Meryl Streep, geçtiğimiz günlerde sinema dünyasının merakla beklediği "The Devil Wears Prada 2" projesi ile gündeme gelmenin yanı sıra, 1992 yılında birlikte rol aldığı Goldie Hawn ile yaşadığı ilginç anıları da paylaştı. Vanity Fair dergisine verdiği röportajda, ikilinin "Death Becomes Her" adlı film setindeki dinamiklerini ve o dönemin zorluklarını aydınlattı.
Setteki Dakiklik Sorunları
Meryl Streep, setin en büyük sorunlarından birinin Goldie Hawn’ın geç kalma alışkanlığı olduğunu dile getirerek, "Ben Hazırdım, Goldie İse Henüz Yoldaydı" ifadesini kullandı. Set disipliniyle tanınan ünlü oyuncu, çekimlerin başlaması için gereken zamanı aşan bu sorun nedeniyle zaman zaman gerildiğini belirtiyor. Hawn'ın sürekli geç kalması, Streep'in sinirlerini bozmuş; bu durum gerginliklerin temel kaynağı haline gelmiş. Streep, "Her zaman vaktinde orada olurdum; ancak Goldie'nin geç kalması gerçekten benim için zorlayıcı bir durumdu," sözleriyle yaşadığı hisleri dile getirdi. Bu küçük zamanlama sorunu, iki dev oyuncunun filmdeki karakterlerinin birbirine olan düşmanlığını bir nebze de olsa gerçeğe taşıdı.
Gecikmelerin Unutulmaz Anıları
Streep, Goldie Hawn’ın gecikmelere rağmen üst düzey bir cazibe ile girdiği sahnenin her zaman aklında olduğunu belirtiyor. Hawn'ın setin kapısından girişi, gecikmelerini unutturan bir özürle birleşip, tüm dikkatleri üzerine çekiyordu. Meryl Streep, bu anları "Herkes 'Ah ne kadar tatlı' diye düşünmeye başlardı" diyerek tasvir etti. Hawn'ın etkileyici kişiliği ve sevimliliği, kısa süre içinde bütün gerginlikleri ortadan kaldırıyordu. Streep, o havalı girişleri unutmamakta zorlandığını ve bu özelliklerin aslında kendi derdinin bir parçası olduğunu vurguladı. Arkadaşının bu nüktedan tavrı, tüm sinirleri unutturacak kadar etkiliydi.
Dostluğun Güçlenmesi
Zamanla yaşanan bu olayların, aralarındaki dostluğu sağlamlaştırdığı anlaşılıyor. Hawn ve Streep, zaman içerisinde sadece iş arkadaşları değil, çok yakın dostlar haline gelmişler. Meryl Streep, Goldie Hawn ile olan dostluklarının gişede iz bırakan bir film çekmesi gibi evrildiğini ifade etti. Streep, geçmişte yaşanan gerginliklerin onların ilişkisini daha da güçlendirdiğini belirtirken, Hawn’ın keyifli ve neşeli karakterinin neden olduğu etkiyi de gözler önüne serdi. Son olarak, Goldie Hawn’a olan sevgisini ve hayranlığını belirtmeden geçmeyen Streep, "Gerçekten de Amerika'nın en güzel gülen insanı o," ifadelerini kullanarak arkadaşını övmekteydi.