Arabesk müziğin önemli isimlerinden biri olarak tanınan Güllü'nün ani ve trajik ölümü, sanat camiasında derin bir üzüntü oluşturdu. 26 Eylül 2025 tarihinde, yaşadığı evin 6. katından düşerek hayatını kaybeden sanatçı ile ilgili yürütülen soruşturma, ailesinin dramını daha da derinleştirdi. Sanatçının kaybı, ardında birçok soru ve büyük bir hüzün bırakarak, sevenlerini ve yakınlarını yasa boğdu.
Ailevi Dram ve Tutuklama Süreci
Güllü'nün ölümünün hemen ardından başlatılan adlî süreç, herkes için şaşkınlık verici bir gelişmeye sahne oldu. Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin ölümünden sorumlu tutulup tutuklandı. Bu durum, ailenin yaşadığı acıyı daha da artırarak, onları derin bir uça düşürdü. Güllü’nün kaybı ve ardından gelen bu tutuklama, sanatçının ailesinin dağılmasına, parçalanmasına neden oldu. Tuğberk Yağız Gülter, annesinin mirasını yaşatma çabası içindeyken, kendi hayatındaki zorluklarla yüzleşmek zorunda kaldı. Bu olay, aile içindeki dinamikleri de oldukça etkiledi ve onların yaşadığı travmanın boyutunu gözler önüne serdi.
Anneye Duyulan Özlem ve Aşk
Yaşanan tüm bu zorluklara rağmen, Tuğberk Yağız Gülter, annesi Güllü’nün hatırasını yaşatmaya kararlı. Sosyal medya hesabından annesiyle ilgili paylaşımlar yaparak, onun neşeli anlarını hatırlatıyor. Yağız’ın annesine dair paylaştığı video, izleyenleri derinden etkiledi. Altına yazdığı notla da duyguları bir kez daha dile getirdi. "Hep böyle bitirirdik setleri, belki kötü şeyler yaşanıyor olabilir ama yine böyle bitireceğiz sultanım sana söz." ifadeleriyle, annesine ne kadar bağlı olduğunu gösterdi. Bu paylaşımlar, aynı zamanda Güllü'nün müziğe kattığı değerleri ve sanatını ne kadar özlediğini de ortaya koydu.
Hayranların Duygusal Tepkisi
Tuğberk Yağız Gülter’in yaptığı paylaşım, sosyal medya üzerinden büyük bir ilgi gördü. Binlerce beğeni ve taziye mesajı aldı. Takipçileri, Güllü’nün güçlü karakteri ve arabesk müziğe kattığı eşsizlik için hayranlıklarını dile getirirken, bu durum Güllü hayranlarını bir kez daha hüzne boğdu. Genç ismin, yaşadığı tüm bu olumsuzluklara rağmen annesine karşı duyduğu saygı ve sevgi duygusu yalnızca onun için değil, Güllü'nün tüm hayranları için de anlamlıydı. Tuğberk’in verdiği bu "söz", Güllü'nün sanatına olan bağlılığın ve kaybın ardından yaşanan derin hislerin bir yansıması oldu.