Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Eğitim Sen, Sosyal-İş Sendikası ve İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) katılımıyla İstanbul'da düzenlenen basın açıklamasında, trans kadın öğretmen Zoe Lila'nın işten çıkarıldığı duyuruldu.
Sendika binasında yapılan açıklamada konuşan Lila, beden uyum sürecinin ardından hedef gösterildiğini, nefret söylemine maruz bırakıldığını ve trans kimliği nedeniyle sözleşmesinin yenilenmediğini söyledi.
Katılımcılar, yaşananların ayrımcılık ve çalışma hakkı ihlali olduğunu belirterek Milli Eğitim Bakanlığı'nı ayrımcılığı önleyecek mekanizmalar oluşturmaya çağırdı.
Sözleşmesinin trans kimliği gerekçe gösterilerek yenilenmediğini ifade eden Lila, "Karşı karşıya kaldığım durum, yalnızca bireysel bir işten çıkarma değil; anayasal güvence altındaki çalışma hakkımın idari ve transfobik baskılarla fiilen gasp edilmesidir" dedi.
MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI Lila, maruz kaldığı ayrımcılığın üç milletvekilinin verdiği soru önergeleriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemine taşındığını belirtti.
Avukatları aracılığıyla hukuki süreç başlattıklarını aktaran Lila, Anayasa'nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10'uncu maddesine, çalışma hakkına ilişkin 49'uncu maddesine ve İş Kanunu'ndaki ayrımcılık yasağına işaret etti.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi'nin ilgili hükümlerini de hatırlatan Lila, sözleşmesinin yenilenmemesinin hukuki bir dayanağı olmadığını savundu.
TİHEK'E BAŞVURU Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'na (TİHEK) da başvurduklarını belirten Lila, "Devlet kurumlarının ve özel öğretim kurumlarının görevi, trans yurttaşların anayasal haklarını yok saymak ya da onları çalışma hayatının dışına itmek değil; tam tersine bu hakları eşitlik ilkesiyle korumaktır" dedi.
Sözleşmesinin yenilenmemesini "çalışma hakkının cezalandırılması" olarak nitelendiren Lila, anayasal güvencelerin uygulamada etkisiz bırakıldığını söyledi. "Öğretmenlik yapmaktan vazgeçmeyeceğiz""Genel ahlak" gerekçesinin transların kamusal yaşamdaki varlığına ve emeğine karşı kullanıldığını belirten Lila, çalışma yaşamından dışlanmaya karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti. "Haklarımı, kimliğimi ve öğretmenlik mesleğimi bürokratik ya da kurumsal baskılarla elimden alamazsınız.
Trans kadınları güvencesizliğe hapsetmeye çalışan bu ayrımcı zihniyete karşı okumaktan, üretmekten ve öğretmenlik yapmaktan vazgeçmeyeceğiz." TALEPLER SIRALANDI Basın açıklamasında öğretmen, hak savunucuları ve sendikalar adına şu talepler dile getirildi: Ayrımcı olduğu belirtilen uygulamaya son verilmesi ve öğretmenin çalışma hakkının iade edilmesi,Çalışma hakkını ihlal ettiği öne sürülen kurum ve kişiler hakkında etkili idari ve hukuki süreç yürütülmesi,Milli Eğitim Bakanlığı'nın cinsiyet kimliği temelindeki ayrımcılığı önleyecek açık mekanizmalar oluşturması,Eğitim emekçilerinin cinsiyet kimlikleri ve varoluşları nedeniyle güvencesiz bırakılmaması ve istihdam dışına itilmemesi.
Lila, hukuki mücadeleyi Anayasa Mahkemesi ve uluslararası mekanizmalar önünde sürdüreceğini belirterek, "Trans kadınların çalışma hakkı anayasal güvencededir, engellenemez" sözleriyle açıklamasını tamamladı. (Bianet)