reklam
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar
Rize
Kapalı
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize
00:00:00
Öğle vaktine kalan
Ara

Baş Ağrılarındaki Artış ve Belirtiler Ciddiye Alınmalı!

Medicana Ataköy Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü'nden Doç. Dr. Murad Asiltürk, beyin tümörlerinin, merkezi sinir sistemini etkileyerek görme, konuşma, denge ve motor fonksiyonları bozabileceği konusunda uyarıda bulundu. Tedavi edilmediğinde, bu durumun kalıcı nörolojik hasarlara ve yaşam kaybına yol açabileceği vurgulandı.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)

İSTANBUL (AA) - Medicana Ataköy Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümünden Doç. Dr. Murad Asiltürk, baş ağrısı çeken bireyleri uyararak, sabahları uykudan uyandıran, giderek artan baş ağrılarının, ilk kez epileptik nöbet, tek taraflı güçsüzlük ve konuşma bozukluğu gibi belirtiler gösterdiğinde mutlaka doktora başvurulması gerektiğini vurguladı. Hastaneden yapılan açıklamalara göre, toplumda sık karşılaşılan baş ağrıları genellikle iyi huylu nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak belirli özellikler taşıyan baş ağrıları, nadir de olsa beyin tümörünün habercisi olabilir.

Beyin Tümörlerinin Belirtileri

Doç. Dr. Murad Asiltürk, beyin tümörlerinin hem iyi huylu hem de kötü huylu olabileceğini ifade etti. İyi huylu tümörlerin genellikle tamamen çıkarılabildiğini ve bu durumda tekrar etme olasılığının azaldığını aktardı. Tam çıkarım durumunda, hastaların iyileşmesi mümkün olabilmektedir. İyi huylu tümörler, yavaş büyüdükleri için tedavi süreçleri genelde daha kolay geçmektedir. Aksine, kötü huylu tümörler ise daha hızlı bir şekilde büyüyebilmekte, beyinde normal dokuya yayılarak tedavi edilmesini zorlaştırmaktadır. Bu tür tümörlerin yeniden tedavi süreci, bazen mümkün olmayabilir ve hasta için düşük kurtulma şansı demektir.

Baş Ağrısı ve Diğer Belirtiler

Baş ağrılarının, beyin tümörlerinin bir belirtisi olabileceğine dikkat çeken Asiltürk, bu tür baş ağrılarının sinsi bir şekilde başladığını ve zamanla şiddetinin arttığını ifade etti. Özellikle sabahları daha belirgin hale gelen bu baş ağrıları, genellikle bulantı ve kusma ile birlikte seyretmektedir. Ayrıca, basit ağrı kesicilerin etkili olmadığı durumlar da meydana gelebilir. Zamanla bu baş ağrılarına nörolojik semptomlar eklenebilir ve bu durumun beyinde ciddi problemler yaratabileceği unutulmamalıdır. Beyin tümörleri, önemli hayati merkezlere etki ederek kişilerin görme, konuşma, denge ve motor fonksiyonlarını bozabilir. Tedavi edilmediği takdirde, kalıcı nörolojik hasar oluşma riski artar.

Ne Zaman Doktora Başvurmalısınız?

Asiltürk, özellikle yeni başlayan ve giderek artan sabah baş ağrılarının dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Baş ağrısına kusma eşlik ediyorsa, ilk kez epileptik nöbet geçiriliyorsa veya tek taraflı güçsüzlük ve konuşma bozuklukları yaşanıyorsa, 40 yaş üzeri bireylerde yeni başlayan baş ağrısı durumları ve bilinen kanser hikayesi olan hastalarda baş ağrısı gelişimi gibi belirtiler mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir. Bu aşamada derinlemesine bir nörolojik muayeneye ihtiyaç duyulur ve çeşitli görüntüleme yöntemleri ile tanı konulabilir. Gerekli durumlarda, stereotaktik biyopsi gibi daha ileri tanı yöntemleri de kullanılmaktadır.

Tedavi Seçenekleri ve Güncel Gelişmeler

Tedavi, tümörün tipine, yerleşim yerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişiklik göstermektedir. Asiltürk, tedavi süreçlerinde cerrahi yöntemlerin yanı sıra radyoterapi ve kemoterapi gibi destekleyici tedavi yöntemlerinin de kullanılabileceğini kaydetti. Ameliyat sonrasında ya da cerrahinin riskli olduğu bazı durumlarda radyoterapi bir tercih olabilir. Kötü huylu tümörler için de kemoterapi uygulanabilmektedir. Beyin tümörü tedavisinde son yıllarda 'nöronavigasyon', 'intraoperatif MR', uyanık beyin cerrahisi, proton terapisi, immünoterapi gibi modern gelişmeler üzerinden ilerlenmektedir. Bu yenilikler sayesinde hastaların hayatta kalma oranları artarken, yaşam kaliteleri de iyileşmektedir. Ancak genel olarak baş ağrılarının çoğunun beyin tümörü ile ilişkili olmayabileceği, ilerleyici nitelikte olan ve nörolojik belirtilerle süregelen baş ağrılarının ise mutlaka ciddiye alınarak bir uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.