Soğuk havalarda iç ısıtan, yemeklerden sonra sindirimi rahatlatmak veya gün içinde sakinleşmek amacıyla tüketilen bitki çayları, pek çok kişinin günlük rutininde yer alıyor.
Ancak uzmanlar, bitki çaylarının ilaç gibi değerlendirilmemesi ve bilinçsiz şekilde tüketilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.Her bitkinin içeriği ve vücut üzerindeki etkisi farklı olduğu için bilimsel açıdan tek bir çayı "dünyanın en sağlıklı bitki çayı" olarak nitelendirmek mümkün değil.
Bununla birlikte antioksidan bileşenleri ve üzerinde yapılan araştırmalar nedeniyle yeşil çay, sağlıklı içecek seçenekleri arasında öne çıkıyor.Antioksidan İçeriğiyle Dikkat ÇekiyorYeşil çay, siyah çay ve oolong çayı gibi Camellia sinensis bitkisinden elde ediliyor.
Yeşil çayın sağlıkla ilişkilendirilen özelliklerinin büyük ölçüde polifenol adı verilen bitkisel bileşenlerden kaynaklandığı düşünülüyor.
Teknik olarak klasik bitki çaylarından farklı olsa da günlük kullanımda bu grupta değerlendirilebiliyor.Araştırmalar, yeşil çayın toplam kolesterol ve "kötü kolesterol" olarak bilinen LDL seviyelerinde küçük bir azalma sağlayabileceğini gösteriyor.
Ancak çalışmaların önemli bir bölümünde çay yerine yoğunlaştırılmış yeşil çay özlerinin kullanıldığı ve mevcut bulguların kesin bir tedavi sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtiliyor.Zayıflattığı İddiasına DikkatYeşil çay, metabolizmayı hızlandırdığı ve kilo verdirdiği iddialarıyla da sık sık gündeme geliyor.
Ancak mevcut bilimsel veriler, yeşil çayın tek başına belirgin bir kilo kaybı sağladığını göstermiyor.
Bu nedenle hiçbir bitki çayı, dengeli beslenme ve fiziksel aktivitenin yerine geçmiyor.Benzer şekilde yeşil çayın kanser veya kalp hastalıklarını kesin olarak önlediğine yönelik iddialar da bilimsel açıdan kanıtlanmış değil.
Bazı araştırmalarda olumlu ilişkiler görülse de sonuçlar kesinlik taşımıyor.