Rojava protestoları davası | Ahmet Karakuzu: Polis tehdidiyle ifade verdim

Rojava'ya yönelik başlatılan saldırıların ardından gerçekleştirilen eylemlere katıldıkları gerekçesiyle 5 kişinin yargılanmasına başlandı. Ahmet Karakuzu polis tehdidiyle ifade verdiğini belirtti

Artı Gerçek- Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara yönelik eylem ve etkinlikler dolayısıyla haklarında dava açılan 5 kişinin yargılanmasına başlandı. “Örgüte üye olma”, “Toplantı ve yürüyüşlere silah ve benzeri aletler taşıyarak veya kendilerini tanınmayacak hale getirerek katılma”, “Örgütü propagandası yapmak”, “Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi” ve “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” iddialarından yargılananların davasının ilk duruşması, Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.Duruşmaya yargılanan isimlerden tutuklu Reyhan Kumru, Ahmet Karakuzu ve Ferhat Vural ile tutuksuz yargılanan İsmet Ayaz ve Mustafa Aydın katılırken, avukatları da duruşma salonunda hazır bulundu.

Yargılananların aileleri ile çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi de duruşmaya izleyici olarak katıldı. 'POLİS TEDHİDİDİYLE İFADE VERDİM'Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada savunma yapan Ahmet Karakuzu, 19 Ocak’ta Mevlana Mahallesi’nde gelen sesleri merak ederek gittiğini ve sonrasında oradan ayrıldığını belirtti.

Eylemlere katılmadığını söyleyen Karakuzu, avukat Gulan Çağın Kaleli’nin, Reyhan Kumru’yu nasıl teşhis ettiği sorusu üzerine, “Reyhan Kumru’yu tanımam, her ne kadar teşhis etmiş olsam da gözaltı esnasında polislerin farklı suçlardan tutuklu abim için ‘Abinin üzerine farklı suçlar atarız, içerinden bir daha çıkamaz’ şeklindeki tehdit cümlesine binaen bu şekilde hareket etmek zorunda kaldım. ‘Şafak operasyonuyla aileni korkuturuz’ dediler.

Reyhan Kumru isimli şahsı ben teşhis etmeden önce polisler, tarafıma telefonda fotoğrafını gösterdi” diye konuştu. 'O TARİHTE EYLEMDE DEĞİL ŞEHİR DIŞINDAYDIM'Ferhat Vural da üzerine atılan suçların iftara olduğunu belirterek, “Beni eylemden önce gören kişinin belirttiği tarihte şehir dışındaydım.

Orada bulunduğuma dair beyan verilmişse de söz doğru değildir.

Buna ilişkin otobüs biletleri dosyaya ibraz edildi” dedi.TJA ÜYESİ REYHAN KUMRU SÜRECE VURGU YAPTIReyhan Kumru, Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad-TJA) aktivisti olduğunu söyleyerek, kadın mücadelesi yürüttüğünü kaydetti.

Ayrıca Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) üyesi olduğunu dile getiren Reyhan Kumru, tarihten günümüze yaşanan katliamlara, işkencelere, soykırımlara dikkat çekerek, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin önemini vurgu yaptı. 'ASILSIZ BEYANLARDAN DOLAYI 8 AYDIR TUTUKLUYUM'8 aya yakındır tutuklu olduğunu hatırlatan Reyhan Kumru, “Benle hiçbir bağlantısı olmayan bir durumdan tutukluyum. Üzerime ifade verenleri tanımıyorum, suçlamaları kabul etmiyorum. Üstelik ifade verenlerden biri polis baskısıyla ifade verdiğini söylüyor.

Bu asılsız beyanlar yüzünden 8 aydır tutukluyum, bunu kabul etmiyorum.

TJA aktivisti, DBP yöneticisiyim; aile ziyaretleri ve arkadaş ziyaretleri yapabilirim.

Oraların hücre evleri olarak değerlendirilmesini kabul etmiyorum.

Burada herkes ev aile ziyaretleri yapılıyor; bu şekilde değerlendiriliyor mu?” diye sordu. '20 OCAK'TA EYLEMDE DEĞİL SİLVAN'DAYDIM'İddianamede bahsi geçen 19 Ocak’taki yürüyüşe katıldığını ama 20 Ocak’taki eylemde Silvan'da olduğunu ve eyleme katılmadığını belirten Reyhan Kumru, yürüttüğü sivil ve siyasi çalışmalardan dolayı Silvan'daki evine gittiği ailelerin evlerine de baskın düzenlendiğini belirtti.

Reyhan Kumru, “Demek ki, emniyet de Silvan’da olduğumu biliyor” dedi ve beraatını talep etti. İsmet Ayaz ise eşinin çocuğunu düşürdüğünü ve bu nedenle Reyhan Kumru eşini ziyarete geldiğini belirterek, beraatını talep etti.

Mustafa Aydın da önceki savunmalarını tekrar ederek, 19 Ocak’taki Koşuyolu’ndaki yürüyüşe katıldığını ancak 20 Ocak’taki eyleme katılmadığını belirtti. Üzerine atılı suçlamaları reddeden Aydın, beraatını istedi.

Ardından iddia makamı, tutukluluk halinin devamına karar verilmesi yönünde mütalaa sundu.'REYHAN KUMRU'NUN SİLVAN'DA ZİYARET ETTİĞİ EVLERİN BASILMASI LEGAL SİYASETİN ENGELLENMESİDİR'Reyhan Kumru, mütalaayı kabul etmediğini belirterek, beraatını istedi.

Reyhan Kumru’nun avukatı Gulan Çağın Kaleli ise gelen ihbarlarda müvekkiline dair hiçbir şey olmadığını belirtti.

Müvekkilinin TJA ve DBP çalışanı olduğuna dikkat çeken Gulan Çağın Kaleli, “Silvan’da 3 ev, Diyarbakır merkezde de İsmet Ayaz’ın evi basılıyor.

Propaganda yapması, evlere girmesi, süreci anlatması çok normal.

Silvan’da ziyaret ettiği ailelerin evleri de basılıyor.

Faaliyetlerin illegalize edilmesi, ailelerin evinin basılması demokratik siyaset yürütenlerle toplum arasında korku yaratılması ve legal alanda siyaset yapmanın önündeki engeldir.

Müvekkilimiz Ahmet Karakuzu’nun beyanlarıyla bu dosyaya dahil edildiyse de, usulsüz şekilde beyanları alınmıştır.

Kendisi de polis zoruyla ifade verdiğini beyan etmiştir, ifadeleri dikkat alınmamalı” diye konuştu.PKK'NİN FESİH KARARINI HATIRLATTI: HANGİ ÖRGÜT ADINA YARGILANACAK?Ayrıca yüzü kapalı olan birinin Reyhan Kumru olduğunu söylemenin hukuka aykırı olduğunu belirten Gulan Çağın Kaleli, “Eğer bir soruşturmada yeni bir delil ortaya çıkmışsa bunun hükümlülüğü savcının dinlemesidir. İstihbarat ne sıfatla cezaevine gitti, ne sıfatla görüşmek istedi?

Müvekkilim görüşseydi belki de Ahmet Karakuzu’nun başına getirilen tehditler müvekkilimizin de başına getirilecekti” diye konuştu.

PKK’nin fesih kararına işaret eden Gulan Çağın Kaleli, “Müvekkil silahlı örgüt üyeliğinden yargılanacaksa, bu üyelik hangi örgüt adına olacak?

Burada da yasal boşluk söz konusu.

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılar insanlığa karşı suçtu. 19 Ocak tarihindeki yürüyüşün bir ‘propaganda’ veya ‘üyelik’ olarak değerlendirilmesi doğru değil. İnsanlığa karşı suç işlenmişse her insanın o yürüyüşe katılması ve çağrı yapması kadar doğal bir şey yoktur” diyerek müvekkilinin beraatını istedi.'YARGILAMA SÜRECİN RUHUNA AYKIRI'Reyhan Kumru’nun avukatı Ahmet Güler ise Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin olduğu bir durumda müvekkilinin yargılanıyor olmasının, sürecin ruhuna aykırı olduğunu belirtti.

Güler, “Müvekkilin yapmış olduğu çalışmalar siyasi çalışmalardır.

Bunların suç teşkil edilmesi şekilde dosyaya dahil edilmesi hem hukuka hem sürece aykırıdır. 8 aydır haksız, hukuka aykırı bir şekilde tutukludur” diyerek, müvekkilinin tahliyesini talep etti.

Ferhat Vural ve Ahmet Karakuzu, savcının mütalaasına karşı tahliyesini ve beraatını talep etti.

Sonrasında söz alan İsmet Ayaz’ın avukatı Gülbahar Ateş de müvekkilinin dosyada olmasının tek sebebinin Reyhan Kumru’nun müvekkilin evine gitmiş olması olduğunu belirterek, beraatını istedi.

Mustafa Aydın’ın avukatı Yusuf Erdoğan ise müvekkile istinat edilen herhangi bir suçlama ve ifadenin söz konusu olmadığını belirterek, 20 Ocak günü yapılan eylemde yer alanların yüzlerinin kapalı olduğuna dikkat çekti.

Müvekkilinin eyleme katıldığının tespitinin olmadığını belirten Erdoğan, müvekkilinin yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını istedi.DURUŞMA 28 OCAK'A ERTELENDİSavunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutukluk halinin devamına karar verdi.

Mahkeme eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 28 Ocak 2027’ye erteledi.

İLGİLİ HABERLER