ATO Başkanı Gürsel Baran, Atılım Üniversitesi ve Ankara Lojistik Üssü iş birliğinde düzenlenen “Doğu – Batı Ekseninde Ankara’nın Ulaştırmadaki Yeni Rolü” konulu panelin açılışında konuştu. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz’ın teşrifleriyle, Ankara Lojistik Üssü Yerleşkesi’nde gerçekleşen programa, Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serkan Eryılmaz, Ankara Lojistik Üssü Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Gündüz, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir ile kamu, akademi ve sektör temsilcileri ile öğrenciler katıldı.
Baran, yaptığı konuşmada, ulaştırma altyapısının ticaret ve ekonomik gelişim açısından stratejik rolüne dikkat çekti. Ulaştırmanın sadece altyapı meselesi olmadığını, rekabet gücünün belirleyicisi ve ekonominin nabzı görevi gördüğünü anlatan Baran, “Bir şehir ne kadar hızlı, ne kadar entegre ve ne kadar sürdürülebilir bir ulaşım ağına sahipse o kadar güçlü hale gelir” dedi. Sektörlerin gelişiminin ulaşım altyapısıyla yakından ilişkili olduğunu ifade eden Baran, “Dünyada; ticaret de, turizm de, sağlık da, hangi alan olursa olsun hepsi ulaşım sistemlerinin gelişimine paralel ilerliyor” dedi.
“Ankara lojistik merkez”
Pandemi ile başlayan ve son dönemde yaşanan küresel gelişmelerle birlikte ticaret rotalarının yeniden şekillendiğini anlatan Baran, özellikle Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılıkta, yeni güzergâh arayışlarının hız kazandığını kaydetti. Türkiye’nin ulaştırmada alternatif bir güzergah olarak öne çıktığını kaydeden Baran, Orta Koridor olarak adlandırılan ve Çin’den başlayıp Orta Asya, Hazar geçişi ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan hat, bu süreçte büyük önem kazanmış durumda. Türkiye, bu koridorun en kritik halkalarından biri. Ankara ise bu yeni dönemde sadece bir geçiş noktası değil; aynı zamanda güçlü bir lojistik merkez olma potansiyelini her geçen gün artıran bir şehir” diye konuştu.
Dünyaya açılan kapı
Tarihi İpek Yolu güzergâhı üzerinde yer alan Ankara’nın tarih boyunca da ulaştırmada önemli bir merkez, stratejik bir kavşak noktası olduğunu ifade eden Baran, “Ankara’nın merkezi coğrafi konumu, Türkiye’nin çeşitli bölgelerine erişimi kolaylaştırıyor. Karayolu, demiryolu ve havayolu ulaşım ağlarının kesişim noktasında yer alması, şehrimizi ulaşım açısından stratejik bir noktaya taşıyor. Bütün bunlar Ankara’ya lojistik açıdan önemli fırsatlar sunuyor. Hızlı tren, karayolu ağı ve yurtdışı uçuşları ile Ankara, ‘Anadolu’nun Dünyaya Açılan Kapısı’ konumunda” dedi.
Ankara’nın her anlamda Türkiye’nin kalbi olduğunu vurgulayan Baran, “Bu kalbin güçlü atması için ulaştırma damarlarının hızlı, sağlıklı ve entegre çalışması gerekiyor. Doğu ile Batı’yı buluşturan, demiryolu ile karayolunu entegre eden, ticaret ile lojistiği aynı potada eriten bir Ankara; yalnızca ülkemiz için değil, bulunduğumuz coğrafya için de güçlü bir çekim merkezi olacaktır” diye konuştu.
Ankara dönüşüme öncülük edebilir
Teknolojideki gelişmeler ve dijital dönüşümün ulaştırma ve lojistiğe etkilerine değinen Baran, “Dijitalleşme, veri yönetimi, akıllı ulaşım sistemleri ve sürdürülebilirlik bu alanın ayrılmaz parçaları haline geldi. Bugün dünyada lojistik merkezler, sadece yüklerin taşındığı alanlar olmanın ötesine geçmiş; verinin işlendiği, süreçlerin optimize edildiği ve katma değerin üretildiği merkezler haline gelmiştir. Ankara’nın bu dönüşüme öncülük etmesi mümkün” dedi.