Geçim Krizi Derinleşiyor: Yasal Takibe Girenlerin Sayısı 4,3 Milyonu Geçti

Temmuz 2026 itibarıyla, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarında takibe düşme oranı %5'e yükseldi. Haziran 2023'ten bu yana borç stoku üç kat artarken, yasal takibe alınan borç miktarında ise on kat artış gözlemlendi. Bu durum, ekonomik zorlukların derinleştiğini ve bireylerin mali durumlarının daha da kötüleştiğini göstermektedir.

Yüksek enflasyon ve artan faiz oranları, hanehalklarının mali yapısında önemli sıkıntılara yol açtı. Bireylerin borçlarını geri ödemekte yaşadığı zorluklar, kredi ve kredi kartı kullanımlarındaki artışla birlikte yasal takibe düşen kişilerin sayısının artmasına neden oldu. Ülkede, temel ihtiyaçlar için yapılan kredi kullanımının artışı, ödenemeyen borç miktarını ve takip oranlarını etkileyerek önemli bir sorunu gündeme getiriyor.

Yasal Takip ve Bireysel Borç Oranlarının Yükselişi

Bankacılık sektörü tarafından sağlanan verilere dayanarak, Temmuz 2026 itibarıyla bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının yasal takibe düşme oranının yüzde 5 seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Bu oran, üç yıl öncesine kıyasla ciddi bir artış gösteriyor; zira 2023 yılının başında bu oran yalnızca yüzde 1,58 olarak kaydedilmişti. Birgün gazetesinin aktardığı bilgilere göre, Haziran 2023 ile Temmuz 2026 arasında yaşanan gelişmeler kayda değer bir şekilde borç durumunu etkiliyor. Temel ihtiyaçların karşılanmasında kullanımı yaygınlaşan krediler, bireylerin finansal yükünü artırarak ödenemeyen borçların katlanmasına yol açtı.

Artan Borç Stoku ve Takipteki Alacaklar

Bu süreçte, bireysel kredi ve kredi kartı toplam borç stoku, yüzde 214 oranında bir artışla 2,2 trilyon liradan 6,8 trilyon liraya yükseldi. Aynı zamanda, bankaların takipteki bireysel kredi ve kredi kartı alacakları da dikkat çeken bir oranda artış göstererek yüzde 885,2 ile 34,5 milyar liradan 339,6 milyar liraya ulaştı. Bu veriler, yüksek enflasyon ve artan faiz koşullarının bireylerde yarattığı mali baskının bir yansıması olarak değerlendirilmeli. Enflasyonun hızla yükselmesi, hanehalklarının borçlarını ödemekte zorlanmalarına ve dolayısıyla yasal takibe düşmelerine neden oluyor.

Yasal Takipteki Kişi Sayısındaki Artış

Risk Merkezi'nin raporuna göre, Mayıs 2026 itibarıyla bireysel kredi ya da kredi kartı borcunu zamanında ödeyemeyen kişilerin sayısı 4,3 milyon olarak kaydedildi. Bu durum, ekonomik koşulların belirli bir kesim üzerindeki sorunlarının boyutunu ortaya koyuyor. Ekonomistler ve finans uzmanları, artan kredi maliyetlerinin, reel ücretlerdeki düşüşün ve borç çevirme olanaklarının daralmasının bu süreci doğrudan etkilediğini belirtiyor. Kredi kullanımı, hanelerin çoğu için kolay bir çözümmüş gibi görünse de, borç ödeme kabiliyetinin azalması, ciddi bir tasarruf ve mali güven sorunu yaratıyor.

İLGİLİ HABERLER