorlu şartlarda getirilen, ağırlığınca altın değerinde lüks maddelerdi.

Sıradan halk tuza kolayca ulaşabilirken; padişahın ve saray halkının bolca karabiber ve pahalı baharatlar tüketmesi, imparatorluğun ve ihtişamın bir güç göstergesiydi.

2.

LEZZET ANLAYIŞI: "TATLI İLE TUZLUNUN/EKŞİNİN UYUMU"

Saray mutfağının kendine has bir tat dengesi vardı.

Et yemekleri, pilavlar ve dolmalar; erik, kayısı, incir gibi meyvelerle pişirilir, üzerine bolca karabiber ve tarçın serpilirdi.

Karabiber, meyvelerin tatlılığını bastırıp etin lezzetini öne çıkaran en önemli dengeleyiciydi.

3. ŞİFA VE SAĞLIK (TIBB-I NEBEVÎ VE HEKİM TAVSİYELERİ)

Saray hekimleri (hekimbaşılar) yemeklerin sadece lezzetine değil, padişahın sağlığına olan etkisine de bakardı:

Sindirim Kolaylığı: Karabiberin ve tarçının mideyi ısıttığına, ağır et yemeklerinin sindirimini kolaylaştırdığına ve gazı söktürdüğüne inanılırdı.

Mizaç Dengesi: O dönemin tıp anlayışına (Ahlat-ı Erbaa / Dört Sıvı Kuramı) göre karabiber "sıcak ve kuru" bir gıdaydı.

Vücuttaki soğukluğu ve nemi dengelemek için bolca kullanılırdı.

4.

ZEHİRLENME RİSKİNE KARŞI ÖNLEM VE TAT MASKELEME

Padişahlar için en büyük tehditlerden biri yemeklerine zehir katılmasıydı.

Keskin kokulu ve yoğun tatlı baharatların (karabiber, karanfil, tarçın) hem olası kötü kokuları/tatları maskeleme özelliği vardı hem de antiseptik (mikrop öldürücü) nitelikleri nedeniyle koruyucu olarak görülüyordu.Hem B vitamini hem kalsiyum!

Hadislerde de geçiyor: Tüketen doktora muhtaç olmuyorHer gün 1 fincan filtre kahve içmenin 5 faydası ve 5 zararı