Asırlık 6 cami cuma namazıyla yeniden ibadete açılıyor: Diyarbakır ve Bingöl’de tarih ayağa kalktı

6 Şubat depremlerinde hasar gören Diyarbakır ve Bingöl’deki asırlık vakıf eseri 6 tarihî cami, yürütülen kapsamlı restorasyon ve yapısal güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasıyla yarın cuma namazında yeniden kapılarını açıyor. Akkoyunlu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan mabetler; geleneksel taş işçiliği, kündekâri ahşapları, çinileri ve kurşun kubbeleri aslına sadık kalınarak korundu.

6 Şubat 2023 depremlerinin Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki tarihsel dokuda yol açtığı hasarlar, Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan bilim kurullarının denetiminde tek tek gideriliyor.

Bölgenin hafızasını taşıyan, asırlardır kesintisiz ibadet edilen mabetlerin restorasyonunda önemli bir etap tamamlandı.Diyarbakır’ın merkez Sur ve Yenişehir ilçelerinde yer alan 5 cami ile Bingöl’deki 1 tarihî cami, 2 Ekim Cuma günü kılınacak cuma namazıyla birlikte yeniden cemaatleriyle buluşacak.

Eserlerin ortak açılış programı, Diyarbakır Sur ilçesindeki Hadım Ali Paşa Camii’nde düzenlenecek.SUR’DAKİ HADIM ALİ PAŞA CAMİİ’NDE BETON EKLENTİLER TEMİZLENDİHadım Ali Paşa tarafından 16. yüzyılda inşa ettirilen ve Diyarbakır’ın simge yapılarından biri olan Ali Paşa Camii, deprem sonrası ortaya çıkan statik riskler nedeniyle kapsamlı bir operasyondan geçirildi.Restorasyon sürecinde yapıya sonradan eklenmiş niteliksiz döşemeler, beton örtüler ve kirişler tamamen söküldü. Üst örtü, Diyarbakır’ın geleneksel taş ve dam mimarisine sadık kalınarak yeniden örüldü.

Taşıyıcı beden duvarlarındaki derin deprem çatlakları özel enjeksiyon harçlarıyla güçlendirildi; tarihî kündekâri pencere kepenkleri, ahşap minber ve çiniler konservasyon atölyelerinde temizlenerek orijinal yerlerine yerleştirildi.5 ASIRLIK PARLI SAFA’NIN EĞİLEN MİNARESİ KURTARILDI15’inci yüzyılda inşa edilen Akkoyunlu mirası Parlı Safa Camii’nde ise en kritik müdahale ağır hasar gören tarihî minareye yapıldı.Deprem sarsıntısıyla derin yarıklar oluşan minare, yıkılma tehlikesine karşı önce çelik kafes ve gergilerle askıya alındı.

Yapılan zemin sondajları ve jeofizik taramaların ardından ankraj ve özel taş onarımları uygulanarak minarenin statik güvenliği sağlandı.

Caminin özgün çinileri, zemin döşemeleri, kalem işi süslemeleri ve medrese odaları da titizlikle restore edildi.MELİK AHMET PAŞA CAMİİ’NDE KUBBEDEN TEMELE GÜÇLENDİRMEDiyarbakır’da 1587-1591 yılları arasında inşa edilen Melik Ahmet Paşa Camii’nde kubbe, tromplar ve ana taşıyıcı duvarlar mercek altına alındı.Jeoradar taramalarıyla temeli analiz edilen yapının kasnak ve kubbe kısımları güçlendirildi.

Tarihî yapının kurşun örtüsü yenilenirken; dökülen sıvaların altındaki özgün kalem işleri uzman restoratörlerce ihya edilerek mabet cemaatini karşılayacak hale getirildi.Sur ilçesindeki diğer iki önemli nokta olan Cafer-i Tayyar Camii ve Türbesi ile 1853 yapımı Hanbaşı Camii’nde de benzer bir titizlikle çalışıldı.

Cafer-i Tayyar’ın depremde bazı taşları yıkılan minare külahı özgün taşlarıyla tamamlandı; Hanbaşı Camii’nin ise sonradan kapatılan son cemaat yeri ve harim bölümleri açılarak 19. yüzyıl mimari karakteri yeniden gün yüzüne çıkarıldı.BİNGÖL’DE AKKOYUNLU MİRASI BALABAN BEY CAMİİ YENİDEN DOĞDUİhya programının Bingöl ayağında ise Akkoyunlu döneminden günümüze miras kalan Balaban Bey Camii yer aldı.Depremde ağır yapısal kırıklar yaşayan tarihî taş minare, uzman denetiminde numara verilerek taş taş kontrollü şekilde söküldü.

Ardından geleneksel harç ve yapım teknikleriyle aslına uygun olarak yeniden örüldü.

Caminin ahşap mahfili, tavan karkası, avlusu ve tesisat altyapısı yenilenerek tarihî mabet gelecek nesillere aktarılacak sağlamlığa kavuşturuldu.VAKIF MİRASI ÖZGÜN KİMLİĞİYLE YAŞATILIYORKültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilileri, deprem bölgesindeki tescilli kültür varlıklarında yürütülen onarımlarda "özgün malzeme ve tersinir müdahale" ilkelerine bağlı kalındığını kaydetti.Bilim heyetlerinin onayladığı projelerle ayağa kaldırılan 6 tarihî cami, 2 Ekim Cuma namazı vaktinde kapılarını ibadete ve ziyaretçilere açarak bölgenin kültürel ve inanç haritasındaki yerini yeniden alacak.

İLGİLİ HABERLER