Rize Haber
Rize
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize
00:00:00
İmsak vaktine kalan
Ara

Türkiye, küresel tedarik zincirlerinde Güvenilir Aktör konumunda

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin Asya ile Avrupa, kuzey ile güney arasında kurduğu kesintisiz bağlantılar sayesinde yalnızca bir transit ülke değil, küresel tedarik zincirlerinde güvenilir ve öngörülebilir bir merkez haline geldiğini söyledi.

Kaynak: BHA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video mesaj gönderdiği İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 2. Ulaştırma Bakanları Konferansı, İstanbul’da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun başkanlığında, üye ülkelerin bakanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.

Konferansta konuşan Uraloğlu, toplantının 40 yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da düzenlendiğine dikkat çekerek, organizasyonun İİT üyesi ülkeler ve İslam dünyası için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti. Son kırk yılda dünya ekonomisinde, ticaret yollarında, üretim merkezlerinde ve ulaştırma teknolojilerinde köklü değişimler yaşandığını belirten Uraloğlu, bu dönüşümün ulaştırma alanındaki iş birliğini daha stratejik bir noktaya taşıdığını vurguladı. İİT çatısı altındaki dayanışmanın, üye ülkeler arasındaki güveni pekiştirdiğini söyledi.

Ulaştırmanın günümüzde yalnızca ekonomik kalkınmanın değil, aynı zamanda insani dayanışmanın, kriz yönetiminin ve bölgesel istikrarın temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Uraloğlu, özellikle Filistin’de yaşanan insani trajedinin uluslararası sistemin adalet ve insan onuru temelindeki işleyişine dair ciddi soru işaretleri doğurduğunu dile getirdi. İslam dünyasının bu süreçte ortak bir duruş sergilemesinin önemine işaret etti.

İİT bünyesindeki ulaştırma ve lojistik iş birliğinin, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine hızlı ve güvenli ulaştırılmasında hayati rol oynadığını belirten Uraloğlu, ulaştırmanın krizlere karşı toplumsal direncin de temel dayanaklarından biri haline geldiğini kaydetti.

Türkiye’nin ulaştırma vizyonunu “Yol medeniyettir” anlayışı üzerine inşa ettiklerini aktaran Uraloğlu, yolun yalnızca fiziki bir altyapı olmadığını; üretimin pazarlara ulaşmasını, ticaretin serbestçe akmasını ve toplumlar arasında güçlü bağlar kurulmasını sağladığını ifade etti. Son 20 yılı aşkın sürede uygulanan politikalarla Türkiye’nin, coğrafi konumu, gelişmiş altyapısı ve çok modlu lojistik kapasitesi sayesinde küresel ticaretin önemli merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi.

Türkiye’nin uluslararası diplomasideki yapıcı yaklaşımı ve kriz çözme yeteneğiyle “jeostratejik bir güven adası” konumuna yükseldiğini belirten Uraloğlu, artık yalnızca jeopolitik konumdan değil, Türkiye’nin “küresel bir güven aktörü” olma niteliğinden söz edildiğini dile getirdi. Son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi.

Küresel ulaştırma sistemlerinde son dönemde ciddi darboğazlar yaşandığını ve bunun ticaret akışını olumsuz etkilediğini belirten Uraloğlu, alternatif, güvenli ve kesintisiz güzergahların geliştirilmesinin zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin ulaştırma koridorlarını çeşitlendirmeyi, tedarik zincirlerini daha dayanıklı kılmayı ve bölgeler arası bağlantıyı güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi.

Bu kapsamda geliştirilen Orta Koridor’un, Asya ile Avrupa arasında kısa, güvenli ve ekonomik bir güzergah sunduğunu belirten Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi’nin ise Basra Körfezi’nden Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan yeni bir doğu-batı ve kuzey-güney hattı oluşturmayı amaçladığını kaydetti. Projenin, ulaştırma sürelerini azaltarak maliyetleri düşüreceğini ifade etti. Bu girişimlerin rekabet yerine tamamlayıcılığı esas aldığını ve bölgesel refah ile istikrarı güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi.

Kurulması planlanan hatların yalnızca Türkiye’ye değil, İİT coğrafyasının tamamına küresel ticaretle daha güçlü entegrasyon imkanı sunduğunu belirten Uraloğlu, Dakar–Port Sudan Demiryolu Projesi kapsamında Afrikalı ülkelere teknik destek vermeye hazır olduklarını da dile getirdi.

Geçen yıl İstanbul’da düzenlenen Küresel Ulaştırma Koridorları Forumu’nda 7 Afrika ülkesiyle iş birliği mutabakatı imzaladıklarını hatırlatan Uraloğlu, ulaştırma koridorlarının etkinliğinin yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini, İİT bünyesinde daha yapılandırılmış ve sonuç odaklı bir iş birliği modeline ihtiyaç olduğunu söyledi. Asıl hedefin temenniden icraata geçmek olduğunu vurguladı.

1987 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen Birinci İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı’nda kara ulaştırmasına yönelik uluslararası bir yapılanma ihtiyacının gündeme getirildiğini hatırlatan Uraloğlu, kara taşımacılığının küresel sistemdeki stratejik rolünün daha da arttığını ifade etti. Bu çerçevede, Türkiye’de İİT bünyesinde “Kara Ulaştırma Merkezi” adıyla bir uzmanlık kuruluşu oluşturulması dahil olmak üzere kara ulaştırması alanında küresel bir yapılanma sürecinin başlatılması ve gerekli belgelerin 2028’de düzenlenecek 3. İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı’na sunulması önerisinde bulundu.

Toplantı, ülkeler arası iş birlikleri ve gelecek döneme ilişkin planlamaların ele alınmasıyla devam etti.