İslamoğlu, yaptığı açıklamada siyasetçilerin seçim meydanlarında kullandıkları söylemlerden ziyade, göreve geldikten sonraki uygulamalarının dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Gösterişli konuşmaların, kalabalık mitinglerin ve sloganların toplumun siyasi tercihlerinde belirleyici olmaması gerektiğini ifade eden İslamoğlu, kamu yönetiminde ahlak, adalet, liyakat ve kul hakkına duyarlılığın esas alınması gerektiğini söyledi.
“Asıl mesele, kimin daha güzel konuştuğu değildir. Asıl mesele emanete kimin sadık kalacağıdır” diyen İslamoğlu, kamu görevine talip olan kişilerin devletin malına ve milletin emanetine yaklaşımının sorgulanması gerektiğini belirtti.
“Kamu kaynakları doğru kullanılmalı”
İslamoğlu, açıklamasında yetim hakkının korunması ve kamu kaynaklarının doğru kullanılması gerektiğine dikkat çekti. İhalelerde ve atamalarda adalet ile liyakatin gözetilmesinin önemine vurgu yapan İslamoğlu, dini söylemlerin siyasette kullanılmasının tek başına yeterli olmadığını ifade etti.
Asıl ölçünün kişinin kimsenin görmediği yerde sergilediği davranışlar olduğunu belirten İslamoğlu, kamu imkânları ve makamla karşı karşıya kalındığında kişinin nefsine hâkim olabilmesinin önem taşıdığını söyledi.
“Din sadece dilde değildir”
Dindar görünmenin veya meydanlarda dini ifadeler kullanmanın kolay olduğunu dile getiren İslamoğlu, önemli olanın adalet ve dürüstlükten ayrılmamak olduğunu kaydetti.
İslamoğlu, “Din sadece dilde değildir. Din; adalettir, emanettir, dürüstlüktür, kul hakkından korkmaktır” ifadelerini kullanarak dini siyasetin veya kişisel çıkarların aracı haline getirmenin doğru olmadığını savundu.
Vatandaşlara siyasetçileri değerlendirirken sözlerinden çok icraatlarına bakmaları çağrısında bulunan İslamoğlu, “Seçimden önce ne söylediğine değil, seçimden sonra ne yaptığına bakın. Garibana nasıl davrandığına, devletin parasına nasıl baktığına, kendisine hiçbir faydası dokunmayacak insanlara nasıl davrandığına bakın” dedi.
“Demokrasi sadece sandığa gitmek değil”
Demokrasinin yalnızca seçim günü oy kullanmaktan ibaret olmadığını belirten İslamoğlu, vatandaşların seçtikleri yöneticileri takip etmesi, yanlış uygulamaları sorgulaması ve gerektiğinde hesap sorması gerektiğini söyledi.
Kamu kaynaklarının milletin ortak malı olduğunu vurgulayan İslamoğlu, toplumun birilerinden kurtarıcı beklemek yerine kendi iradesine sahip çıkması gerektiğini ifade etti.
“Hiçbir makamın, hiçbir kişinin, hiçbir cemaatin, hiçbir siyasi hareketin Allah’ın ve kulun hesabından muaf olmadığını bilmeliyiz” diyen İslamoğlu, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin önemine dikkat çekti.
“Devlet kimsenin çiftliği değildir”
Devletin kişisel çıkar alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirten İslamoğlu, açıklamasında sert ifadeler kullandı.
“Devlet kimsenin çiftliği değildir. Millet kimsenin kulu değildir. Kamu malı kimsenin ganimeti değildir. Din de kimsenin ticaret malı değildir” ifadelerini kullanan İslamoğlu, son dönemde yaşanan hırsızlık olaylarından toplum olarak ders çıkarılması gerektiğini söyledi.
İslamoğlu, seçmenlere sandıkta tercih yaparken adayların ahlaki duruşunu, liyakatini ve emanete bağlılığını dikkate alma çağrısında bulundu.
Açıklamasının sonunda “kurtarıcı” aramak yerine ahlaklı, adil ve emanete sahip çıkan yöneticilerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan İslamoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kurtarıcı aramayalım. Ahlaklı insan arayalım, adil insan arayalım, emanete sahip çıkan insan arayalım, sözüyle özü bir olan insan arayalım. Emaneti ehline verelim ve hesabını da soralım.”