Çikolatanın ana maddesi olan kakao, yoğun aroması kadar besin içeriğiyle de öne çıkıyor.
Harvard tarafından paylaşılan bilimsel değerlendirmelerde, kakaoda bulunan flavanollerin damarların daha sağlıklı çalışmasına ve kan dolaşımının desteklenmesine katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Magnezyum bakımından zengin olan kakao, kas ve sinir sistemi için de önemli mineraller sunarken; içerdiği lif sayesinde bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine ve sindirim sisteminin desteklenmesine yardımcı olabiliyor.
Özellikle şeker ilavesiz kakao parçacıkları, ölçülü tüketildiğinde beslenmeye antioksidan, lif ve mineral desteği sağlayabilecek seçenekler arasında gösteriliyor.
Kakao parçacıkları, kakao çekirdeğinin kavrulup küçük parçalara ayrılmış hâlidir. Şeker ilavesiz tüketildiğinde besin değeri açısından güçlü bir seçenektir.
Kakaonun öne çıkan faydaları şöyle verilebilir:
- Antioksidan açısından zengindir: Kakao, flavanol adı verilen bitkisel bileşikler içerir.
Bu bileşikler oksidatif strese karşı koruyucu rol oynayabilir.
- Magnezyum kaynağıdır: Kas ve sinir sistemi fonksiyonlarının yanı sıra enerji metabolizmasına katkı sağlar.
- Lif içerir: Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına ve tokluk hissinin desteklenmesine yardımcı olabilir.
- Kalp-damar sağlığını destekleyebilir: Kakao flavanolleri damar fonksiyonları ve kan akışı üzerinde olumlu etkilere sahip olabilir.
- Demir ve bazı mineralleri içerir: Kakao; demir, bakır, manganez ve potasyum gibi mineraller barındırır.
- Ruh hâli üzerinde olumlu etkileri olabilir: Kakao, teobromin ve bazı biyoaktif bileşikler içerir; ancak bu etki kişiden kişiye değişebilir.
Kakaoyla ilgili yabancı üniversitelerin çalışmalarından haberleştirilebilir birkaç güçlü veri var.
Burada önemli nokta, "kakao kesin olarak şu hastalığı önler" gibi iddialardan kaçınmak; araştırmaların çoğu kakao flavanollerinin belirli biyolojik göstergeler üzerindeki etkisini inceliyor.
Öne çıkan araştırmalar:
- Harvard: Kakao çekirdeğinde bulunan flavanollerin damarların gevşemesine yardımcı olabileceği, bunun da kan basıncı ve dolaşım üzerinde olumlu etkilerle ilişkili olabileceği belirtiliyor.
Harvard Health ayrıca kakaonun flavanol açısından zengin olduğunu ve bu bileşiklerin kalp-damar sağlığıyla ilişkilendirildiğini aktarıyor.
University of Reading'de yer alan bilgilere göre, kakao flavanolleri üzerine yürütülen bazı çalışmalarda flavanol bakımından zengin kakao tüketiminin kısa vadede görsel işleme ve bilişsel performans üzerinde olumlu sonuçlarla ilişkilendirildiği görüldü.
Reading Üniversitesi'nin paylaştığı araştırmalara göre, kakao flavanollerinin yalnızca bilişsel işlevler değil, damarların çalışma biçimi ve beyin sağlığı üzerindeki olası etkileri de inceleniyor.
Araştırmalarda özellikle kalp-damar sistemi ile nörobilişsel süreçler arasındaki ilişkiye odaklanılıyor.
PubMed'de yayımlanan COSMOS-Mind araştırmasına göre, 2 bin 262 ileri yaştaki katılımcının takip edildiği çalışmada günlük 500 mg kakao flavanolü içeren ekstraktın üç yıllık kullanım sonunda genel bilişsel performansta belirgin bir artış sağlamadığı belirlendi.
Bu sonuç, kakaonun hafıza üzerindeki etkilerinin henüz kesinlik kazanmadığını gösteriyor.
University of Reading'de yer alan COSMOS verilerine göre ise başlangıçta flavanol tüketimi düşük olan bazı yaşlı yetişkinlerde flavanol alımının artırılmasıyla hafıza performansı arasında olumlu bir ilişki görüldü.
Reading ve Columbia Üniversitesi araştırmacılarının dahil olduğu bu çalışma, etkinin özellikle beslenmesinde flavanol düzeyi düşük kişilerde daha belirgin olabileceğine işaret etti.
ÇALIŞMALARIN ÖZETİ
Harvard ve İngiltere'deki University of Reading tarafından yürütülen çalışmalar, kakaoda bulunan flavanollerin kalp-damar sağlığı, kan akışı ve bazı bilişsel fonksiyonlar üzerinde olumlu etkiler gösterebileceğine işaret ediyor.
Ancak bilim insanları, özellikle hafıza üzerindeki uzun vadeli etkinin henüz kesinleşmediğini vurguluyor.Herkes file file eve taşıyor!
Güçlü bağışıklık için tam bir vitamin deposuHerkes ıhlamura sarılıyor!
Oysa soğuk algınlığının şifası bu çayda: Kızılderililerin doğal antibiyotiğiGöz seğirmesi nörolojik bir sorun mu" Uzmanı uyardı: Aniden ortaya çıktıysa dikkat!