İngiltere denildiğinde akla ilk olarak Londra'nın hareketli sokakları gelse de ülkenin kırsal bölgeleri bambaşka bir atmosfer sunuyor.
Yüzyıllık taş evlerin sıralandığı dar yollar, küçük nehirler, tarihi köprüler ve sessiz limanlar özellikle sakin bir seyahat arayanların ilgisini çekiyor.
Sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ve videoların da etkisiyle bazı İngiliz köyleri son yıllarda çok daha görünür hale geldi.
Büyük şehirlerin kalabalığından uzaklaşmak isteyen turistlerin tercih ettiği bu yerleşimler, doğal dokularını büyük ölçüde korumalarıyla da dikkat çekiyor.
Londra, Manchester ve Liverpool gibi büyük şehirlerin gölgesinde kalan İngiliz köyleri, son yıllarda farklı bir seyahat deneyimi arayanların radarına girmiş durumda.
Tarihi mimarinin doğayla birleştiği bu küçük yerleşimler, özellikle kalabalıktan uzaklaşmak ve fotoğraf ağırlıklı bir rota oluşturmak isteyenler için dikkat çekici alternatifler sunuyor.
1.
BİBURY
İngiltere'nin kırsal güzelliğini en iyi yansıtan yerlerden biri olan Bibury, taş evleri ve yemyeşil çevresiyle öne çıkıyor.
Ancak köy halkı turistlerin ilgisinden rahatsız.
Köyün içinden geçen küçük nehir ve yan yana sıralanan tarihi yapılar, hemen her köşede fotoğraf çekilecek bir manzara oluşturuyor.
Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte Bibury'nin görünümü daha da renkleniyor.
Sessiz sokakları ve geleneksel mimarisi, köyü kısa bir kırsal kaçamak yapmak isteyenlerin uğrak noktalarından biri haline getiriyor.
2.
CASTLE COMBE
Film setini andıran, Wiltshire bölgesinde bulunan Castle Combe, zamanın yavaş aktığı hissini veren köylerden biri.
Bal rengine çalan taş evleri, küçük köprüleri ve tarihi sokaklarıyla adeta eski bir İngiliz film setini andırıyor.
Modern yapıların oldukça sınırlı olması köyün geleneksel görüntüsünü korumasına yardımcı oluyor.
Özellikle köy merkezindeki evler ve taş yollar, fotoğraf tutkunlarının en fazla ilgi gösterdiği noktalar arasında yer alıyor.
Burayı gezenler özellikle sezon dışı gezmeyi tavsiye ediyor.
Köy ufak ve gezmek için belirli bir süre veriliyor.
Bu yüzden yaz aylarında ziyaretçi akınına uğruyor.
3.
BOURTON-ON-THE-WATER
Bourton-on-the-Water'ı diğer köylerden ayıran en önemli özelliklerden biri, yerleşimin ortasından geçen nehir.
Suyun üzerinde bulunan küçük taş köprüler ve nehir kıyısındaki evler, köye romantik bir görünüm kazandırıyor.
Kafeleri, yürüyüş alanları ve sakin atmosferi sayesinde bölge yalnızca fotoğraf çekmek isteyenlerin değil, günübirlik gezi yapanların da tercihleri arasında bulunuyor. Özellikle güneşli günlerde nehir kıyısı köyün en hareketli noktası haline geliyor.
4.
CLOVELLY
Denize doğru uzanan dik sokaklarıyla dikkat çeken Clovelly, klasik İngiliz köylerinden biraz daha farklı bir görüntü sunuyor.
Taş döşeli yolların iki yanında bulunan beyaz evler, aşağıdaki küçük limana kadar devam ediyor.
Deniz manzarasıyla tarihi köy dokusunun birleşmesi Clovelly'yi oldukça fotojenik hale getiriyor.
Limana doğru yapılan yürüyüş sırasında farklı noktalardan görülen kıyı manzaraları da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
5.
PORT ISAAC
Cornwall kıyısında yer alan Port Isaac, küçük balıkçı limanı ve dar sokaklarıyla tanınıyor.
Birbirine yakın inşa edilmiş beyaz evler, denize açılan yollar ve kayalık kıyılar köye karakteristik bir görünüm kazandırıyor.
Özellikle gün batımında liman çevresinde ortaya çıkan manzara, fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.
Deniz ürünleri, yürüyüş rotaları ve geleneksel köy atmosferi sayesinde Port Isaac, İngiltere'nin kıyı bölgelerinde sakin bir seyahat arayanların tercih ettiği noktalardan biri olarak öne çıkıyor.