Yüzyıllardır ayakta kalan tarihi yapının mimari dokusuna uygun şekilde hazırlanan hat çalışmalarının camiye yerleştirilmesiyle iç mekânda yeni bir görünüm oluşturuldu. Çalışmaların tamamlanmasının ardından hazırlanan eserler, Ayasofya Camii’ni ziyaret edenlerin ve ibadet için gelen vatandaşların beğenisine sunuldu.
AYASOFYA CAMİİ'NDEKİ EKSİK TAMAMLANDI Çalışmaya ilişkin bilgi veren Hattat Mahmut Şahin, Trabzon Ayasofya Camii’ndeki hat sanatı açısından eksikliği tamamladıklarını belirtti. Şahin, İstanbul’daki Ayasofya Camii'ndeki tarihi levhalardan örnek vererek, "İstanbul büyük Ayasofya Camisinde 1800'lü yıllarda Sultan Abdülmecid Han döneminde Kazasker Mustafa İzzet Efendi tarafından büyük levhalar hazırlayıp camiye yerleştiriliyor.
Cumhuriyet'in ilk döneminde bunlar indiriliyor ancak kapıdan çıkartılamadığı için tekrardan yerine asılıyor.
Bu bizde bir gelenek.
Trabzon Ayasofya Camisi de ibadete açıldı ancak bir eksiği vardı. İçeride hat sanatı ile ilgili çok fazla bir şey yoktu.
Bir tane levha vardı. Şimdi asli unsurlarına kavuştu. İki tane ayeti kelime asıldı.
Bir tanesi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Ayasofya Camisine astırmıştı.
Aynı ayeti ben başka türlü istif yapıp buraya getirdim.
Artık Trabzon Ayasofya Camisini de Müslümanlaştırmış olduk.
Allah nasip kısmet ederse Faruk Özak bakanımızın, Belediye Başkanımız ve Valimizin desteğiyle burada bir Hüsn-i Hat Müzesi kurmayı düşünüyoruz.
Onun çalışmalarına başlıyoruz" dedi.
HÜSN-İ HAT MÜZESİ İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLAYACAK Mahmut Şahin, Ayasofya Camii'nde gelecekte Hüsn-i Hat Müzesi kurulması yönünde çalışmalar yapılmasının planlandığını ifade etti. Şahin, çalışmaya maddi ve manevi destek veren, aslen Trabzonlu olan AK Parti Bursa eski milletvekili Zekeriya Birkan ile Üsküplü iş insanı Seydi Kurtuluş'a teşekkür etti. "CAMİ KİMLİĞİNİ HATLAR İLE YENİDEN KAZANDI" Ebru sanatçısı Hasan Derviş de yenilenen levhaların Ayasofya Camii'nin iç mekânına önemli bir katkı sunduğunu belirtti.
Derviş, "Ali İmran Suresi 140 ve Bakara Suresi 214. ayetleri usulüne uygun bir şekilde yazan Mahmut hocamızın yazısını alarak kesimleri yapıldı.
Boyandıktan sonra usulüne uygun altın varaklı çerçeveleri yapılarak Ayasofya Camisine yerleştirildi.
Levhalarla birlikte burası cami kimliğini kazandı.
Gerçek manada cami diyebileceğimiz bir yere dönüştü. Önceden müze statüsündeydi ve o şekilde gözüküyordu. Şu an İslami kültürümüze göre bir cami kimliğini kazandı" ifadelerini kullandı.