TÜM ÇAY-İŞ Sendikası’ndan dikkat çeken açıklama: İşçinin iradesi ipotek altına alınamaz

Genel merkezi Rize’de bulunan TÜM ÇAY-İŞ Sendikası, sendikal özgürlük, işçinin iradesi ve sendika aidatlarının kullanımına ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Genel Başkan Ahmet Saraloğlu imzasıyla yayımlanan açıklamada, “İşçinin sahibi yoktur; işçinin özgür iradesi vardır” ifadeleri öne çıktı.

Genel merkezi Rize’de bulunan TÜM ÇAY-İŞ Sendikası, sendikal demokrasinin temel unsurlarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı. Genel Başkan Ahmet Saraloğlu imzasıyla yapılan açıklamada, sendikacılığın temel görevinin işçinin alın terini, onurunu ve haklarını korumak olduğu vurgulandı.

Sendikaların işçiler üzerinde baskı kuran yapılar değil, emekçilerin yanında yer alan örgütler olması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, çalışanların istedikleri sendikaya üye olabilmelerinin ve diledikleri zaman sendikalarını değiştirebilmelerinin demokratik sendikacılığın vazgeçilmez şartlarından olduğu belirtildi.

“İşçinin sahibi yoktur, özgür iradesi vardır”

TÜM ÇAY-İŞ tarafından yapılan açıklamada, işçilerin sendikal tercihleri konusunda herhangi bir baskı altında bırakılmaması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, “İşçinin istediği sendikaya üye olabilmesi, istediği zaman sendikasını değiştirebilmesi ve hiçbir baskı altında kalmadan kendi iradesiyle karar verebilmesi, sendikal demokrasinin vazgeçilmez şartıdır” denildi.

Siyasi ve ekonomik gücün sendikal tercihler üzerinde baskı oluşturmak amacıyla kullanılmasına da karşı çıkılan açıklamada, “İşçinin iradesi ipotek altına alınamaz. Hiçbir sendika kendisini işçinin sahibi olarak göremez. İşçinin sahibi yoktur; işçinin özgür iradesi vardır” ifadeleri kullanıldı.

“Sendikanın gücü siyasi bağlantılarla ölçülmez”

Bir sendikanın gücünün siyasi bağlantılar veya işveren üzerindeki etkisiyle değil, işçilerin gönüllü desteği ve üyelerine sunduğu hizmetle değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.

İşçilerin farklı bir sendikayı tercih etmelerinin engellenmesi, korku ve baskı ortamı oluşturulması ya da siyasi ve ekonomik güçlerin sendikal tercihler üzerinde etkili olacak şekilde kullanılmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.

Aidatlara dikkat çekildi

Açıklamanın dikkat çeken başlıklarından biri de sendika aidatları oldu.

Sendika aidatlarının işçilerin alın terinden oluştuğuna vurgu yapan TÜM ÇAY-İŞ, aidatların kullanımının sendikacılığın önemli sınavlarından biri olduğunu belirtti.

Açıklamada, “Aidat, işçinin alın teridir. Alın teri üzerinden saltanat kurulamaz” denildi.

Sendika yöneticiliğinin yüksek gelir, makam ve konfor elde etme aracına dönüşmemesi gerektiği ifade edilirken, yöneticilerin temsil ettikleri işçilerden kopuk bir yaşam sürmemesi gerektiği savunuldu.

Tüzükteki üç düzenleme gündeme getirildi

TÜM ÇAY-İŞ, açıklamasında kendi tüzüğünde yer alan bazı düzenlemelere de dikkat çekti.

Sendikanın tüzüğündeki 50/A maddesine atıfta bulunularak aidatın net ücret üzerinden yarım yevmiye olarak belirlenmesinin öngörüldüğü belirtildi. Bu düzenlemenin işçi üzerindeki aidat yükünü azaltmayı amaçladığı ifade edildi.

Ayrıca sendika yöneticilerinin gelirlerine yönelik olarak en fazla dört asgari ücret tutarında maaş sınırı öngörüldüğü aktarıldı.

Sendikal yönetimlerde uzun süreli görevlerin önüne geçilmesi amacıyla ise yöneticilerin en fazla iki dönem üst üste görev yapabilmesine yönelik düzenlemenin tüzükte yer aldığı belirtildi.

TÜM ÇAY-İŞ, söz konusu düzenlemelerin sendikal makamların kişilere ait olmadığı anlayışının bir yansıması olduğunu ifade etti.

“Sendika yöneticisi işçinin efendisi değil, yol arkadaşıdır”

Sendikacılık anlayışının da ortaya konulduğu açıklamada, sendika yöneticilerinin işçilerin üzerinde bir makam sahibi değil, onların hak mücadelesinde yol arkadaşı olması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada; işçinin özgür iradesinin korunması, seçme ve seçilme hakkına saygı gösterilmesi, işveren karşısında işçinin yalnız bırakılmaması ve sendika aidatlarının doğrudan işçinin hizmetine sunulması gerektiği ifade edildi.

Ayrıca sendikal makamların kişisel ikbal aracı haline getirilmemesi, yönetimlerde demokratik değişimin teşvik edilmesi ve yöneticilerin temsil ettikleri işçilere karşı hesap verebilir olması gerektiği belirtildi.

Emekçilere çağrı

TÜM ÇAY-İŞ Genel Başkanı Ahmet Saraloğlu imzasıyla yayımlanan açıklamanın sonunda emekçilere ve kamuoyuna da çağrıda bulunuldu.

İşçilerin sendika seçme özgürlüğüne müdahale edilmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, siyasi gücün sendikal baskı aracına dönüştürülmemesi istendi.

TÜM ÇAY-İŞ, sendikacılığın gerçek ölçüsünün baskıyla yanında tutulan işçi sayısı değil, özgür iradesiyle sendikayı tercih eden işçi sayısı olduğunu savundu.

Açıklama, “İşçinin iradesi özgürse sendika güçlüdür. İşçinin iradesi baskı altındaysa orada sendikacılık değil, tahakküm vardır” mesajıyla sona erdi.

Saraloğlu, sendikanın tarafının net olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Makamlardan değil, emekten yanayız. Ayrıcalıktan değil, adaletten yanayız. Konfordan değil, mücadeleden yanayız. Baskıdan değil, özgür iradeden yanayız. Ve her şeyden önce işçinin özgür iradesinden yanayız.”

İLGİLİ HABERLER