Ekrem Abi Site matbahis giriş
Rize
Açık
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize
00:00:00
Öğle vaktine kalan
Ara

"İnsan Kaynaklı Kirliliğe Karşı Farkındalık Yaratma Çağrısı"

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent merkezindeki 88 derede 92 kilometrelik temizlik çalışması yaparak 233 bin 584 ton malzeme çıkardı. Dere yataklarına bırakılan koltuk, buzdolabı ve evsel atıkların yağışlarla birlikte Körfez’e ulaşmasının önüne geçen ekipler, temizlenen alanlara yeniden atık bırakılmaması için yurttaşları duyarlı olmaya çağırıyor.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)

İzmir’de derelerden Körfez kıyılarına uzanan temizlik çalışmaları yıl boyunca devam ediyor. İZSU ekipleri, kent merkezindeki 88 derede 92 kilometre uzunluğundaki bölgede temizlik gerçekleştiriyor.

Dere yataklarından çıkarılan malzemeler arasında evsel atıkların yanı sıra koltuk ve buzdolabı gibi büyük hacimli atıklar da bulunuyor.Temizlenen bazı noktalara kısa süre sonra yeniden atık bırakılması ise insan kaynaklı kirliliğin boyutunu gözler önüne seriyor.

Dere yataklarına bırakılan atıklar, yağışlarla birlikte ana kollara ve buradan İzmir Körfezi’ne taşınabiliyor.

Büyükşehir ekipleri, bu atıkların Körfez’e ulaşmasını önlemek için dere temizliklerini düzenli olarak sürdürüyor."Çöp konteynerleri boş, dereler dolu”İZSU Dereler Merkez Bölgesi Sorumlusu Hakan Çetinkaya, temizlenen derelerin kısa sürede yeniden atıklarla dolabildiğini belirterek yurttaşlara duyarlılık çağrısı yaptı. Çetinkaya, “Bir hafta önce temizlik yaptığımız bir bölgenin bir hafta sonra yeniden atıklarla dolduğunu görüyoruz. Çöp konteynerleri boş, ancak dereler dolu.

Vatandaşlarımızdan duyarlı olmalarını istiyoruz.

Bu atıkların tamamı yağışlarla birlikte İzmir Körfezi’ne ulaşabilir” dedi.Kıyıdaki her birikim kirlilik değilDerelerde insan kaynaklı kirliliğin Körfez’e ulaşmasını önlemek için çalışmalar sürerken, kıyılardaki doğal materyaller de ekosisteme zarar vermeden toplanıyor.Rüzgar ve deniz hareketleriyle doğal yaşam alanlarından koparak Bostanlı, Bayraklı ve Alsancak İskele çevresinde biriken deniz çayırları düzenli olarak temizleniyor.

Deniz tabanındaki doğal yaşam alanlarına müdahale edilmezken yalnızca kıyıya ulaşan veya su yüzeyinde yoğunlaşan birikimler toplanıyor.“Körfez’in yaşayan bir deniz olduğunu gösteriyor”İzmir Büyükşehir Belediyesi Deniz Koruma Şube Müdürlüğü Bölge Sorumlusu Saygın Yörük, deniz çayırlarının kirlilik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.Deniz çayırlarının oksijen ürettiğini, deniz canlılarına yaşam alanı sağladığını ve deniz tabanını koruduğunu ifade eden Yörük, “Körfez’de deniz çayırlarının ve deniz marullarının görülmesi, aslında Körfez’in yaşayan bir deniz olduğunu gösteriyor.

Bu da İzmir Körfezi açısından çok önemli” dedi.Haftanın 7 günü karadan ve denizden çalışmaKıyıya ulaşan deniz çayırlarının yoğunlaşması halinde deniz tabanına ulaşan güneş ışığının azalabildiğini belirten Yörük, ekiplerin bu nedenle haftanın 7 günü karadan ve denizden çalışma yaptığını söyledi.Kıyıdaki birikimler iş makineleriyle, deniz yüzeyindekiler ise deniz süpürge gemileriyle toplanıyor.

Kara ekiplerinin ve gemilerin ulaşamadığı noktalarda amfibik yüzer-gezer araçlardan yararlanılıyor.Doğal materyal ve atık farkıİzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Körfez ve kıyılardan yılda ortalama 1.100-1.400 ton yüzer atık ve doğal materyal topluyor.

Bu miktarın yaklaşık yarısını deniz çayırları, deniz marulları ve diğer deniz bitkileri oluşturuyor.Doğal materyalle insan kaynaklı kirliliğin birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Yörük, “Gördüğümüz deniz çayırları aslında yaşayan bir organizmanın bize canlı tanığı.

Biz sadece tehdit oluşturabilecek unsurları uzaklaştırıyoruz” dedi.