deneme bonusu
Rize
Parçalı az bulutlu
28°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize
00:00:00
İmsak vaktine kalan
Ara

Türkiye-KKTC İlişkileri Derinleşiyor, Rumlar BM'ye Başvurdu!

Türkiye ile KKTC arasında kurulması planlanan doğal gaz boru hattı, daha hayata geçirilmeden Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni harekete geçirdi. Rum yönetimi, iki taraf arasında imzalanan enerji mutabakatını Birleşmiş Milletler'e taşıyarak projenin durdurulmasını talep ederken, Ankara-Lefkoşa hattında atılan stratejik adım Doğu Akdeniz'de yeni bir diplomatik tartışmanın fitilini ateşledi.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında hayata geçirilmesi planlanan doğal gaz boru hattına karşı Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde girişim başlattı.

Rum basınında yer alan haberlere göre, Güney Kıbrıs'ın BM Daimi Temsilcisi Maria Michael, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e gönderdiği mektupta, Türkiye ile KKTC arasında deniz altından çift yönlü doğal gaz boru hattı kurulmasına ilişkin 10 Temmuz 2026'da imzalanan mutabakatı şikayet etti.

Michael, mektubunda KKTC için "tanınmayan ayrılıkçı oluşum" ifadelerini kullanırken, Türkiye ile KKTC arasında planlanan projeyi "yasa dışı" ve "geçersiz" olarak nitelendirdi. "TÜRKİYE KKTC'Yİ ANA KARAYA KALICI OLARAK BAĞLAMAYI HEDEFLİYOR"Rum Daimi Temsilci Michael, projenin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenliğinin ihlali olduğunu ileri sürerek, Türkiye'nin KKTC topraklarını ana karaya kalıcı biçimde bağlayacak yeni bir stratejik altyapı oluşturmayı hedeflediğini savundu.

Projenin GKRY'nin rızası olmadan başlatıldığını öne süren Rum Temsilci, Türkiye ile KKTC arasında kurulacak bağlantıyı "işgal altındaki topraklarda yeni oldubittiler oluşturma çabasının bir parçası" olarak tanımladı.

Rum tarafı ayrıca boru hattının ve projeyle bağlantılı kara ve deniz altyapısının kendi izni olmadan inşa edilemeyeceğini iddia etti.

ORUÇ REİS DE ŞİKAYET EDİLDİMichael'ın BM'ye gönderdiği mektupta Türkiye'nin 21 Temmuz 2026'da yayımladığı NAVTEX'e de yer verildi.

Mektupta, Oruç Reis, Denar Explorer, Denar Pathfinder ve Denar Surveyor gemilerinin doğal gaz boru hattı projesi kapsamında ön araştırma faaliyetlerinde görevlendirileceği belirtildi. İlk çalışmaların Türk karasularında gerçekleştirildiği bilgisine de mektupta yer verilirken, Rum tarafı projenin ilerleyen aşamalarında kendi karasuları, Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB) ve kıta sahanlığı olarak kabul ettiği alanların etkilenebileceğini ileri sürdü.

Maria Michael, iddialarını Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) dayandırırken, Türkiye söz konusu sözleşmeye taraf değil.

TÜRKİYE-KKTC ARASINDA ÇİFT YÖNLÜ DOĞAL GAZ HATTIRum basınına yansıyan bilgilere göre; proje, Türkiye ile KKTC arasında deniz altından uzanacak çift yönlü doğal gaz iletim hattının kurulmasını öngörüyor.

Projenin hayata geçirilmesiyle Türkiye ile KKTC arasındaki enerji altyapısının yeni bir stratejik bağlantıyla güçlendirilmesi hedefleniyor.

Rum tarafı, söz konusu bağlantının Türkiye ile KKTC arasındaki kalıcı altyapı bütünleşmesini daha da artıracağı iddiasını BM nezdindeki itirazının gerekçelerinden biri olarak gösterdi.

GUTERRES'E TÜRKİYE'YE MÜDAHALE TALEBİRum yönetiminin mektubunda, BM Genel Sekreteri Guterres'ten Türkiye'nin projeden vazgeçmesi ve ilgili faaliyetlerin durdurulması yönünde girişimde bulunması talep edildi.

Michael mektubun BM Genel Kurulu belgesi olarak dağıtılmasını, BM Okyanus İşleri ve Deniz Hukuku Bölümü'nün internet sitesinde yayımlanmasını ve Law of the Sea Bulletin'in bir sonraki sayısında yer almasını istedi.

Rum tarafı mektubunda ayrıca Türkiye'nin, Doğu Akdeniz'de 2019 ve 2020 yıllarında gerçekleştirdiği sondaj ve sismik araştırma faaliyetlerini de yeniden gündeme taşıdı.