Vahşi doğanın kalbine yolculuk! Hayvanları doğal yaşamında görmek isteyenler için 10 safari rotası...

Afrika'nın uçsuz bucaksız düzlüklerinde bir aslanın avını takip ettiği ana tanıklık etmek, fil sürülerini birkaç metre öteden izlemek ya da gün doğumunda yüzlerce zebranın hareketine şahit olmak... Safari turları, doğayla iç içe unutulmaz bir deneyim yaşamak isteyen gezginlere sıradan tatillerin çok ötesinde bir macera sunuyor.

Vahşi yaşamı doğal ortamında gözlemleme imkanı sağlayan safari rotalarının büyük bölümü Afrika'da bulunuyor.

Ancak her parkın kendine özgü bir doğası ve farklı türleri bulunuyor.

Kimi bölgeler özellikle fil sürüleriyle, kimi rotalar ise büyük kedilerle öne çıkıyor.İşte Afrika'nın farklı ülkelerinde öne çıkan ve vahşi yaşam tutkunlarının rotasına aldığı 10 safari noktası...1.

SERENGETİ MİLLİ PARKI (TANZANYA)Tanzanya'nın en önemli doğal yaşam alanlarından biri olan Serengeti, geniş düzlükleri ve hayvan göçleriyle dünya çapında tanınıyor. Özellikle zebra ve antilopların gerçekleştirdiği büyük göç, bölgenin en dikkat çekici doğa olayları arasında gösteriliyor.2.

CHOBE MİLLİ PARKI (BOTSWANA)Botswana'nın kuzeyindeki Chobe Milli Parkı, özellikle kalabalık fil sürüleriyle dikkat çekiyor.

Yaklaşık 11 bin 700 kilometrekarelik alanı kaplayan park, ülkenin en büyük doğal yaşam bölgelerinden biri.

Chobe'de fil ve bufaloların yanı sıra aslan, çeşitli antiloplar ve diğer yırtıcı türlerle karşılaşmak mümkün. 3.

MANA POOLS MİLLİ PARKI (ZİMBABVE)Zimbabve'nin kuzeyinde yer alan Mana Pools, Zambezi Nehri boyunca uzanan doğal yapısıyla diğer safari rotalarından ayrılıyor.

UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan park, özellikle kano safarileriyle dikkat çekiyor.

Burada aslan, leopar, fil, bufalo ve gergedanın yanı sıra nehir çevresinde timsah ve su aygırlarını görmek mümkün.4.

RUAHA MİLLİ PARKI (TANZANYA)Ruaha Milli Parkı, yaklaşık 10 bin 300 kilometrekarelik yüzölçümüyle safari tutkunlarına geniş bir keşif alanı sunuyor.

Parkta aslanların yanı sıra nesli tehdit altında bulunan Afrika yaban köpekleri ve farklı antilop türleri de yaşıyor.5.

OKAVANGO DELTASI (BOTSWANA)Botswana'nın en önemli doğal zenginliklerinden biri olan Okavango Deltası, suyla şekillenen benzersiz ekosistemiyle öne çıkıyor.

Bölge, çok sayıda memeli hayvanın yanı sıra yüzlerce kuş ve onlarca balık türüne ev sahipliği yapıyor.

Fil, zebra, bufalo, antilop ve Afrika yaban hayatının farklı üyelerinin görülebildiği delta, özellikle safari turizmi açısından Botswana'nın önde gelen bölgelerinden.6.

MIKUMI MİLLİ PARKI (TANZANYA)Tanzanya'nın Morogoro bölgesinde bulunan Mikumi Milli Parkı, 1964 yılında milli park statüsü kazandı.

Parkın içinden geçen yol, bölgeyi iki farklı doğal yapıya ayırıyor. 7.

KRUGER MİLLİ PARKI (GÜNEY AFRİKA)Kruger Milli Parkı, yaklaşık 19 bin 500 kilometrekarelik devasa alanıyla ziyaretçilerine geniş bir doğal yaşam sahası sunuyor.

Parkın koruma geçmişi 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanırken, 20. yüzyılın başlarında milli park statüsüne kavuştu.

Kruger'da Afrika'nın "Büyük Beşlisi" olarak adlandırılan hayvanların yanı sıra çok sayıda memeli ve sürüngen türü bulunuyor.8.

MAASAI MARA (KENYA)Aslan, leopar ve çitaların yanı sıra geniş zebra, antilop ve ceylan sürülerini burada görmek mümkün.

Bölgenin en büyük doğal gösterilerinden biri ise her yıl gerçekleşen büyük göç. 1961 yılında koruma alanı olarak oluşturulan Maasai Mara, yaklaşık bin 500 kilometrekarelik bir bölgeyi kapsıyor.9.

MALA MALA (GÜNEY AFRİKA)Yaklaşık 130 kilometrekarelik alanı diğer büyük parklara göre küçük olsa da bölgenin avantajı, özellikle aslan ve leopar gibi yırtıcıları daha yakından gözlemleme fırsatı sunabilmesi.

Mala Mala'da gündüz ve gece safarilerinin yanı sıra rehber eşliğinde yürüyüşler de düzenleniyor. 10.

KIDEPO VADİSİ MİLLİ PARKI (UGANDA)Uganda'nın en uzak safari noktalarından biri olan Kidepo Vadisi Milli Parkı, ulaşım açısından diğer bazı rotalara göre daha zahmetlidir.

Yaklaşık bin 441 kilometrekarelik alanı kaplayan parkta çok sayıda memeli ve kuş türü bulunuyor.

Afrika'da safari planlayanların yalnızca gidecekleri parkı değil, seyahat tarihini de doğru belirlemesi gerekiyor.

Kurak dönemlerde su kaynaklarının çevresindeki hayvan hareketliliği daha belirgin hale gelirken, yağışlı sezonlarda doğal yaşam alanı genişliyor ve hayvanları belirli noktalarda görmek zorlaşabiliyor.

İLGİLİ HABERLER