Mersin Limanı'ndaki Direniş 209. Günü Geride Bıraktı!

Mersin Limanı'nda sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan 185 işçinin işe dönüş mücadelesi 209'uncu gününe girdi. TÜMTİS, işçilerin kadrolu olarak işe iade edilmesini isterken, limandaki taşeron çalışma sisteminin yasalara aykırı olduğunu vurguladı

Mersin Limanı’nda faaliyet gösteren Özgüneş Lojistik bünyesinde çalışırken Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’na (TÜMTİS) üye oldukları gerekçesiyle 31 Aralık 2025 tarihinde işten çıkarılan 185 işçinin işlerine geri dönme mücadelesi 209’uncu gününde devam ediyor.

Liman kapısı önünde nöbette olan işçiler, açıklama yaptı. "İşimizi geri istiyoruz.

Direne direne kazanacağız" pankartının açıldığı açıklamada işçiler sık sık; "Atılan işçiler geri alınsın", "Direne direne kazanacağız", "Zafer direnen işçilerin olacak", "Yaşasın örgütlü mücadelemiz" ve "İş, ekmek yoksa barış da yok" sloganları attı. ‘TEK TALEBİMİZ İŞÇİLERİN İŞE GERİ ALINMASI' TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, sendikaya üye olmanın anayasal bir hak olduğunu hatırlatarak, “Bugüne kadar tek talebimiz oldu: Anayasal bir hak olan sendikalaşma nedeniyle işten atılan arkadaşlarımız işlerine geri alınsın" dedi. 'LİMAN TAŞERONA DEVREDİLEMEZ' TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk, mahkeme süreçlerini kazanarak yetki almalarına ve toplu iş sözleşmesi müzakerelerinin başlamasına rağmen ana firmanın taşeron sözleşmesini feshederek işçileri sokağa attığını vurguladı. Öztürk, "Arkadaşlarımız 209 gündür işi, ekmeği ve onuru için direniyor.

Sendikalaşmak anayasal hak; bu insanlar sadece anayasal haklarını kullandığı için bunlar başlarına geldi. İşte bu ülkede yasalar yoksullarla, işçilerle, emekçilerle ilgili farklı işliyor; sermayedarlara farklı işliyor" dedi.

Limanın asıl işinin taşerona devredilemeyeceğini, bunun kanunlara aykırı olduğunu belirten Öztürk, Mersin Uluslararası Limanı (MIP) yönetiminin yasa dışı uygulamalarına tepki göstererek, "İşçilere asgari ücret verilerek 60-70 derece sıcaklıkta çalıştırılıyor.

Normalde asıl iş taşerona devredilemez ama MIP özelleştirilirken bir garanti verilmiş sanki: 'Hiçbir yasaya uymak zorunda değilsiniz.' MIP pervasız davranıyor; yüzlerce işçi taşeronda asgari ücretle, fazla mesai ücreti olmadan çalıştırılıyor. 'Konteyner başına prim veriyorum' denilerek primler kıdem tazminatı gibi bankaya yatırılıyor ve işçi hakkı gasp ediliyor.

Tamamen bir dağ başı kanunu var; ne yasa, ne hukuk, ne İş Kanunu, ne de Sendikalar Kanunu uygulanıyor" diye konuştu.

DAYATMAYA TEPKİ MIP genel müdürü ve yönetimiyle yapılan görüşmelere de değinen Öztürk, çözüme açık olduklarını ancak dayatılan kötü koşulları kabul etmeyeceklerini belirtti. Öztürk, "İlla bizimle sözleşme yapın demiyoruz. İçeride Liman İşçileri Sendikası var; arkadaşlarımız iş başı yapsın, Liman İşçisi üyesi olsunlar. Önemli olan 14-15 yıldır bu limana emek veren insanlara haklarının verilmesidir.

Ancak yönetimin reva gördüğü, LHD adlı başka bir taşeronda daha kötü koşullarda çalışılması.

Bunu kabul etmiyoruz.

Talebimiz arkadaşlarımızın kadrolu olarak işlerine dönmesidir.

Dönene kadar da yanlarında olacağız" dedi. (MA) Eyleme destek veren DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ise konuyu defalarca Meclis gündemine taşıdıklarını belirterek, "Söz değil icraat istiyoruz, somut adım atma zamanıdır" ifadelerini kullandı. (MA)

İLGİLİ HABERLER