CHP'nin Rize mitingi başladı: Özgür Özel, Erdoğan'ın memleketinde konuşuyor

CHP, 108'inci "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingini AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın memleketi Rize'de düzenliyor. Mitingde, CHP lideri Özgür Özel konuşuyor.

CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile çok sayıda belediye başkanının tutuklanmasına karşı başlatılan "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingleri sürüyor.

Son bir buçuk yılda düzenlenen 108'inci miting bugün Rize'de gerçekleştiriliyor.

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın memleketi Rize'de, 15 Temmuz Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı'nda düzenlenen mitingde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den önce Muharrem İnce konuştu.

Ardından tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mektubu okundu.

İmamoğlu'nun Rizelilere gönderdiği mektup, CHP Rize İl Başkanı Saltuk Deniz tarafından okundu. İmamoğlu, mektubunda şu ifadelere yer verdi:

“Karadeniz’in yaylaları gibi özgür, hırçın dalgaları gibi korkusuz canım hemşerilerim… Çocukluğumun, gençliğimin topraklarına; emeğin, alın terinin, cesaretin ve mertliğin şehri Rize’ye selam olsun. Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, umudumuz gençler, canımın içi çocuklar… Sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Her birinize hasretle sarılıyorum. Örgütümüzün güçlü ve kararlı mücadelesini temsil eden il başkanım Saltuk Deniz’e ve şahsında tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum. Sevgili kardeşlerim; tutsak edildiğim ilk günden beri, “Hele bir mahkeme başlasın, asıl biz yargılayacağız onları” diyordum. İşte o günlerdeyiz. Silivri zindanında kurulmuş mahkemede, mertçe bir yarışla seçim kazanamayacağını görüp, kirli ve karanlık işlere tevessül edenleri biz yargılıyoruz, biz. Koltuğunu koruyabilmek için Türkiye’yi hukuk ve demokrasi rotasından çıkarmaya kalkışanların yalanlarını, iftiralarını tek tek yüzlerine vuruyoruz. Bizler gerçekleri anlattıkça, iddianamenin aslında tam bir ‘itirafname’ olduğunu daha net görüyor milletimiz. O iddianame, siyasi rakibinden ve millet iradesinden ölesiye korkmanın itirafnamesidir. O iftiraname, bize kara çalmaya çalışanların tam tersine; bizim ne kadar dürüst, nasıl millet yararına çalıştığımıza dair belgelere, raporlara dönüşmüştür. İftiraname çökmüştür, tarihin çöplüğünde hak ettiği yeri bulmuştur.”

“SİZLERLE KUCAKLAŞACAĞIM”

“Sevgili hemşehrilerim; Karadeniz’in evladı merttir, yiğittir. Haksızlık gördü mü susmaz, hileyi yapanı gördü mü aldanmaz. Biz, o dimdik dağları aşarız; biz, o hırçın dalgaları aşarız. İçinizi ferah tutun; Allah’ın izniyle biz her kumpası aşarız! Elbet günü gelecek, doğduğum topraklara, canım Karadeniz’ime kavuşacağım. Sizlerle kucaklaşacağım. O gün, her zaman olduğu gibi, karşınıza alnım ak, başım dik, o hep bildiğiniz, güvendiğiniz, sevdiğiniz hemşehriniz Ekrem olarak çıkacağım. Beni ve çalışma arkadaşlarımı suç örgütü gibi gösterip milleti kandırmaya, milli iradeyi baskı altına almaya çalışanlar ise kimsenin yüzüne bakamayacak. Bilin ki içimde intikam hissinin, düşmanca duyguların zerresi yok. Benim tek derdim; bu cennet vatanın, herkesin içinde huzurla, güvenle, mutlulukla yaşadığı bir kurumlar ve kurallar ülkesi olmasıdır. Benim tek derdim; bu ülkenin nimetlerinin de külfetlerinin de adaletle dağıtılmasıdır. Benim inancım tam. Milletçe el ele vereceğiz ve güçlü, müreffeh bir geleceği kurmayı başaracağız. Bu yeni hayatta herkes için, her yerde adalet ve hürriyet hakim olacak. Herkesin, onuruna ve yeteneklerine yaraşan, geliriyle insanca yaşayabildiği, rahatça ailesini geçindirebildiği bir işi olacak. Her vatandaş; eğitiminin, emeğinin, yatırımının karşılığını hakkıyla alacak. Kazanılan gelirde, ödenen vergide adalet hakim olacak.”

“BOŞ HAYALLERDEN SÖZ ETMİYORUM”

“Hep birlikte kuracağımız yeni hayatta devlet, tarlaların, çay ve fındık bahçelerinin, derelerin, ormanların, yaylaların satıcısı değil muhafızı olacak. Devlet, adalet üzerinde yükselecek ve güçlünün değil, haklının yanında duracak. Ülkemize bolluk ve bereket sosyal devletle, doğru ve temiz üretimle, adil bölüşümle gelecek. Ülkemize huzur ve kardeşlik milli iradenin önündeki tüm engellerin kaldırılmasıyla, hukukun üstünlüğüyle, tam demokrasiyle gelecek. Uzak bir gelecekten, temelsiz, boş hayallerden söz etmiyorum. İş ve ekmek, hak ve adalet mücadelesi verenler, hukuk ve demokrasiye inananlar bir araya gelirse, bu gücün, bu kudretin önünde kimse duramaz. Bir araya gelirsek, kendini ülkenin sahibi zanneden, vicdan ve merhamet yoksunu o bir avuç insana sandıkta hak ettikleri dersi veririz ve çok değil, 5 yılda Türkiye bolluğun bereketin, huzurun, kardeşliğin ülkesi olur. Benim inancım, kararlılığım, cesaretim tam. Biliyorum, çok sürmeyecek. Günü gelecek, milletçe her sabaha güvenle, huzurla, umutla uyanacağız. Hiç kimseyi geride bırakmadan, kimseyi dışlamadan yeni bir hayat kuracağız. Her şey çok güzel olacak."

İmamoğlu'nun mektubunun ardından Murat Karayalçın kalabalığı selamladı.

"TÜRKİYE BU MEYDANDA İKTİDAR DEĞİŞİMİNİ GÖRÜYOR"

Ardından Özgür Özel konuşmaya başladı. Özel'in konuşmasına "Siz bana bakarsanız Türkiye bu meydanda iktidar değişimini görüyor. Onları geride bırakıyoruz, hep birlikte ileri yürüyoruz. Yarınlara, iktidara bakıyoruz" sözleriyle başladı.

Özel'in konuşması "Hükümet istifa" sloganlarıyla kesildi. Özel ve mitinge katılanlar hep birlikte "Çayda sömürüye son" şeklinde slogan attı.

Özel, sözlerine şöyle devam etti:

"Çay üreticisi Cumhuriyet tarihinin en kötü günlerini yaşıyor. İktidarımızda üreticiyi koruyan çay kanununu çıkaracağız. Bu kanunda taban fiyat olacak.

İLGİLİ HABERLER