reklam
Rize Haber Yemek Tarifleri
Rize
Parçalı bulutlu
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize
00:00:00
Akşam vaktine kalan
Ara
Rize Haber, Rize Haberleri, Rizespor, Rizespor Haberleri, Rizede Haber, Karadeniz, 53,rize güncel haber SPOR Spor yazarı Gürsoy: ''Muğla’nın Mavi Sularından Zirveye: Su Sporlarında Bir Başarı Hikâyesi''

Spor yazarı Gürsoy: ''Muğla’nın Mavi Sularından Zirveye: Su Sporlarında Bir Başarı Hikâyesi''

Spor yazarı Ömer Gürsoy, ''Muğla’nın Mavi Sularından Zirveye: Su Sporlarında Bir Başarı Hikâyesi'' adlı köşe yazısında çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

Kaynak: BHA

Spor yazarı Ömer Gürsoy'un ifadeleri:

''Bazı şehirler vardır…

Doğa onlara cömert davranmıştır.

Denizi…

Gölü…

Akarsuyu…

Rüzgârı…

Hepsi vardır.

Ama bunların hiçbiri tek başına başarı getirmez.

Asıl başarı, o zenginliği doğru planlayabilmektir.

İşte Muğla son yıllarda tam da bunu yaptı.

Yıllarca turizmin başkenti olarak anılan bu şehir, bugün artık su sporlarının da Türkiye’deki lokomotiflerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Üstelik bu başarı kendiliğinden gelmedi.

Arkasında ciddi bir emek var.

Planlama var.

Altyapı var.

Ve en önemlisi vizyon var.

Doğa Vardı, Sistem Sonradan Kuruldu

Köyceğiz Su Sporları Kamp Eğitim Merkezi bunun en güzel örneği.

Eski tesis yıkıldı.

Yerine modern bir tesis yapıldı.

Sadece bina yenilenmedi.

Bir anlayış değişti.

Sporcuların konaklama şartları iyileştirildi.

Antrenman imkânları geliştirildi.

Yatak kapasitesi iki katına çıkarıldı.

Ardından sporcu taramaları başladı.

Yetenekli çocuklar keşfedildi.

Özellikle kano branşında önemli bir altyapı oluşturuldu.

Merkez, Sporcu Eğitim Merkezi statüsüne kavuştu.

Şimdi ise hedef daha büyük.

Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi olmak.

Yani olimpiyatlara sporcu gönderen bir merkez haline gelmek.

İşte başarı böyle geliyor.

Önce planlıyorsunuz.

Sonra yatırım yapıyorsunuz.

Sonra sabrediyorsunuz.

Muğla’nın En Büyük Avantajı Coğrafyası

Yaklaşık bin 500 kilometrelik kıyı şeridi…

Bodrum…

Marmaris…

Fethiye…

Datça…

Her biri su sporları için doğal bir kamp merkezi.

Bir de Akyaka var.

Türkiye’nin en özel rüzgârlarından birine sahip.

Yıllarca insanlar buraya sadece kitesurf öğrenmeye geldi.

Bugün ise tablo değişiyor.

Kulüpler kuruluyor.

Lisanslı sporcular yetişiyor.

Milli takımın kapısını çalan gençler çıkıyor.

Köyceğiz, kano branşında Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri haline geliyor.

Dalaman Çayı ise rafting sporunda ülkemizin en önemli parkurlarından biri olmayı sürdürüyor.

Aslında doğa hep aynıydı.

Değişen…

Doğayı değerlendirme biçimi oldu.

Madalyalar Tesadüf Değildir

Bunun karşılığı da kısa sürede geldi.

Önce Türkiye şampiyonlukları…

Sonra Avrupa…

Ardından dünya…

Rahmi Kaan Karahan’ın Kanada’da kazandığı dünya şampiyonluğu…

İki dünya üçüncülüğü…

Yelken branşında gelen dünya dereceleri…

Paris Olimpiyatları’nda Muğla’dan yetişen sporcuların ülkemizi temsil etmesi…

Bütün bunlar tek tek bakıldığında önemli başarılar.

Ama aslında hepsi aynı gerçeği anlatıyor.

Doğru kurulan sistem…

Mutlaka sonuç veriyor.

Bugün Muğla sadece sporcu yetiştirmiyor.

Dünya şampiyonu yetiştiriyor.

Avrupa derecesi yapan sporcular yetiştiriyor.

Olimpiyatlara sporcu gönderiyor.

Aynı Hikâye Tenis ve Padelde de Yazılabilir

Tam da burada yıllardır dile getirdiğim bir konuyu yeniden hatırlatmak istiyorum.

Muğla’nın potansiyeli yalnızca su sporlarıyla sınırlı değil.

Aynı başarı hikâyesi tenis ve padelde de yazılabilir.

Hem de çok rahat.

Neden mi?

Çünkü bu coğrafya buna fazlasıyla uygun.

İspanya’yı düşünün.

İtalya’yı düşünün.

Kızıl toprak kortlar…

Ilıman iklim…

Yılın neredeyse on bir ayında açık havada tenis oynama imkânı…

Muğla da aynı doğal avantaja sahip.

Hatta birçok açıdan daha avantajlı.

Dalaman’da Gençlik ve Spor Bakanlığına ait Türkiye’nin en güzel tenis tesislerinden biri bulunuyor.

Modern kortlar…

Konaklama imkânı…

Uluslararası kamp organizasyonlarına uygun bir tesis…

Üstelik hemen yanında padel kortlarının yapılabileceği geniş alanlar da mevcut.

Bugün Avrupa’nın en hızlı büyüyen sporlarından biri padel.

Ortadoğu’da da büyük ilgi görüyor.

Muğla, bu yükselen sporun merkezi neden olmasın?

Üstelik mesele yalnızca Dalaman da değil.

Bodrum…

Marmaris…

Fethiye..

Datça…

Milas…

Muğla merkez…

Bu ilçelerin tamamı tenis ve padel için doğal bir spor vadisi oluşturabilecek özelliklere sahip.

Yeter ki su sporlarında uygulanan model burada da hayata geçirilsin.

Yetenek taramaları yapılsın.

Kulüpler desteklensin.

Altyapı güçlendirilsin.

Uzun vadeli bir plan ortaya konsun.

İnanıyorum ki birkaç yıl içinde tenis ve padelde de dünya çapında sporcular yetiştirmek hiç de uzak bir hedef olmayacaktır.

Son Söz

Su sporlarında ortaya çıkan başarı bize çok önemli bir ders verdi.

Doğru planlama…

Güçlü tesisleşme…

Yetenek taramaları…

Kulüplerle kurulan iş birliği…

Ve sabır…

Bütün bunlar bir araya geldiğinde başarı kaçınılmaz oluyor.

Muğla bunu su sporlarında başardı.

Şimdi aynı vizyonu başka branşlara taşımanın zamanı.

Başta tenis ve padel olmak üzere…

Bu eşsiz coğrafya yeni başarı hikâyeleri yazmaya hazır.

Çünkü bazen bir şehrin kaderini denizi, gölü ya da rüzgârı değiştirmez.

O imkânları görebilen vizyon değiştirir.

Muğla, su sporlarında bunu başardı.

Şimdi sıra, tenis ve padelde aynı başarı hikâyesini yazmakta.

İnanıyorum ki o gün de çok uzak değil.''