1 Ekim 2025 ile 31 Mart 2026 tarihleri arasında Türkiye'de gerçekleşen yağış miktarları, son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı. Bu dönemdeki yağışlar, ortalama olarak %25 oranında artış gösterirken, geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında ise %87 daha fazla yağış düştüğü kaydedildi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri, bu dönemin tarımsal sulama açısından kritik olduğunu ve meteorolojik kuraklık durumlarının belirlenmesinde önemli bir gösterge teşkil ettiğini ortaya koyuyor.
Yağış Miktarları ve Normal Düzeye Göre Artış
2026 su yılı içerisinde Türkiye genelinde metrekareye ortalama 468,8 kilogram yağış gerçekleşti. Bu miktar, uzun yıllar ortalaması olan 374,3 kilogramdan %25 daha fazla iken, geçen yılın aynı dönemindeki 250,2 kilogram yağışın ise %87 üzerinde. Bu artış, yağış dağılımının ülke genelinde farklılıklar arz ettiğini gösteriyor. Özellikle tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamada bu verinin ne denli önemli olduğu, iklim değişikliği ile mücadele açısından da bir kez daha gözler önüne seriliyor. Her yıl 1 Ekim ile 30 Eylül dönemini kapsayan su yılı, çiftçiler ve sulama planlamaları açısından kritik bir öneme sahiptir.
Bölgesel Yağış Artışları
Yağışların bölgesel dağılımı incelendiğinde, tüm bölgelerde normal seviyelerin üzerine çıkıldığı görülüyor. İçinde en dikkat çekici artış, %39 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kaydedildi. Ege ve İç Anadolu bölgelerinde ise son on bir yılın en yüksek yağış miktarları tespit edildi. Marmara Bölgesi'nde yağışlar %15, Ege'de %29, Akdeniz'de %35, İç Anadolu'da %18, Karadeniz'de %7, Doğu Anadolu'da ise %34 oranında artış gösterdi. Geçen yılın aynı dönemine göre birçok bölgede meydana gelen artış oranları %100'ü aşarak, bu durumu daha da pekiştiriyor.
Uzun Yıllar Üzerinde Rekorlar ve Düşüşler
Bazı şehirler, uzun yılların rekorlarını kırarak önemli bir noktaya ulaştı. Ordu, son 58 yılın, Ağrı 38 yılın, Düzce ve Zonguldak ise son 31 yılın en yüksek yağışlarına tanıklık etti. İzmir ve Manisa da son 27 yılın rekorlarını elde etti. Fakat genelde artış gösteren yağış miktarlarına karşın, Kastamonu, Gümüşhane, Bayburt ve Artvin çevrelerinde yağış miktarlarında gözlemlenen %20’nin üzerindeki azalış dikkat çekmektedir. Bu durum, iklim değişikliği ve hava koşullarının dalgalanmasının bazı bölgeler üzerindeki olumsuz etkilerini yansıtmaktadır.
Artışlar ve Tarımsal Etkileri
Ülkenin farklı bölgelerinde gözlemlenen bu aşırı yağışlar, tarımsal faaliyetler açısından olumlu bir tablo çizebilir. İzmir, Balıkesir, Antalya, Mersin, Adana, Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Van ve Hakkari çevrelerinde %60'ın üzerinde artışlar görülmüştür. Bu artışlar, özellikle su kaynaklarının etkin kullanımı, sulama stratejilerinin gözden geçirilmesi ve tarımsal üretimin artırılması konusunda büyük bir fırsat sunmaktadır. Ancak, aynı zamanda ani yağışların yol açtığı olumsuz etkilerin de göz önüne alınarak, bu durumların yönetimi konusunda dikkatli olunması gerektiği unutulmamalıdır. Tarımsal üretimi destekleyecek politikaların geliştirilmesi, Türkiye’nin su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı için kritik önemde olacaktır.