Niagara Nehri üzerinde bulunan şelalelerin bir bölümü ABD sınırları içerisinde kalırken, en büyük bölümünü Kanada tarafındaki Atnalı Şelalesi oluşturuyor.
ABD tarafındaki şelale, görünümü nedeniyle "Gelin Duvağı Şelalesi" olarak anılıyor.
Yaklaşık 56 metre yüksekliğindeki şelalenin genişliği ise 328 metreyi buluyor.
Kanada tarafındaki Atnalı Şelalesi ise yaklaşık 52 metre yüksekliğe ve 675 metre genişliğe sahip. Şelalenin derinliği ise 56 metre civarında.Niagara Şelaleleri'nin oluşumu, binlerce yıl önce Kuzey Amerika'yı etkileyen buzul hareketlerine dayanıyor.
Yaklaşık 10 bin yıl önce kuzeyden ilerleyen dev buz kütlelerinin oluşturduğu jeolojik değişimler, bölgenin bugünkü görünümünün ortaya çıkmasında önemli rol oynadı.Bugün ise Niagara Nehri'nin suları büyük bir güçle kayalıklardan aşağı dökülerek benzersiz bir manzara oluşturuyor.
ABD ile Kanada'yı birbirine bağlayan köprüler de bölgeyi ziyaret edenlerin şelaleleri farklı açılardan izleyebilmesine olanak sağlıyor.Niagara Şelaleleri kış aylarında da ziyaretçilerine farklı bir manzara sunuyor.
Bölgede sıcaklıkların ciddi ölçüde düştüğü ocak ve şubat aylarında özellikle ABD tarafındaki bölümlerde buzlanma görülebiliyor.
Kanada tarafındaki Atnalı Şelalesi, sahip olduğu yüksek su debisi nedeniyle tamamen buzla kaplanmıyor.Bölgenin doğal güzellikleri kadar dikkat çeken bir başka yapı ise St.
Lawrence Nehri üzerindeki Heart Island'da bulunan Boldt Kalesi.
Altı katlı ve 120 odalı olarak tasarlanan kalenin hikayesi, romantik olduğu kadar hüzünlü de.
George C. Boldt tarafından eşi Louise için yaptırılan kale, onun için büyük bir aşkın simgesi olarak planlanmıştı.
Ancak Louise Boldt, kalenin tamamlanmasını göremedi. 1904 yılında hayatını kaybetmesinin ardından George C. Boldt'un kaleyle ilgili tüm çalışmaların durdurulmasını istediği ve adaya bir daha dönmediği anlatılıyor.
Böylece yapı yıllarca tamamlanmadan kaldı.
Aradan geçen yılların ardından kale, bölgenin tarihi değerlerinden biri olarak koruma altına alındı ve turizme kazandırıldı.