ABD borcuna 25 yılın en ağır faturası

ABD’nin büyüyen borç yükü tahvil piyasasında faturayı ağırlaştırdı. Hazine, 30 yıllık borçlanmada yüzde 5,216 faiz ödemek zorunda kalırken maliyet 2001’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Toplam federal borç ise 40 trilyon dolara yaklaştı.

ABD’nin devasa borç yükü artık uzun vadeli finansman maliyetinde daha belirgin biçimde hissediliyor.

Hazine’nin 25 milyar dolarlık 30 yıllık tahvil ihalesinde yatırımcıların talep ettiği faiz yüzde 5,216’ya çıkarak son 25 yılın zirvesine ulaştı.Bir önceki 30 yıllık tahvil satışında yüzde 5,06 olan oran yalnızca bir ay içinde yeniden yükseldi.

Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başlangıcından hemen önce benzer vadeli borçlanmanın yaklaşık yüzde 4,91 seviyesinde gerçekleştiği dikkate alındığında, Washington’ın uzun vadeli para bulma maliyetindeki artış daha net görülüyor.25 milyar dolar için yüzde 5,216 faizABD Hazinesi’nin 30 yıllık tahvil ihalesinde oluşan yüzde 5,216 faiz, Ağustos 2001’den bu yana görülen en yüksek seviye oldu.

O dönemde ABD 30 yıllık tahvil için yüzde 5,52 faiz ödemiş, daha sonra bu vadede yeni ihraçlara yaklaşık beş yıl ara verilmişti.Son ihalede talep tamamen kaybolmuş değil. İhalede tekliflerin satış miktarına oranını gösteren karşılama oranı 2,39 seviyesinde gerçekleşti.

Buna rağmen yatırımcıların 30 yıl boyunca ABD’ye borç vermek için talep ettiği getirinin hızla yükselmesi, piyasadaki esas gerilimin borcun satılıp satılamamasından çok hangi maliyetle satılabildiğine kaydığını gösteriyor.Uzun vadeli tahvillerde yüksek faiz, yeni borçlanmaların yıllar boyunca daha pahalı taşınması anlamına geliyor.

Eski ve düşük faizli tahviller vadesi geldikçe bunların daha yüksek oranlardan yenilenmesi de federal bütçenin faiz yükünü kademeli olarak artırıyor.Borç 40 trilyon dolara yaklaştıABD Hazinesi verilerine göre ülkenin toplam federal borcu temmuz sonu itibarıyla yaklaşık 39,77 trilyon dolara ulaştı. 2026 mali yılında şimdiye kadar federal hükümetin harcamaları gelirlerini yaklaşık 1,8 trilyon dolar aşmış durumda.Borç büyüdükçe yalnızca ana para değil, borcu çevirmek için ödenen faiz de daha büyük bir bütçe kalemine dönüşüyor.

Haziran itibarıyla federal borcun yıllık faiz maliyeti 1 trilyon dolar sınırını aşarken faiz giderleri toplam federal harcamaların yaklaşık beşte birine yaklaştı.Piyasanın önündeki temel soru da burada ortaya çıkıyor.

ABD ekonomisi dünyanın en derin tahvil piyasasına sahip olsa da her yıl daha büyük miktarda borcun yeniden finanse edilmesi yatırımcıların daha yüksek getiri istemesine yol açabiliyor.Enflasyonun Fed’in hedefinin üzerinde kalması da uzun vadeli tahviller açısından baskıyı artırıyor.

Yatırımcılar 30 yıl boyunca sabit faiz alacakları bir tahvili satın alırken gelecekteki enflasyonun getirilerini aşındırma ihtimaline karşı daha yüksek faiz talep ediyor.Faiz faturası daha da büyüyebilirKongre Bütçe Ofisi’nin projeksiyonları, borç sorununun önümüzdeki yıllarda kendiliğinden ortadan kalkmayacağına işaret ediyor.

Kurum, halkın elindeki federal borcun 2026’da milli gelirin yüzde 101’i seviyesinden 2036’da yüzde 120’sine ulaşabileceğini hesaplıyor.Aynı dönemde federal bütçe açığının 1,9 trilyon dolardan 3,1 trilyon dolara yükselmesi bekleniyor.

Net faiz ödemelerinin milli gelire oranının ise yüzde 3,3’ten yüzde 4,6’ya çıkacağı tahmin ediliyor.Bu tablo borçlanma maliyetindeki her kalıcı artışın ABD bütçesi üzerinde daha büyük etki yaratabileceği anlamına geliyor.

Hazine daha yüksek faiz ödediğinde yeni ihraçların maliyeti artarken eski borçların çevrilmesiyle yüksek oranlar zaman içinde toplam borç stokuna yayılıyor.ABD Hazinesi şimdilik uzun vadeli tahvil ihalelerinin büyüklüğünde büyük bir değişikliğe gitmiyor.

Ağustos-ekim döneminde mevcut ihraç yapısının büyük ölçüde korunması, kısa vadeli finansman ihtiyacındaki değişikliklerin ise ağırlıklı olarak Hazine bonolarıyla karşılanması planlanıyor.Son 30 yıllık ihale bu nedenle yalnızca tek bir tahvil satışının sonucu olmaktan çıkıyor.

Yaklaşık 40 trilyon dolarlık borcun giderek daha yüksek faizle çevrilmek zorunda kalması, ABD ekonomisinin önündeki en önemli maliyet kalemlerinden birinin artık borcun kendisi kadar borcun faizi olduğunu gösteriyor.

İLGİLİ HABERLER