Boğulma belirtilerini anlamak kritik bir öneme sahiptir. Kimi zaman filmlerde olduğu gibi panik içinde ellerini sallayan bir kişinin görüntüsü ile karşılaşmayabiliriz. Amerikalı cankurtaran Francesco Pia, boğulmanın içgüdüsel tepkilerini keşfetti ve bu durumun genelde sessiz gerçekleştiğini ifade etti. Gerçek hayatta, batan bir insanın çırpınmaları, beklenilenin aksine daha gizlidir.
Boğulma Belirtileri
Boğulan bir kişi, su altında kalma sürecinde çeşitli belirtiler gösterir. Ağzı su seviyesine düşerek yüzeye çıkmaya çalışırken, aslında nefes alamaz hale gelir. Bu nedenle, yardım istemek için bağırmak veya çaresizce el sallamak gibi davranışlar sergilemez. Bunun yerine, kolları yanlara doğru açılarak suyun dışına çıkmaya çalışılır. Boğulma sırasında olan bu doğal tepkiler, kişinin su içinde dik konumda kalmasına neden olur. Yüzeyde kalma süresi genellikle 20 ile 60 saniye arasında değişir. Eğer bu durum gelişirse, boğulma süreci tamamlanabilir ve kişi tamamen su altında kalabilir. Ancak panik anında ciddi çığlıklar atmak ya da çırpınmak gibi hareketler yapabilir. Bu tür belirtiler genelde yardım çağrısı olarak değerlendirilebilir, ancak boğulma belirtilerinin öncesinde bu çırpınmalar kısa süreliği ifade eder.
Boğulma Durumunda Alınacak Önlemler
Boğulma tehlikesindeki bir kişinin belirtilerini gözlemlemek önemlidir. Belirgin işaretler arasında, başın geriye düşmesi, ağzın açık olması ve gözlerin odaklanamaması yer alır. Ayrıca, kişi sudan geri çekilmeye çalışıyor olabilir ya da ip merdiveni gibi hareketlerle su yüzeyine ulaşmaya çalışabilir. Böyle bir durumda hemen müdahale edilmesi gerekir. Francesco Pia tarafından geliştirilen "Pia Carry" tekniği ile, boğulmakta olan kişinin beline sarılıp yukarı doğru kaldırılması sağlanabilir. Bu yöntem, boğulan kişinin başını su yüzeyinde tutma işlevi görür ve diğer el ile kıyıya doğru yönlendirilir. Bu teknik, cankurtaranlar için kritik bir bilgi sunar ve hayat kurtarmada büyük öneme sahiptir.
Boğulmamak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Boğulmamak adına alınacak önlemler de oldukça önemlidir. Panik anında vücut daha hafif hale gelir ve bu durum kişinin batmasına yol açabilir. Suya dalmadan önce, bacakların sıkı bir şekilde tutulması gerektiği unutulmamalıdır. Bunun sebebi, suyun bireyi yukarı itmesine yardımcı olmaktır. Sırt üstü yatarak rahatlamak da boğulma riskini azaltır. En kritik nokta, burnun ve ağzın su yüzeyinde kalmasını sağlamak ve sakin kalmaktır. Eğer hala panik yaşıyorsanız, ellerinizi yukarı kaldırmak yerine su yüzeyinde hareket ettirmeyi deneyin. Böylece başınızın yüzeyde kalması kolaylaşır. Vücudu rahatlatmak ve gerektiği kadar hava almak, su üzerinde kalma süresini artıracaktır.
Suya Girişte Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
Suya girmeden önce bazı önemli hususlar göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle alkollüyken yüzmekten kaçınılmalı ve şişme oyuncaklarda yatılması önerilmez. Sıcak saatlerde (12:00-16:00) güneş çarpması riski de göz önünde bulundurulmalıdır. Yalnız başına bilinmeyen sulara girmemek, her zaman gözlemci bir arkadaş bulundurmayı gerektirir. Uzak veya yorucak hale geldiğinizde, dinlenmek için geri yaslanarak "yıldız" pozisyonunda gevşemek en iyisi olacaktır. Kıyıya dönmek için yavaş hareket etmek, enerji tasarrufu sağlayarak güvenli bir şekilde geri dönmeyi kolaylaştırır.
Akan Sularla Mücadele Yöntemleri
Akıntılar, yüzücüler için büyük bir tehlike arz eder. İyi bir yüzücü bile akıntıya kapılabilmektedir. Bu sebeple giysiler ve vücut durumu akıntıya karşı koyacak şekilde düzenlenmelidir. Uzun süre bu akıntılarla savaşmak yerine, akıntıya paralel bir şekilde hareket etmek daha sağlıklı bir yöntemdir. Eğer bir kişi kramp geçirirse, bölgeyi rahatlatmak adına harekete geçmek gerekecek. Kalça krampı için bacağı dizden büküp topuğu kalçaya doğru çekmeniz önerilir. Gerekli tüm bu bilgiler, suda dikkatli olunmasını sağlarken, aşırı durumlarda soğukkanlı kalmak da oldukça didaktiktir.