Ezilenlerin Sosyalist Partisi'ne (ESP) yönelik soruşturma kapsamında 3 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunan Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı, Ardiyecilik ve Antrepoculuk İşçileri Sendikası (Limter-İş) Genel Başkanı Kanber Saygılı'nın 'örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 26’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 'ZİNDANLARDA DA DİRENİŞİMİZİ SÜRDÜRDÜK' Duruşma öncesinde Limter-İş’in çağrısıyla çok sayıda kişinin katılımıyla adliye önünde basın açıklaması yapıldı.
Açıklamada konuşan Limter-İş Genel Sekreteri Beycan Taşkıran, 3 Şubat'ta gerçekleştirilen soruşturmanın “siyasi” olduğunu vurgulayarak, düzenlenen operasyonun yalnızca ESP'yi değil, sendikaların da hedef aldığını söyledi.
Taşkıran, "Baskılara rağmen Limter-İş mücadelesini sürdürdü.
Zindanlarda da direnişimizi devam ettirdik.
Kanber Saygılı başta olmak üzere tüm tutsaklara özgürlük istiyoruz.
Onları mutlaka alacağız" dedi. 'SENDİKAL MÜCADELE KRİMİNALİZE EDİLMEK İSTENİYOR' DİSK Genel Başkan Yardımcısı Özkan Atar ise sendikal mücadelenin kriminalize edilmek istendiğini belirterek, "Oysa sendikal mücadele ekonomik, demokratik ve aynı zamanda politik bir mücadeledir.
Bu ülkede her gün işçiler iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyorsa, buna karşı yürütülen mücadele de politiktir.
Bugüne kadar mücadelemizi nasıl sürdürdüysek, bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu.
Açıklamanın ardından duruşma salonuna geçildi.
SAYGILI: BİZİM KORKACAK BİR ŞEYİMİZ YOK Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada, Kanber Saygılı’nın savunmasına geçildi.
Saygılı savunmasında, “Limter-İş sendikası işçi hakları mücadelesi veren, ekolojik yıkıma karşı çıkan, kadın cinayetlerine ve emek sömürüsüne karşı mücadele eden bir sendikadır. İddianamede sendikamızın tarihi ve mücadele geleneği dahi çarpıtılmıştır.
Yargılanalım, bizim korkacak bir şeyimiz yok ama uyuşturucu taciri bir itirafçının beyanlarıyla değil. İşçi cinayetlerine, kadın cinayetlerine karşı, emek sömürüsüne karşı onlarca eylem yaptım.
Yargılanacaksam bunlardan yargılanmaktan onur duyarım” ifadelerini kullanarak, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. 'SENDİKAL HAREKETİN YÜZ AKIDIR' Saygılı’nın avukatı ise "Müvekkilim Türkiye sendikal hareketinin yüz akıdır. İddianame bunu kanıtlar nitelikte.
Türkiye’de iki sendikal mücadele hattı var.
Aidatları toplayan ve kendi için kullanan sarı sendikacılar, bir de fiili meşru mücadele hattını örgütleyen bir taraf var ki müvekkilim ve Limter-İş sendikası bu tarafta yer alıyor" dedi.
Avukat, tahliye ve beraat talebinde bulundu.
DURUŞMA 17 KASIM'A ERTELENDİ Ardından iddia makamı, Saygılı’nın tutukluluğunun devamını istedi.
Ardından dosyadaki tanık beyanları alındı.
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Saygılı’nın adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verdi.
Duruşma eksik hususların tamamlanması için 17 Kasım'a ertelendi. (MEZOPOTAMYA AJANSI)