Yen alarm veriyor: Japonya ve ABD yeniden piyasaya girmeye hazırlanıyor

Japon yeni dolar karşısında yeniden 160 sınırına yaklaşırken eski üst düzey döviz yetkilisi Mitsuhiro Furusawa, Japonya ile ABD’nin yeniden ortak müdahaleye gidebileceğini söyledi. Piyasada eylül faiz artırımı ihtimali yüzde 76’ya çıktı.

Japonya’da döviz piyasası yeniden kritik bir eşiğe geldi.

ABD ile Japonya’nın temmuz sonunda gerçekleştirdiği ortak yen alımının ardından 155 seviyelerine kadar gerileyen dolar/yen paritesi, kazanımların önemli bölümünün geri verilmesiyle yeniden 159,4 çevresinde işlem görüyor.Piyasanın gözü bir kez daha 160 seviyesine çevrilirken, Japonya’nın eski üst düzey döviz yetkililerinden Mitsuhiro Furusawa yeni bir müdahalenin gündeme gelebileceğini söyledi.

Furusawa’ya göre yen mevcut seviyelerde Japon ekonomisinin temellerinin işaret ettiğinden belirgin biçimde daha zayıf ve yetkililerin harekete geçmesi için belirli bir kur seviyesinin beklenmesi gerekmiyor.160 seviyesi yeniden müdahale sınırına dönüştüJapon yeni temmuz sonunda dolar karşısında 164’e yaklaşarak yaklaşık 40 yılın en zayıf seviyelerinden birine gerilemişti.

Bunun ardından Japonya ve ABD koordineli şekilde yen alarak piyasaya müdahale etmiş, dolar/yen paritesi kısa sürede yaklaşık 155 seviyesine kadar çekilmişti.Ancak müdahalenin sağladığı rahatlama kalıcı olmadı.

Yen son günlerde yeniden değer kaybederken dolar/yen 159,4 çevresine çıktı ve önceki müdahaleyle elde edilen kazançların yaklaşık yarısı geri verildi.Piyasada psikolojik eşik yeniden 160 olarak görülüyor.

Döviz yatırımcıları, bu seviyenin aşılması halinde Tokyo’dan yeni bir yen alımı gelebileceğini fiyatlarken Furusawa müdahalenin yalnızca kur belirli bir rakama ulaştığında yapılması gereken mekanik bir işlem olmadığını savunuyor.Eski yetkiliye göre kur hareketinin hızı, oynaklığın boyutu ve yenin ekonomik temellerden ne kadar uzaklaştığı da müdahale kararında etkili olabilir.

Bu nedenle yeni bir operasyonun zamanlamasının önceden tahmin edilmesinin zor olduğu belirtiliyor.ABD yeniden operasyona katılabilirFurusawa’nın açıklamasındaki en dikkat çekici unsur, olası yeni müdahalenin Japonya ile sınırlı kalmayabileceğine yönelik değerlendirme oldu.

Eski yetkili, yen üzerindeki baskının yeniden hızlanması halinde ABD’nin de Japonya ile koordineli biçimde piyasaya girebileceğini düşünüyor.Washington daha önceki müdahalede Tokyo’ya destek vermişti. İki ülkenin ortak hareket etmesi, Japonya’nın tek başına gerçekleştirdiği döviz işlemlerine kıyasla piyasaya çok daha güçlü bir siyasi mesaj vermişti.Ancak şu aşamada yeni bir ortak operasyon için resmî karar açıklanmış değil.

Furusawa’nın değerlendirmesi, piyasanın yeni müdahale ihtimalini tartıştığı bir dönemde eski bir üst düzey yetkilinin görüşünü yansıtıyor.ABD’nin yeniden operasyonun parçası olması halinde müdahalenin yalnızca Japon para politikasının konusu olmaktan çıkıp küresel döviz piyasasına yönelik koordineli bir hamleye dönüşmesi mümkün.

Böyle bir hareket dolar, euro ve diğer büyük para birimlerinde de sert fiyat değişimlerine yol açabilir.Müdahale yetmiyor: Gözler BOJ’un faiz kararındaJaponya açısından asıl sorun ise döviz piyasasına para harcayarak yapılan müdahalelerin kalıcı sonuç üretmemesi.

Yen alımları kısa vadede para birimini güçlendirebilse de Japonya ile diğer büyük ekonomiler arasındaki faiz farkı devam ettiği sürece yatırımcıların yeniden yen satmaya yönelmesi mümkün oluyor.Furusawa da bu nedenle yeni müdahalenin tek başına yeterli olmayacağını düşünüyor.

Eski yetkiliye göre Japonya Merkez Bankası’nın yalnızca faiz artırması değil, piyasalara faizlerin daha hızlı yükseltileceği mesajını da vermesi gerekiyor.BOJ haziran ayında politika faizini yüzde 1’e çıkarmıştı.

Furusawa, merkez bankasının orta vadede faizi yüzde 1,5 ile yüzde 1,75 arasına taşımak isteyebileceğini ve bu seviyenin Japon ekonomisi açısından daha dengeli bir politika alanı oluşturacağını düşünüyor.Bir sonraki kritik eşik 17-18 Eylül’de yapılacak BOJ toplantısı olacak.

Piyasalarda eylül ayında yeni bir faiz artırımı yapılacağına ilişkin olasılık son haftalarda hızla yükselerek yüzde 76 seviyesine ulaştı.Temmuz sonunda bu olasılık yalnızca yüzde 24 civarındaydı.

Beklentideki bu sert değişim, yatırımcıların yenin kalıcı biçimde güçlenebilmesi için döviz müdahalesinden daha fazlasının gerektiğini düşündüğünü gösteriyor.Zayıf yen Japonya’nın ithalat faturasını büyütüyorYenin değer kaybı Japon ekonomisi açısından yalnızca finans piyasalarının sorunu değil.

Japonya enerjide büyük ölçüde ithalata bağımlı olduğu için para birimindeki zayıflama petrol, doğal gaz ve diğer ham maddelerin yerel para cinsinden maliyetini artırıyor.Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle petrol fiyatlarının yüksek kalması bu baskıyı daha da büyütüyor.

Japon şirketleri hem yüksek dolar kuru hem de pahalı enerjiyle karşı karşıya kalırken maliyetlerin tüketici fiyatlarına aktarılması enflasyon üzerindeki baskıyı güçlendirebilir.Bu tablo BOJ açısından zor bir denge yaratıyor.

Faizlerin hızlı artırılması yen üzerindeki baskıyı azaltabilir ancak aynı zamanda borçlanma maliyetlerini yükselterek ekonomik büyümeyi ve yüksek kamu borcunun finansmanını zorlaştırabilir.Faiz artışının gecikmesi halinde ise dolar/yen paritesinin yeniden 160 seviyesinin üzerine yerleşmesi ve yetkililerin bir kez daha doğrudan döviz piyasasına müdahale etmek zorunda kalması riski bulunuyor.Yen cephesinde önümüzdeki haftaların kritik sorusu bu nedenle artık yalnızca “Japonya yeniden müdahale edecek mi?” değil.

Piyasa, Tokyo’nun döviz alımıyla para politikasını aynı anda kullanıp kullanmayacağını ve Washington’ın yeni bir operasyon durumunda Japonya’nın yanında yeniden piyasaya girip girmeyeceğini izleyecek.

İLGİLİ HABERLER