Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) düzenlediği Türkiye-Tanzanya İş Forumu DEİK Merkezi'nde gerçekleştirildi.Türkiye ile Tanzanya arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca karşılıklı ticaretin artırılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Arıoğlu, "Hedefimiz bundan daha büyük olmalı.
Türkiye ve Tanzanya'nın, tek başlarına aynı ölçüde etkili şekilde gerçekleştiremeyecekleri, neyi birlikte inşa edebileceklerini düşünmeliyiz." diye konuştu.Ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak ihracat ve ithalat rakamları üzerinden değerlendirildiğini ifade eden Arıoğlu, Türkiye ve Tanzanya liderlerinin ikili ticaret hacmi için 1 milyar dolarlık hedef belirlediğini anımsattı.Arıoğlu, söz konusu hedefin ulaşılabilir olduğuna inandığını belirterek, "Ancak 1 milyar dolar varılacak nokta olmamalı. Çok daha derin bir ekonomik ilişkinin sonucu olmalı." açıklamasında bulundu.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/Türkiye-Tanzanya İş Konseyi Başkanı Erdem ArıoğluTürkiye ile Tanzanya arasındaki ekonomik ilişkilerin yeni döneminde yalnızca "Made in Türkiye" ve "Made in Tanzania" anlayışının ötesine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Arıoğlu, "Artık, Made with Tanzania, yani Tanzanya ile Birlikte Üretildi, anlayışını benimsemeliyiz.
Türk teknolojisi ve üretim gücünü Tanzanya'nın kaynakları ve potansiyeliyle birleştirerek ortak değer oluşturabiliriz." dedi.Arıoğlu, Tanzanya'nın tarım ürünleri ve madenlerinin yalnızca ham madde olarak ihraç edilmesi yerine ülkede işlenmesinin önemine işaret ederek, bu yaklaşımın fabrikalar kurulması, istihdam yaratılması, teknoloji transferinin sağlanması ve yerel tedarik zincirlerinin oluşturulmasını beraberinde getireceğini açıkladı.Nihai hedefin Türk ve Tanzanyalı şirketlerin üçüncü ülkelere birlikte ihracat yapabilmesi olduğunu dile getiren Arıoğlu, Tanzanya'nın yalnızca kendi iç pazarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.Tanzanya'nın Hint Okyanusu'na erişimi, Darüsselam Limanı ve Doğu ve Orta Afrika'nın denize kıyısı bulunmayan ekonomileriyle bağlantılarının ülkeye önemli avantajlar sağladığını anlatan Arıoğlu, Tanzanya'nın Afrika'nın önemli üretim ve lojistik platformlarından biri olma potansiyeli taşıdığını belirtti.Türkiye'nin de Tanzanyalı şirketlere yalnızca kendi pazarına değil, Türkiye üzerinden Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve diğer pazarlara erişim sağlayabileceğini aktaran Arıoğlu, "Tanzanya, Türkiye'nin Afrika'ya açılan kapısı, Türkiye de Tanzanya'nın dünyaya açılan kapısı olabilir." ifadelerini kullandı.Türkiye ve Tanzanya'nın büyük projeleri birlikte hayata geçirebileceğini daha önce gösterdiğini belirten Arıoğlu, Standart Hat Açıklıklı Demir Yolu'nun (SGR) bunun en görünür örneklerinden biri olduğunu açıkladı.SGR'nin bir altyapı projesinden daha fazlasını ifade ettiğini vurgulayan Arıoğlu, "Bir demir yolu yalnızca iki coğrafi noktayı birbirine bağlamaz. Üreticileri pazarlara, insanları fırsatlara ve ekonomileri birbirine bağlar.
Ekonomik ilişkilerimizin de tam olarak bunu yapması gerektiğine inanıyorum." dedi.Arıoğlu, iki ülke arasındaki bir sonraki büyük ortak projenin mutlaka başka bir demir yolu olması gerekmediğine dikkati çekerek, "Bir sonraki SGR bir sanayi bölgesi olabilir.
Bir yenilenebilir enerji projesi olabilir.
Bir maden işleme tesisi olabilir.
Bir tarımsal değer zinciri olabilir.
Hatta henüz kurmadığımız bir Tanzanya-Türkiye ortak şirketi bile olabilir." ifadesini kullandı.Türkiye-Tanzanya İş Forumu'nun bu açıdan önem taşıdığını belirten Arıoğlu, iki ülke iş dünyasının başarısının düzenlenen toplantıların sayısıyla değil, bu görüşmeler sonucunda ortaya çıkan somut proje, yatırım ve ortaklıklarla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.Arıoğlu, "Başarımız nihayetinde kaç toplantı düzenlediğimizle değil, bu toplantılardan kaç proje, yatırım ve ortaklık çıktığıyla ölçülmeli." dedi.DEİK/Türkiye-Tanzanya İş Konseyi olarak çalışmalarını bu doğrultuda yoğunlaştıracaklarını ifade eden Arıoğlu, doğru Türk ve Tanzanyalı şirketleri bir araya getirmeyi, finansmana uygun ve hayata geçirilebilir projeleri erken aşamada belirlemeyi, bu projeleri finansman kuruluşlarıyla buluşturmayı ve şirketlerin sahada karşılaştıkları pratik engellerin giderilmesine yardımcı olmayı amaçladıklarını anlattı.Bu kapsamda Türk Eximbank ve Hakan Uzun'a katkılarından dolayı teşekkür eden Arıoğlu, "Türk Eximbank yalnızca bir finansman kuruluşu değil, Türk şirketlerinin sınır ötesi ticaret ve yatırımlarının güçlü finansal omurgasıdır. İddialı vizyonlarımızın gerçek projelere dönüşmesini sağlıyor." değerlendirmesinde bulundu.Arıoğlu, Türkiye ile Tanzanya arasındaki ilişkilerin temelinde karşılıklı güven bulunduğuna dikkati çekerek, "Ticaret fırsat gerektirir.
Yatırım güven ortamı gerektirir.
Ancak ortaklık güven gerektirir.
Belki de Türkiye ve Tanzanya'nın halihazırda sahip olduğu en büyük değer tam olarak bu güvendir." açıklamasında bulundu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Tanzanya Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan'ın iki ülke ilişkilerine güçlü siyasi ivme kazandırdığını belirten Arıoğlu, Hassan'ın 2024'te Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyaretin ilişkilerde önemli bir dönemin kapısını açtığını aktardı.Arıoğlu, bundan sonraki sorumluluğun iki ülkenin iş dünyasına düştüğünü vurgulayarak, siyasi irade ve iyi niyetin fabrikalara, yatırımlara, istihdama, teknolojiye, ticarete ve kalıcı ortaklıklara dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.
Tanzanya Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Müsteşarı Fred Matola Msemwa"YATIRIM ÇERÇEVEMİZ TANZANYA YATIRIM VE ÖZEL EKONOMİK YASASI İLE DESTEKLENİYOR"Tanzanya Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Müsteşarı Fred Matola Msemwa ise "Türkiye'nin gerçekleştirdiği başarıyı aynı hızda biz de gerçekleştirirsek güzel olur." açıklamasında bulundu.Yatırım çerçevelerinin Tanzanya yatırım ve özel ekonomik yasası ile desteklendiğini dile getiren Msemwa, şunları kaydetti:"2025 yılında çıkarıldı yasa.
Bu yasa bir çerçeve sağlıyor bu çerçeve daha fazla şirketin Tanzanya'da kurulmasını teşvik ediyor.
Türkiye halihazırda diğer pazarlarda güzel işler yapıyorsunuz bizce Afrika'da daha fazla iş yapabilirsiniz ve Tanzanya ile ilişkileri derinleştirerek Afrika'da daha fazla iş yapabilirsiniz çünkü biz coğrafi olarak stratejik bir lokasyona sahibiz.
En cazip yatırım ortamı ve Tanzanya hükümetinin desteği yanınızda olacak, böylece şirketler Tanzanya üzerinden Afrika'nın diğer ülkeleri ve başka pazalara ulaşabilir."
John Ulanga"TARIM, NÜFUSUMUZUN ÜÇTE İKİSİNİN GEÇİM KAYNAĞI"Tanzanya Dışişleri ve Doğu Afrika İşbirliği Bakanlığı Ekonomik Diplomasi Direktörü John Ulanga da altyapı yatırımlarının diğer sektörlere sağladığı katkının önemine işaret ederek, Türkiye'nin tarım alanındaki uzmanlığından daha fazla yararlanılması gerektiğini açıkladı.Tanzanya'nın tarımda dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Ulanga, "Tarım nüfusumuzun üçte ikisinin geçim kaynağı ve milli gelirimizin yaklaşık yüzde 25'ini oluşturuyor.
Sektör yıllık yüzde 3-4 büyüyor.
Dolayısıyla tarıma daha fazla ivme kazandırmak için önemli bir fırsatımız var." diye konuştu.Ulanga, Türkiye ile bu alandaki işbirliğinin geliştirilmesini istediklerini vurgulayarak, "Türkiye'nin tarımdaki uzmanlığından yararlanmak için neler yapabileceğimize bakmamız gerekiyor.
Türkiye'nin tarımsal ürünlerin ihracatı konusunda bize destek vermesini bekliyoruz." ifadelerini kullandı.